The Greatest Showman (2017)


Geçtiğimiz dönem Golden Globe'ta En İyi Komedi veya Müzikal Film kategorisinde aday gösterilen ayrıca This is Me ile En İyi Şarkı heykelciğine kavuşan film, birkaç ay sonra da Oscar'a aynı şarkıyla aday oldu. Müzikal türdeki bu film aynı zamanda biyografik olarak sınıflandırılmış. P. T. Barnum'un internete yazınca ilk sırada çıkan Wikipedia sayfasındaki hayat hikayesiyle hiç alakası olmadığı ilk gözüme çarpan şey oldu. Amerikalı Mr. Barnum'un hikayesinin seyirci çekebilmek adına birazcık değiştirilmiş olduğunu yadırgamıyoruz zira kendisi de zamanında öyle para kazanmış; Barnum'un -filmde anlatılan- hikayesi, eğlenceli ve şatafatlı sahne şovunun arkasında bir sahtekarlık krallığı kurduğu yönünde.. Film, Barnum'un şu sözüyle noktalanıyor: "En asil sanat başkalarını mutlu etmektir."


Küçük Barnum, terzi çırağıyken ustasıyla beraber geldiği bir malikanede, evin güzel kızı Charity'yi görüyor ve büyüyünce onunla evleneceğini biliyor. Yıllar geçiyor, basit bir masa başı çalışan olarak Charity'yle evleniyor. Kız onu olduğu gibi sevip, onun her halinden memnun olup, iki küçük kızlarıyla beraber çok mutlu olabileceklerine inanıyor. Ama fakirlikten biraz rahatsız Barnum'un aklına, güzel eşine ve kızlarına layık oldukları yaşamı sunmak için bir fikir geliyor. Balmumundan hayvan heykelleri olan bir müze.. Fakat müze beklenen ilgiyi görmüyor. Hemen kızlardan birinin verdiği bir fikirle, canlılarını sergilemek istiyor; ama hayvan değil, insan.. Tuhaf insanlar müzesi.. Bir cüce, sakallı bir kadın, dünyanın en şişko adamı, vücudunun her yeri dövme olan biri, trapezci kardeşler.. Dans edip şarkı söylüyorlar.. (Sirkte normalde ne yapılır bilmiyorum ama film müzikal diye böyle görüyoruz.) Normalde ucube olarak görülen bu tipler... Yine ucube olarak görülüyor.. Ama bir farkla, artık insan içine çıkmaktan gocunmuyorlar, kendilerini kabul ediyorlar, acayipliklerini kabul ediyorlar ve This is Me...

"La La Land (2016)'le Oscar ödülü kazanan söz yazarlarından..." diye sunuluyor film.. O söz yazarlarının adını analım o zaman: Benj Pasek ve Justin Paul..


Sahne şovunun sert eleştiriler almasını, sanattan sayılmayıp hor görülmesini avantaja çeviren Barnum, Recep İvedik misali, iğrençlik eğlencesi yapıyor denilerek meşhur oluyor. Sonra işleri büyütmek için kafayı çalıştırıp çeşitli ilavelerle şovu başka boyutlara getiriyor. Ekibe gerçek sanatçılar ekleniyor. Ve iş öyle bir hal alıyor ki çok sevdiği, beraber çok eğlendikleri karısı ve kızından uzaklaşıyor..

Filmde anlatılan bu.. Ama okuduğum yaşam özetinde, "Barnum bir sirkte biletçi olarak çalışırken sirke ortak olmuştu, bir iş adamıydı. Bir dönem sirkin sunuculuğunu yapmış, iş büyüyünce patronluk, sonra da politikacılık yapmıştı." Bu arada 1871'de kurulan Barnum & Bailey Circus'un şimdiki adı Ringling Bros. and Barnum & Bailey Circus olmuş, halen aktif ve çalışan bir işmiş..


Filmde, günümüz sirkleri için çıkan 'hayvanlara eziyet ediliyor' polemiğine hiç girilmeyip, fiziksel farkı olan insanlara ve onların toplumda gördükleri tepkilere odaklanılmış. Hayvanlar da gösteriliyor arada ama o kadarcık yani..

Aslında efektçi olan Michael Gracey'in ilk yönetmenliği olduğunu bilmeden izledim, bazı sahnelerde çok amatör duran şeyler görüp sinir yaptım ama madem ilk işi, göz yumulabilir.. Gelecek vaadeden bir iş, puanım 6/10.. Müzikal yapmak kolay değil, herkes bilir.. Yapınca da güzel yapmak çok önemli, amatörlüğü gizleyebilecek bir tür değil müzikal.. Başrollerinde Hugh Jackman, Michelle Williams ve Zack Efron'un olduğu filmde, Zendaya, Rebecca Ferguson ve Keala Settle da yer alıyor..

6 Mayıs 2018
Oku..

Una Mujer Fantastica (2017)


Oscar'ı alır almaz açtım izledim hemen, çok fenayım hee.. Epeydir duruyordu kenarda, yeni izledim.
Film, -Şili'nin Oscar'a aday gösterilen ikinci filmi- unvanıyla anıldı dün 90'ıncısı düzenlenen Akademi Ödül Töreninde.. Hemen ilkini hatırladım, yakınlarda izlemiştim çünkü, başrolünde Geal Garcia Bernal olan No (2012).. Dün törende, aday olduğu iki dalda da Oscar'ı kazanan animasyon Coco (2017) için salonda bulunan Bernal ile Fantastik Kadın'ın yönetmeni Sebastian Lelio'nun muhabbetleri de gözden kaçmadı.


Biri azınlık mı dedi, azınlıkların en azı trans bireylerdir belki de. Başrolümüz Marina, trans başına hayatta dimdik durmaya çalışan bir Şilili. Her insanın olabileceği gibi, onun da bir aşkı var, Orlando'su. Orlando, hetero olmadığını eşine yıllar sonra itiraf edip evden ayrıldığında kocaman bir oğlu vardır artık. Ama yapacak bir şey yoktur. Şarkıcı Marina ve tekstilci iş adamı Orlando, birlikte yaşayan, keyifleri gayet yerinde bir çifttir. N'olursa, Orlando'nun bir gece rahatsızlanıp, götürüldüğü hastanede hayatını kaybetmesiyle olur. "Ee, siz eşi misiniz?", "Ee, kadın olan eş misiniz?", "Kimliğiniz mavi ama?!" ve dahi "Aç bakıcam!!" ayarında ayıp ayıp şeyler. Orlando'nun ailesi, doktor, polis, hepsi aynı..

Daniela Vega'nın başrolde olduğu filmde, Orlando'yu Francisco Reyes; Orlando'nun abisini Luis Gnecco oynuyor. Gnecco'yu No (2012)'da da izlemiştik. Daniela Vega normalde de trans olan bir birey. Oscar Töreninde de bir müzik performansının sunumunu yaptı. O kadar biliyoruz biz de. Ben filmi beğendim ama sanki böyle Oscar alacak kadar da olmamalı ya. Diğer adayları izlemedim ama bundan daha iyi film çıkmadı mı yani koskoca Dünya Sinemasından. Yoksa sırf azınlıkçı hikaye diye mi torpil geçildi yani, emin değilim.

5 mart 2018
Oku..

Sıralı Tam Liste: Oscar 2018


Evet, yeniden Los Angeles'tayız!

Geçen seneki törenin sunuculuğunu da yapan Jimmy Kimmel'ın, yeni teklifi aldığında attığı tweet çok tatlıydı: "Akademi'ye töreni tekrar sunmamı teklif ettikleri için teşekkür ediyorum. (Doğru zarfı açtığımı varsayıyorum!)" Evet, doğru zarfı açmış demek ki, kendi adı yazan zarf doğruymuş, bu sene de sundu! Dedi ki: "En kısa teşekkür konuşması yapana jet-ski hediye edicem!" Çünkü, "Çok iyisiniz!" deyip inenlerden başka, ellerinde kağıtla çıkan, onlarca isim sayanlar da var. Onlar 'elalem ne der'ciler!

Adaylar açıklandığında yayınladığım kehanetlerim'i hatırlayan var mı? Hani, 6. kez yaptığım, artık gelenekselleşen kehanetlerim. Filmlerin sadece bir kısmını beraber izleyebildiğimiz ama yine de Oscar Bilmece oyunu oynamakta mani görmediğimiz sevgili ⚜️fleur_delis'imle ben 🎯tamerol'un tahminleri de yer almakta. Benimkiler aynı zamanda öngörülmüş gerçeklikti, kehanetti. Kazanan çoktan belliydi yani.. Ama bakalım öyle miymiş?!

Oyunumuzla ilgilenmeyenler sadece üst satıra bakarak ödül sahiplerini görebilir.

İşte Sıralı Tam Liste ve oyun sonuçlarımız!


En İyi Film
🏆 The Shape of Water (2017)
⚜️ Phantom Thread (2017)
🎯 Three Billboards Outside Ebbing, Missouri (2017)

En İyi Kadın Oyuncu Performansı
🏆 Frances McDormand - Three Billboards Outside Ebbing, Missouri (2017)
⚜️ Frances McDormand - Three Billboards Outside Ebbing, Missouri (2017)
🎯 Frances McDormand - Three Billboards Outside Ebbing, Missouri (2017)

En İyi Erkek Oyuncu Performansı
🏆 Gary Oldman - Darkest Hour (2017)
⚜️ Daniel Day-Lewis - Phantom Thread (2017)
🎯 Daniel Day-Lewis - Phantom Thread (2017)

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Performansı
🏆 Allison Janney - I, Tonya (2017)
⚜️ Lesley Manville - Phantom Thread (2017)
🎯 Mary J. Blige - Mudbound (2017)

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Performansı
🏆 Sam Rockwell - Three Billboards Outside Ebbing, Missouri (2017)
⚜️ Sam Rockwell - Three Billboards Outside Ebbing, Missouri (2017)
🎯 Sam Rockwell - Three Billboards Outside Ebbing, Missouri (2017)


En Başarılı Yönetim
🏆 Guillermo del Toro - The Shape of Water (2017)
⚜️ Jordan Peele - Get Out (2017)
🎯 Christopher Nolan - Dunkirk (2017)

En İyi Özgün Senaryo
🏆 Jordan Peele - Get Out (2017)
⚜️ Martin McDonagh - Three Billboards Outside Ebbing, Missouri (2017)
🎯 Martin McDonagh - Three Billboards Outside Ebbing, Missouri (2017)

En İyi Uyarlama Senaryo
🏆 James Ivory - Call Me by Your Name (2017)
⚜️ Scott Neustadter, Michael H. Weber - The Disaster Artist (2017)
🎯 James Ivory - Call Me by Your Name (2017)



En Başarılı Sinematografi
🏆 Blade Runner 2049 (2017)
⚜️ Darkest Hour (2017)
🎯 Dunkirk (2017)

En Başarılı Görüntü Kurgusu
🏆 Dunkirk (2017)
⚜️ The Shape of Water (2017)
🎯 Baby Driver (2017)

En Başarılı Görsel Efekt
🏆 Blade Runner 2049 (2017)
⚜️ Star Wars: Episode VIII The Last Jedi (2017)
🎯 Blade Runner 2049 (2017)

En Başarılı Prodüksiyon Tasarımı
🏆 The Shape of Water (2017)
⚜️ The Shape of Water (2017)
🎯 Darkest Hour (2017)

En Başarılı Kostüm Tasarımı
🏆 Phantom Thread (2017)
⚜️ Phantom Thread (2017)
🎯 Victoria & Abdul (2017)

En Başarılı Saç & Makyaj Tasarımı
🏆 Darkest Hour (2017)
⚜️ Darkest Hour (2017)
🎯 Darkest Hour (2017)


En Başarılı Ses Kurgusu
🏆 Dunkirk (2017)
⚜️ Dunkirk (2017)
🎯 Dunkirk (2017)

En Başarılı Ses Miksajı
🏆 Dunkirk (2017)
⚜️ The Shape of Water (2017)
🎯 Dunkirk (2017)

En Başarılı Film Müzikleri (Partisyon)
🏆 The Shape of Water (2017)
⚜️ Star Wars: Episode VIII The Last Jedi (2017)
🎯 Phantom Thread (2017)

En Başarılı Film Müzikleri (Şarkı)
🏆 Remember Me - Coco (2017)
⚜️ Remember Me - Coco (2017)
🎯 This is Me - The Greatest Showman (2017)


En İyi Animasyon Film
🏆 Coco (2017)
⚜️ Coco (2017)
🎯 Coco (2017)

En İyi Yabancı Dilde Film
🏆 Una Mujer Fantastica (2017)
⚜️ Una Mujer Fantastica (2017)
🎯 Una Mujer Fantastica (2017)

En İyi Belgesel Film
🏆 Icarus (2017)
⚜️ Abacus: Small Enough to Jail (2016)
🎯 Abacus: Small Enough to Jail (2016)

En İyi Kısa Film
🏆 The Silent Child [2017]
⚜️ The Silent Child [2017]
🎯 The Silent Child [2017]

En İyi Kısa Animasyon Film
🏆 Dear Basketball [2017]
⚜️ Negative Space [2017]
🎯 Negative Space [2017]

En İyi Kısa Belgesel Film
🏆 Heaven is A Traffic Jam on the 405 [2016]
⚜️ Edith+Eddie [2017]
🎯 Edith+Eddie [2017]

Oscar kazananları gördünüz zaten de, hesaplamaya üşenenler için ⚜️ vs 🎯 skoru şöyle: 10-10.. Berabere kalmamız çok romantik değil mi?!

5 mart 2018




Yeni yazıları anında takip edebileceğiniz facebook sayfasını beğenmek için tıklayın!..


Oku..

Loving Vincent (2017)


Vincent van Gogh'un ölümünden bir sene sonrada geçiyor hikaye. Kardeşi Theo'ya yazdığı bir mektup teslim edilemeyip geri gelmiş. Ancak Vincent da o arada intihar ettiği için, mektup öyle sahipsiz kalmış. Daha önce kulağını kesip bir fahişeye vererek adını deliye çıkaran Vincent, kendini karnından vurmuş ve yaralı halde yaşadığı pansiyona dönmüş, bir süre sonra burada, yatağında ölmüş, yitmiş.


Kardeşine sık sık mektup yazan Vincent'ı tanıyan postacı Joseph Dayı, mektubun zayi olmasını istemiyor, oğluna neredeyse yalvararak, Theo'yu bulup mektubu vermesini söylüyor. Armand'ın yolculuğu böyle başlıyor. "Delinin birinin mektubundan bize ne, neden uğraşıyoruz ki?" dese de babasını kırmıyor. Theo'yu bulmak için çıktığı yolculukta Vincent'ın hayatına dokunmuş pek çok kişiyle tanışıp, Vincent'ı farklı bakış açılarından tanıma imkanı buluyor. Ve bize de aşırı derecede keyifli bir hikaye sunuyor. Bir de böylesi bir teknikle birleşince..

Dorota Kobiela ve Hugh Welchman'ın yönetmenliğindeki animasyon filmde pek çok ressam, sayfalarca çizim yapıp, boyayarak oluşturmuşlar filmi. Önce oyuncularla filme alınan hikayenin kareleri, plan plan van Gogh tarzında resmedilerek birbiri ardına konup hareketlendirilmiş. İzlemesi inanılmaz keyifli bu görsel fantezinin sonunda, muhteşem bir albüm yer alıyor. Albümde görüyoruz ki, filmde izlediğimiz karakterlerin hepsi, 8 senede 800+ eser üreten Vincent'ın daha önce resmettiği kişiler. Yani filmdeki postacının gerçekten van Gogh tarafından yapılmış portresi var, arkadaşı Dr. Gachet'nin de mesela. Çok meşhur tablolar hatta ama filmi izlerken fark etmedim onlar olduğunu.


Doğa manzaralarını tuvallerine taşımayı sevdiği kadar insanları da -özellikle çevresindeki insanları- da ölümsüzleştirmiş dahi Hollandalı. Kadroda yer alan isimler: Douglas Booth, Helen McCrory, Eleanor Tomlinson, Jerome Flynn ve Saoirse Ronan.. Akademi Ödüllerinde En İyi Animasyon Film adaylığı bulunmakta, bana kalsa.. keşke bu alsa.. Tören 4 Mart'ta.. 8/10

27 şubat 2018
Oku..

Phantom Thread (2017)


Her işini iyi yapan adam böyle değildir ama böyle adamlar genelde işlerini iyi yaparlar. "Nasıl adamlar" dediğinizi duyar gibiyim; bahsettiğim adamlar mükemmelliyetçi, disiplinli hatta zor insanlar olarak sıfatlanır, hadi yabancı yok burada, gıcık, kıl, uyuz da denir çoğu zaman.

50'lerde Londra'da geçiyor hikaye.. Memleketin meşhur elbise tasarımcısı Reynolds Woodcock, orta yaş üstü yakışıklı bir adam, evlenmemiş, ablasıyla beraber aile mesleği olan terzilik işini büyütmüş, bir çok ünlü ve zengin ismi hatta prensesi giydirmiş. Woodcock markasını zirveye taşımış. Bir gün bir restoranda garsonluk yapan Alma ile tanışır. Alma, Reynolds'un gıcıklıklarıyla çok geçmeden tanışır ama belli ki hoşuna gider bu tavırlar. Evet anlaşmak zordur bu adamla ama keyifli olan zoru başarmaktır. Mıdır?! Emin miyiz?!

Çok güzel hikaye, aman da nasıl efsane falan diyemem ama güzel, teknik olarak başarılı, seyir zevki kuvvetli bir film. Reynolds Woodcock rolüyle efsaneleşen bir Daniel Day-Lewis var orta yerde. Hani zaten beğenilmeyen performansı yok, çok iyi oyuncu ama bu havasını daha bi sevdim. Herkeste vardır o, yaparken fark edersiniz gıcıklık yaptığınızı ama onu yapmanız gerekiyordur, durdurmazsınız kendinizi. Bu, numara yaparsınız anlamında değil, olması gereken odur, normali odur diye yaparsınız. Yani Reynolds Woodcock, zor adam olduğunu bilir, çünkü böyle olmak lazım gelir ona.. Alma ise bunları bir zaman oyun olarak değerlendirir, patronluk taslıyor gibi yorumlar. Alma'yı Lüksemburglu Vicky Krieps oynuyor. Abla Cyril rolünde de Lesley Manville var.


Hikaye ilginç bir tepkiyle finalleniyor. Çoğu kimsenin beğenmeyeceği, anlamsız bulacağı bir tepki belki. Ama ben sevdim. Yazan yöneten Paul Thomas Anderson, ilginç bir sinemacıdır, Daniel Day-Lewis'le daha önce There Will Be Blood (2007)'ı yapmıştı. Lewis o filmle 2. Oscar'ını kazanmıştı. Phantom Thread (2017) ile de 4. Oscar'ını almaya çok yakın şimdi. Lesley Manville ise ilk defa Oscar'a aday gösterildi bu sene. Bu iki performans kategorisinden başka dört adaylığı daha var filmin: En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Kostüm Tasarımı ve En İyi Müzikleri.. Rakiplerini görmek ve kehanetlerimden haberdar olmak için buraya bakabilirsiniz.

Filmin müziklerini Jonny Greenwood yapmış, zaten bütün filmlerinin müziklerini ona yaptırıyor Anderson. Ama bu seferki başka olmuş, çok başarılı. İlk kez Oscar'a aday gösteriliyor Greenwood, bence tamamdır, olması gereken budur, heykelciği de alır bak yazıyorum buraya. Bi Greenwood, bi Day-Lewis; filmin yıldızları..

11 şubat 2018
Oku..

Darkest Hour (2017)


Bu sene bi acayip oldu, aynı mevzu birkaç koldan işlendi. Önce Avustralyalı yönetmen Teplitzky'den Nisan ayında Churchill (2017) yayınlandı, sonra Temmuzda İngiliz Nolan'ın Dunkirk (2017)'ü gösterildi. Son olarak da bu, Darkest Hour (2017), Eylülde ilk gösterimini yaptı, yönetmeni yine İngiliz, Joe Wright.. Anlatılan da İngiliz tarihi.. Dunkirk Limanı Efsanesi ve Çılgın Churchill..

Tuzlu Limonlu Sodaya Churhill deniyor; bunun Winston Churhill'in çok alkol tüketmesiyle bir alakası var mı diye düşünüyordum film başladığında. İngiliz Prensi, çok da heveslisi olmayarak, biraz mecburiyetten -yani alternatif olmadığından-, Winston'ı yanına çağırır ve İngiltere Başbakanı ilan eder.. Hitler almış yürümüş, birçok ülke Alman olmuş, Fransa da teslim olma noktasına gelmiştir, sene 1940.. Churchill göreve gelir gelmez, Fransa'ya destek gönderir. Fakat işler umduğu gibi gitmez, binlerce İngiliz askeri Dunkirk Limanında sıkışır kalır, üstelik üstlerinde savaş uçakları cirit atarken.

Daha önce, 1916'da, Çanakkale'de, Gelibolu'da bozguna uğrayan Churchill'in askerleri bu kez de Dunkirk'te denize döküleceklerdir. Ramak kalmıştır. Winston'ın karar vermesi gerekiyordur. Zorba Nazi anlaşmasını imzalamayı kabul edip, Hitler'in köpeği mi olunacaktır; yoksa Dunkirk'tekiler başta olmak üzere bütün İngilizlere savaşma emri verip özgür ölmeleri mi sağlanacaktır?!. Winston bir kez daha binlerce askerinin öldürülmesini kaldıramayabilir. Kafası çok karışıktır. Bir türlü karar veremez. Meclise gidiyorken bir anda makam arabasından inerek kalabalığa karışır, metroya iner. Vagona girdiğinde şaşkın gözler onu izlemektedir. O da halka danışma fırsatı bulduğu bu konuyu hemen meclise yetiştirir: "Anlaşma manlaşma olmayacaktır. Gerekirse çoluk çocuk herkes ölecek ama memlekette Alman işgaline izin verilmeyecektir. Bu arada Dunkirk'teki askerleri de yine halk kurtaracaktır."


Nolan'ın Dunkirk (2017)'ü direkt olarak savaş alanında, uçak sesleri altında, ölümü bekleyerek geçiyorken, söz konusu diğer iki film de Winston Churchill'in yönetimindeki mecliste, savaş alanındaki akıbeti belirlemeye ayrılan sıcak saatlere odaklanıyor. Olaya farklı açılardan bakma keyfi sundular işte. Churchill (2017)'i izlemedim gerçi ama Dunkirk (2017) ardından Darkest Hour (2017) izlemek eğlenceli bir deneyim oldu. Her iki film de çok güzel, ikisine de puanım 8.. Bi de çok zıt karakterli filmler, Wright'ın filmi çakır çakır; Nolan'ın ki potur potur!..

Darkest Hour (2017), Oscar'da bu sene, En İyi Film ve En İyi Görüntü Yönetimi yanında, En İyi Saç & Makyaj, En İyi Kostüm, En İyi Prodüksiyon Tasarımı kategorilerine de aday gösterildi. Ayrıca Churchill rolüyle Golden Globe kazanan Gary Oldman, tabii ki Oscar'da da bu kategorinin güçlü adaylarından. Tüm adayları ve kehanetlerimi görmek için buraya bakabilirsiniz..

8 şubat 2018
İskenderun-Beylikdüzü
Oku..

The Florida Project (2017)


Epeydir böyle eğlenceli bir drama izlememiştim. Genç ve hayatın ciddiyetinin farkına varamayan -veya bunu umursamayan- bir anne olan Halley, küçük kızı Moonee ile bir otel odasında yaşamaktadır. Mahalle gibidir otel zaten, çoğu sakini uzun zamandır oradadır. Moonee'nin bir sürü arkadaşı vardır. Bütün gün koşup, zıplayıp, türlü yaramazlıklar yapan okul çağına gelmemiş çocuklardır bunlar. Halley de lokantada çalışan arkadaşının aşırdığı yemeklerden yiyor, illegal parfüm ticareti yaparak da kirasını ödüyor, böyle takılıyordur. Bunun uzun süre böyle devam edemeyeceği çok bellidir.


Otelin yöneticisi Bobby, düzeni sağlamak ve -çoğunluğun taktığı isimle- çöplüğün, eksiklerini gidermekle meşguldür. Bobby tam bir 'işinde gücünde adamı'dır. Ve Willem Dafoe o kadar güzel oynamış ki, hayran hayran Bobby izledim, herkes bu adam gibi olsa diye düşündüm. Bakmayın Halley de aslında kötü anne değil ama çok toy ve bir sürü zorluk yaşamış belli, kim bilir o nasıl büyüdü. Halley, Bria Vinaite'nin ilk sinema filmi performansı, epey başarılı; küçük yıldız Brooklynn Prince'le uyumu muhteşem. Sean Baker yönetimindeki film, Willem Dafoe'ya Golden Globe ve Oscar'da adaylık getirdi, bence Oscar'da kategorinin favorisi kendisi.

Çocuk oyuncuların olduğu her film zaten bir tık önde gibi. Çünkü zor başarılmış oluyo kafadan, çocuk oyuncuyla çalışmak çok zor. Çocuk oyuncu kötü demek değil bu, hatta çok daha iyi performans gösterebiliyorlar çoğu yetişkinden ama ayarını bilmek lazım çocuğun. Bir anda küsüp durabilir, yorulur, uykusu gelir.. Çok zordur ve Brooklynn Prince muhteşem bir iş çıkarmış, tebrikler Sean Baker, sırf bu cesaret bile filmin kalitesine etki ediyor.


Filmi izlerken çok beğendiğim, heyecanlandığım bazı sahneler oldu, hemen çekip çekip paylaşıyordum ama paylaştığım kişi izlemediği film hakkında bırak sahneler görmeyi, filmin adını duyunca geriliyor. "İzlemedim ben onu daha" diyerek. Ben de inadına yapıyor gibi, attıkça attım, buradan tekrar özür dilerim, sori bitanecik! Gerçi anca filmi izledikten sonra okur bu yazıyı da ama olsun.

Çocuklar gökkuşağını görünce heyecanlanıyor, hadi gidip altındaki altınları alalım diyor biri. Diğeri de altınların koruyucusu canavar Leprikon'dan bahsediyor. Vazgeçiyorlar. Çok tatlılar.. Filme puanım 8..

6 şubat 2018
Oku..

The Disaster Artist (2017)


Özellikle belirtilen bir şey bu, kocaman yazıyo girişte, 'GERÇEK BİR HİKAYE' diye! Çünkü inanması güç ama gerçek yani.. Mahallenin -ne mahallesi komple Hollywood'un- delisi falan gibi bi şey.. Tommy Wiseau'nun inanılmaz hikayesi! Greg Sestero'nun çok içinde bulunduğu bu inanılmaz durumu Tom Bissell ile beraber 2013 senesinde kitaplaştırmasıyla ayyuka çıkan hikaye, James Franco yönetiminde sinemaya uyarlanıyor.

Tommy ve Greg, oyuncu olmak isteyen tipler. Greg biraz çekingen biri, sevimli çocuk ama; Tommy ise tam zıttı, gereksiz bir özgüven, korkunç bir tip.. Eksi kutuplar birbirini çekiyor işte, arkadaş oluyorlar. Tommy diyor ki "Benim Los Angeles'ta evim var, gel gidelim orada Hollywood kasarız, hayallerimizin peşinden gidelim." Greg de çok gaza geliyor, haydi kalkıp gidiyolar. Greg yine yakışıklı bi tip diye ümidi var gibi ama Tommy ne yapsa olmayacak, çok başarısız! Neyse, çok bunalıyolar. Greg diyor ki: "Keşke kendi filmimizi yapacak paramız olsa, kimseye kendimizi ispatlamakla uğraşmasak!" Tommy'nin çok aklına yatan bu fikir hemen sancılı bir senaryo yazma süreciyle devam ediyor.


İlginç bir şekilde Tommy'nin çok parası var. İlginç bir şekilde ekip kurup, olmayan vizyonuyla dünyanın en iğrenç filmini yapıyor Tommy.. The Room (2003).. Ve bu saçmalığıyla zaman içinde ilgi görmeyi de başarıyor. Başarmış yani. Olacak şey değil. Yani film o kadar kötü oluyor ki, bir insan böyle bir film yapmış olamaz herhalde, olsa olsa absürt bir eleştiridir, kiçtir, komedik bi şeydir, diyerek izleniyor herhalde. Ama yine izlenmez be abi.

Tommy Wiseau'yu James Franco oynuyor, kardeşi Dave Franco ise Greg Sestero'yu. Kadrodaki diğer isimler, Seth Rogen, Alison Brie, Ari Graynor, Sharon Stone, Kelly Oxford, Zoey Deutch ve Judd Apatow.. Film Golden Globe'ta Komedi dalında En İyi Film adayıydı ve James Franco En İyi Erkek Oyuncu ödülünü kazandı. Oscar töreninde ise En İyi Uyarlama Senaryo kategorisinde ödül için yarışacak. Rakiplerine bakınca çok kazanma ihtimali yok gibi duruyor gerçi: bakınız kehanetler.. Güzel filmdi aslında evet ama Tommy o kadar itici bir tip ki kimsenin bunu en sevdiği filmler arasına koyacağını sanmıyorum. Ama puanım 7, iyi yani.. En sonda, filmde çekilen filmle, gerçekteki filmin beraber oynatıldığı hali çok iyiydi hem..

5 şubat 2018
Oku..

The Post (2017)


Gazetecilik çok acayip meslek. Dergicilik yaptım hasbelkader ama gazete kısmet olmadı henüz. Mühendislik okurken aklımdaydı gerçi, bırakıp gazetecilik falan okusam diye ama nereye bırakıyosun. Hayır bi de inat edip on senede anca bitirmek nedir, bıraksana işte. Kıbrıs'ta iş ararken gittim başvurdum bi gazeteye, dergiciliğe benzemez dediler, almadılar.
-Hey, evlat! Gazeteci mi olmak istiyorsun, git kendini becer?!
-Ogey!

Meryl Streep'e 21. kez Oscar'da performans adaylığı almasını sağlayan filmde, Tom Hanks'in yanı sıra Alison Brie, Sarah Paulson ve Bob Odenkirk gibi isimler yer alıyor. Steven Spielberg yönetimindeki filmin bu sene Oscar'daki diğer adaylığı ise Yılın En İyi Filmi kategorisinden. Film cidden başarılı, hele iki sene önce ödüllere doymayan Spotlight (2015)'la ruh ikizliğine bakılırsa kazanması da şaşırtmaz kimseyi. Filmin hiçbir yerinde 'True Story' yazmıyo ama anlatılan şey gerçek; isimler, kurum ve kuruluşlar, vakalar..


İstifa eden tek ABD Başkanı unvanı taşıyan Nixon'ın görevi bırakmasına sebep olan Watergate Skandalı konu ediliyor. Nixon'ın telefonlarının dinlendiği ve yazılı kayıt altında olduğu öğrenilince skandal ortaya çıkıyor. O dönem Amerika Vietnam'a özgürlük getirmişti. İşte konuşmalar da Vietnam'a neden girildiği üzerine olunca bir anda dikkat çekici bir hal alabiliyor.

