Beş Şehir (2009)


Hayat kadar gerçek hikayelerden oluşan, karşımıza her çıkan karakterde dünyanın malzemesi bulunan bu senaryo Altın Portakal'ca ödüllendirilmişti bile. Polis Aydın, Hasta Çocuk Osman, Şevket ve Kedi, Tevfik Öğretmen, Dilek... Bu beş karakterin ultra dramatik hikayelerine tanık oluyoruz, sonra hikayeler bir yerlerde birleşiyor ve tek, kocaman, afili bir drama dönüşüyor. Yalnızlık, heves, aşk, şehvet ve umutsuzluk. Ve hepsinin etkileşimde olduğu diğer duygular.. Bombardıman diye bu derim.

Hepsini anlatmam, izlemeniz lazım ama Şevket Öğretmen'in şu acıklı hikayesine bir bakın hele.. Sabah genç karısının suratsız halini görüyor, "Uyuyamadım, yine sabaha kadar inledi durdu, ölse de kurtulsa/k" diyor kadın hasta komşusu için. "Öyle deme" diyor Şevket Öğretmen. Hasta kadının kocası da benzer düşüncelerle gelmiş zamanında komşusu Şevket Öğretmen'e. "Zaten ölecek, acı çekiyor zavallı hasta karım. Karım olduğu için ben yapamam tabii ama merhametli bir el yardım etse de, onu da biz çevresindekileri de rahatlatsa" demiş olacak. Şevket öğretmen o sabah kararını veriyor, okula gitmeden önce komşusuna uğruyor, basıyor yastığı suratına, hasta soluğunu kesiyor. E rahatlıyor biraz, artık genç karısının yüzü biraz güler umuyor; komşusu ölü kadının kocası da rahat eder artık. Ama bir süre sonra adam, "Ben dayanamıyorum, içim rahat değil" diyor. Şevket Öğretmen'i zor duruma düşürüp "Sizi polise ihbar etmem lazım" diyor. "İyi de planı beraber yaptık" diyor Öğretmen, "Yapmasaydınız" diyor komşu ve ekliyor "Ya da şöyle yapabiliriz, siz benim karımı aldınız, ben de sizin karınızı aliyim, ödeşelim." Bitmedi, devamı var, "Hem bana nasıl baktığını görmüyor musunuz?!"


Filmin öne çıkan karakterlerinde biri de Polis Aydın. Tansu Biçer canlandırdığı bu karakterle ödüle doymadı zamanında. Altın Portakal, Altın Koza, Sadri Alışık, IF Festival falan, ne varsa alıp götürdü.. Hakketti tabii ki, çok güzel performans, zaten çok yetenekli de ama bana biraz itici geliyor niyeyse.. Bu arada vikipedia'mız kapalı olduğu için kişilerin kendi sitelerini ziyaret etmeye başladım, -zorbalık istemeden iyi şeylere vesile oldu yani- güzel bir tasarımı varmış, beğendim: www.tansubicer.com

İlk blog yazdığım zamanlar, kimin ne filmini yazdıysam sosyal medya marifetiyle -belki paylaşırlar diye- gönderiyordum. Onur Ünlü'nün sosyal tek bağı bu galiba diye düşündüğüm, yapım aşamasında gözüken bir siteye mail atmıştım. "Kardeşim, ben o değilim, ama bence zaten ona bu linki atma, sevmemişsin adamın filmini işte, ne gerek var" diye cevap gelmişti. Haklıydı belki. Onur Ünlü de sonradan şair kimliğinde kullandığı ismiyle şu siteyi aktif etmiş: ahmuhsinunlu.com

Filmin oyuncu kadrosu şu şekil: Tansu Biçer, Beste Bereket, Ahmet Rıfat Şungar -Ahmet'i kullanıyor-, Bülent Emin Yarar, Şebnem Sönmez, Gözlüklü Çocuk, İpek Erdem ve Aşkın Şenol..

Filmde Onur Ünlü kendi filmi Polis (2007)'e halkın tepkisi dediği şeye de yer vermiş mesela, çok sevmediğim bir hareket.. Başka işlerinde de yapıyo bunu ara sıra, şimdi aklıma gelmedi örneği ama yapıyo, kendi seviyo demek ki..

28.05.2017