Syrup (2013)


Hani bi yerlerde görür de "Neymiş bu?" derseniz diye yazıyorum.. Bi şey değil..
Reklam piyasasındaki - artık nenelerin torunlara bahsedecekleri kıvama gelen, bilinçaltına oynuyorlar, aldatıyorlar beyinleri, diye özetlenebilecek taktikler var ya.. Yok efendim kadının göğüs hizasında duran ürünler, yok efendim fondaki bulutla 'sex' yazmalar falan..


Bizim iki eleman var, reklam piyasasındalar.. Ama temelden başlıyolar.. Kendi çaplarında önce birbirlerinin reklamını yaparak falan.. Sonra bizim esas oğlan bi içecek şirketine sağlam bi markayla enerji içeceği sattırabileceğini hesaplıyor.. Pazarlama müdürü efsane hatunla iletişime geçiyo bi şekil..
Markayı şirkete satmayı başarıyo ama ismin telifi için kankisinden kazık yiyo.. O gidip alıyo telifi, şirketten parayı o alıyo falan.. Sonra o efsane hatuna aşık olmalar.. Kankiden intikam alma çabaları.. Ama tabii hep profesyonel çerçevede işleniyo konular.. Başka şirketler, rakip markalar, pazarlama sistemi..


Film bitince beğenmiyorsunuz ama izlerken gayet memnundunuz halinizden.. Öyle bi film.. Zaman kaybı değil, boş zamanlarda izlenecek türden..

Avustralyalı yazar Max Barry, romanını yönetmen Aram Rappaport'la beraber kendisi uyarlamış. Kadroda -izleme sebebim- Amber Heard ve nereden tanıdığımı nerede izlediğimi tam kestiremediğim tipsiz Shiloh Fernandez var.. Kazık atan arkadaş ise Twilight serisindeki Emmett, Kellan Lutz..


Ben filme 5 verdim 10 üzerinden.. Amber'i daha güzel kullansaymış 7'yi falan zorlarmış film.. imdb puanı da 5,7 zaten.. Saygılar..

23.10.2014