Washington Post gazetesi, geleceği çok da parlak olmayan bir yerel gazetedir. Kocasının ölümünden sonra Kay Graham yönetimi ele almış ama önemli kararlar vermekte hatta fikirlerini dile getirmekte zorluk yaşamaktadır. Gazetenin müdürü Ben Bradlee de cevval bir adamdır ama epeydir ellerine sağlam bir haber geçmemiştir. Sonra bu Nixon belgelerinin bir kısmı çıkar ortaya, ama New York Times herkesten önce davranmıştır, sayfalarca metinden oluşan belgeler gün gün yayınlanacaktır. Olay olur tabii, eylemler başlar, hükumet konuyla ilgili yayın yasağı getirir. Bu arada Bradlee'nin ekibine de başka belgeler ulaşır. Yayın yasağına rağmen haber yaparlarsa, hapse girebilirler ama bu hem basın özgürlüğü, hem vatan sevgisi içeren bir davaya dönüşmüştür. Graham'in bi karar vermesi gerekir.

Muhteşem heyecanlı, çatır çatır ilerleyen bir hikaye. Tom Hanks çok tatlı adam bi kere; sanki oynadığı karaktere bürünmüyor da, karakter zaten var, o Tom Hanks'in bazı huylarına sahip gibi oluyor. Anlatabildiğimden pek emin olamadım, rol yapmıyor gibi, samimiyetini hiç kaybetmiyor gibi demek istedim. Mesela Meryl Streep için aynısını söyleyemem, o da çok iyi oyuncu ama bambaşka oluyor işte. Neyse. Bu, bu sene izlediğim iyi filmlerden. Mesela prodüksiyon tasarımı konusunda en az The Shape of Water (2017) kadar iyiydi, neden adaylığı yok?!. Neyse. Oscar'da aday olduğu kategorilerdeki rakiplerini görmek ve kehanetlerimden haberdar olmak için buraya bakabilirsiniz.

5 şubat 2018
Oku..

Coco (2017)

Konuk Yazar // Sevcan Özbek


Coco ve Coco gibi animasyonları izlediğim zamanlar, sanırım iç dünyama huzur getiren, kendimi hikayenin içinde bulduğum zamanlar. Tam da hayal ettiğim dünya. Başrolde iyilik vardır, zaman zaman ona karşı çıkan kötülük ve onu alt etmeye çalışan yine iyilik. Bir başkaldırı hikayesi. Sonucunda hep bir sevimlilik, hep bir güzellik. Sanırım en iyi romantik filmde bile ağlamazken, Yeşilçam'ı tenzih ederim, böyle animasyonlarda gözlerim dolar. Keza bu filmde de kendimi tutamadığım, çok tutulduğum anlar oldu.

Beni bilen bilir, filmleri yorumlamayı, fikrimi sunmayı pek tercih etmem. Ancak burada yazıyorsam, yazacaksam, sitenin içeriğine uygun olmalı elbette. Kendimce film hakkında ufak tüyolar vererek ortama ayak uydurmuş olacağım.


Film, Miguel isimli çocuğumuzun, Dante isimli köpüş arkadaşına seslenmesiyle başlıyor. Benim kedimin adı da Dante idi. Ama filmdeki köpüş pek bir alık, benim Dantemle alakası yok. İsim, malumunuz büyük İtalyan şair Dante Alighieri'den geliyor. 13. yy'dan bu yana bütün Dantelerin adı bu Dante'den geliyodur bence. Ondan önce de, Moğolca kökenli bu isim, dayanıklı, dirayetli kişiler için kullanılırmış.

Coco, hikayesiyle, bizleri fantastik ve keşke bizde de böyle olsa dediğim harikalar diyarına sürüklüyor. Filme başlamadan önce, haliyle, 'Coco bir karakterdir ve bu karakter başroldür' tahmin ederiz. Ancak başrol on iki yaşındaki, Miguel Rivera'dır. Coco adının önemi ise, tüm hikaye çözüldüğünde yani son sahnelere gelindiğinde ortaya çıkıyor.

Film, aile bağlarının önemini vurgulayan, büyüklerimize saygıyla yaklaşan, hayvan sevgisi barındıran, ölmüş olana minnetimizi eksik etmemek gerektiğini savunan, inandığımız şeylerin ardından gitmemizi söyleyen, kötülere ve yalancılara da 'gün olur devran döner' lafını hatırlatan, pek cici bir animasyon. Tam da özlenen cicilikler bunlar.

Sayfa sahibi beyim olsaydı size, filmin ödüllerinden, hikayeden, müziklerden, yönetmeninden, harcanan bütçeden bahsederek, sizi bu engin bilgilerle epey bir doyururdu; biliyorum çok iyi yapıyor. İşte bense, minnoş minnoş dünya şöyle olsa böyle olsa falan.

Evet ne diyordum. Benim naçizane yorumum böyle filmle ilgili. Zahmet edip okuduysanız, müteşekkir olmuşumdur.


Bahsi geçen Danteciğimi sizlere göstermek istedim. Ne yazık ki şu an da hayatta değil. Ama türlerinden, türlü türlüsü evimizdedirler. Eksik olmasınlar.. Eksik etmeyin..

Kıbrıs'tan Sevgili'ye Sevgilerimle..

01.02.18
KKTC 22:57 - TR 23:57

(Bakın bakın saatine kadar yazmış, tatlılıktan ölmese bari, bitanecik. Yazsana dedim yazdı, çok güzel yazmış bence. O güzel ellerine sağlık. Bir süreliğine uzağız da, duygusallık var üstümüzde belki. Ondan yani.
Hiç ellemeden paylaşmak istedim ama çok canım çekti, Dante'li paragrafa son iki cümleyi ekleyiverdim, bir iki tane de küçük dokunuş, tamamdır. Ayrıca normalde yazmazdım belki ama benim hakkımda şu şu bilgileri verir demiş, vermeden olmaz şimdi, yalancı çıkarmayalım..
Toy Story 3 (2010)'ten Oscar'lı animatör Lee Unkrich yönetimindeki filmin bütçesi 200 milyona yakınmış, zaten artık yıldız isimlerin seslendirdiği filmlerin bütçesi hep böyle aşağı yukarı. Bi de emekçisine de hakkı veriliyor yani, bir film için birkaç bin kişi çalışıyor bilgisayar başında, bütçe normal. He kazanmasa harcanmaz tabii bu paralar, o ayrı; ABD sınırlarını aşmadan, ilk üç günde 50 milyonu bulmuş zaten film. Şimdiye kadarki Türkiye hasılatı da 7,5 milyonda. Oscar'dan sonra tüm dünyaya izletirler bunu bi de. Ohoo daha ne. Oscar demişken; En İyi Animasyon Film ve En İyi Şarkı kategorilerinde adaylığı var filmin. Golden Globe'u zaten kazandı, duymuşsunuzdur. Filmin seslendirme kadrosunda Gael Garcia Bernal var. Of ne çok konuştum. Yeter. Ben şu üstteki yazıyı bi daha okuyacam.. Çok tatlı.. Bi de iki noktayla bitirmiş son cümleleri, te allam..)

2 şubat 2018
Oku..

6. Geleneksel: Oscar Adayları ve Kehanetlerim


23'ünde açıklandı adaylar. O günden bu yana sadece bu kadarını izleyebildik. Bekledik bekledik bazı filmler çıkamadı piyasaya. Ne vizyona girdi, ne internete düştüler. (Bu yazıyı yazdığımda filmlerin çok azını izlemiştim, sonradan izledim baya..) Sonra dedim ki kehanette bulunmak için hepsini görmeme gerek yok. Bu sene 90.'sı düzenlenecek Oscar Ödül Töreni için yükseliyorum şu an, toplanın kazanacakları söylüyorum.

En İyi Film
Call Me by Your Name (2017)
Darkest Hour (2017)
Dunkirk (2017)
Get Out (2017)
Lady Bird (2017)
Phantom Thread (2017)
The Post (2017)
The Shape of Water (2017)
Three Billboards Outside Ebbing, Missouri (2017) 🔴

Ödülü alacak film belli, hislerimde yanılmam. Gerçi bu yazı dizisini beş senedir yapıyorum, tutturma oranım yerlerde ama olsun.. Ne işi var bu kategoride dediğim filmler de yok değil hani yukarıda. Get Out (2017) niçin mesela, The Shape of Water (2017) peh..


Kendi kategorisinde Oscar almaya en alışık kişi olduğu için bu sene de Day-Lewis kolayca alır gibi geliyo bana, heykel eline oturuyo sonuçta. Beş sene sonra yeni bir filmle seyirci karşısına çıktığı için, hazırlıklı gelecektir törene.. Her şey önceden belli, bu adam alır o gece bu ödülü.. Ha olur da sekerse, Gary Oldman'a gider. Kehanetin yedeği mi olurmuş demeyin!
Kadınlarda da Frances McDormand o kadar yetenekli ve çirkin ki, başarı için biçilmiş kaftan!..

En İyi Erkek Oyuncu Performansı
Daniel Day-Lewis - Phantom Thread (2017) 🔴
Daniel Kaluuya - Get Out (2017)
Denzel Washington - Roman J. Israel, Esq. (2017)
Gary Oldman  - Darkest Hour (2017)
Timothée Chalamet - Call Me by Your Name (2017)

En İyi Kadın Oyuncu Performansı
Frances McDormand - Three Billboards Outside Ebbing, Missouri (2017) 🔴
Margot Robbie - I, Tonya (2017)
Meryl Streep - The Post (2017)
Sally Hawkins - The Shape of Water (2017)
Saoirse Ronan - Lady Bird (2017)

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Performansı
Christopher Plummer - All the Money in the World (2017)
Richard Jenkins - The Shape of Water (2017)
Sam Rockwell - Three Billboards Outside Ebbing, Missouri (2017) 🔴
Willem Dafoe - The Florida Project (2017)
Woody Harrelson - Three Billboards Outside Ebbing, Missouri (2017)

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Performansı
Allison Janney - I, Tonya (2017)
Laurie Metcalf - Lady Bird (2017)
Lesley Manville - Phantom Thread (2017)
Mary J. Blige - Mudbound (2017) 🔴
Octavia Spencer - The Shape of Water (2017)

En Başarılı Yönetim
Christopher Nolan - Dunkirk (2017) 🔴
Greta Gerwig - Lady Bird (2017)
Guillermo del Toro - The Shape of Water (2017)
Jordan Peele - Get Out (2017)
Paul Thomas Anderson - Phantom Thread (2017)

Ne yapacaklardı, bana mı vereceklerdi. Tabii ki Nolan!..

En İyi Senaryo
Jordan Peele - Get Out (2017)
Greta Gerwig - Lady Bird (2017)
Kumail Nanjiani, Emily V. Gordon - The Big Sick (2017)
Guillermo del Toro, Vanessa Taylor - The Shape of Water (2017)
Martin McDonagh - Three Billboards Outside Ebbing, