The Greatest Showman (2017)


Geçtiğimiz dönem Golden Globe'ta En İyi Komedi veya Müzikal Film kategorisinde aday gösterilen ayrıca This is Me ile En İyi Şarkı heykelciğine kavuşan film, birkaç ay sonra da Oscar'a aynı şarkıyla aday oldu. Müzikal türdeki bu film aynı zamanda biyografik olarak sınıflandırılmış. P. T. Barnum'un internete yazınca ilk sırada çıkan Wikipedia sayfasındaki hayat hikayesiyle hiç alakası olmadığı ilk gözüme çarpan şey oldu. Amerikalı Mr. Barnum'un hikayesinin seyirci çekebilmek adına birazcık değiştirilmiş olduğunu yadırgamıyoruz zira kendisi de zamanında öyle para kazanmış; Barnum'un -filmde anlatılan- hikayesi, eğlenceli ve şatafatlı sahne şovunun arkasında bir sahtekarlık krallığı kurduğu yönünde.. Film, Barnum'un şu sözüyle noktalanıyor: "En asil sanat başkalarını mutlu etmektir."


Küçük Barnum, terzi çırağıyken ustasıyla beraber geldiği bir malikanede, evin güzel kızı Charity'yi görüyor ve büyüyünce onunla evleneceğini biliyor. Yıllar geçiyor, basit bir masa başı çalışan olarak Charity'yle evleniyor. Kız onu olduğu gibi sevip, onun her halinden memnun olup, iki küçük kızlarıyla beraber çok mutlu olabileceklerine inanıyor. Ama fakirlikten biraz rahatsız Barnum'un aklına, güzel eşine ve kızlarına layık oldukları yaşamı sunmak için bir fikir geliyor. Balmumundan hayvan heykelleri olan bir müze.. Fakat müze beklenen ilgiyi görmüyor. Hemen kızlardan birinin verdiği bir fikirle, canlılarını sergilemek istiyor; ama hayvan değil, insan.. Tuhaf insanlar müzesi.. Bir cüce, sakallı bir kadın, dünyanın en şişko adamı, vücudunun her yeri dövme olan biri, trapezci kardeşler.. Dans edip şarkı söylüyorlar.. (Sirkte normalde ne yapılır bilmiyorum ama film müzikal diye böyle görüyoruz.) Normalde ucube olarak görülen bu tipler... Yine ucube olarak görülüyor.. Ama bir farkla, artık insan içine çıkmaktan gocunmuyorlar, kendilerini kabul ediyorlar, acayipliklerini kabul ediyorlar ve This is Me...

"La La Land (2016)'le Oscar ödülü kazanan söz yazarlarından..." diye sunuluyor film.. O söz yazarlarının adını analım o zaman: Benj Pasek ve Justin Paul..


Sahne şovunun sert eleştiriler almasını, sanattan sayılmayıp hor görülmesini avantaja çeviren Barnum, Recep İvedik misali, iğrençlik eğlencesi yapıyor denilerek meşhur oluyor. Sonra işleri büyütmek için kafayı çalıştırıp çeşitli ilavelerle şovu başka boyutlara getiriyor. Ekibe gerçek sanatçılar ekleniyor. Ve iş öyle bir hal alıyor ki çok sevdiği, beraber çok eğlendikleri karısı ve kızından uzaklaşıyor..

Filmde anlatılan bu.. Ama okuduğum yaşam özetinde, "Barnum bir sirkte biletçi olarak çalışırken sirke ortak olmuştu, bir iş adamıydı. Bir dönem sirkin sunuculuğunu yapmış, iş büyüyünce patronluk, sonra da politikacılık yapmıştı." Bu arada 1871'de kurulan Barnum & Bailey Circus'un şimdiki adı Ringling Bros. and Barnum & Bailey Circus olmuş, halen aktif ve çalışan bir işmiş..


Filmde, günümüz sirkleri için çıkan 'hayvanlara eziyet ediliyor' polemiğine hiç girilmeyip, fiziksel farkı olan insanlara ve onların toplumda gördükleri tepkilere odaklanılmış. Hayvanlar da gösteriliyor arada ama o kadarcık yani..

Aslında efektçi olan Michael Gracey'in ilk yönetmenliği olduğunu bilmeden izledim, bazı sahnelerde çok amatör duran şeyler görüp sinir yaptım ama madem ilk işi, göz yumulabilir.. Gelecek vaadeden bir iş, puanım 6/10.. Müzikal yapmak kolay değil, herkes bilir.. Yapınca da güzel yapmak çok önemli, amatörlüğü gizleyebilecek bir tür değil müzikal.. Başrollerinde Hugh Jackman, Michelle Williams ve Zack Efron'un olduğu filmde, Zendaya, Rebecca Ferguson ve Keala Settle da yer alıyor..

6 Mayıs 2018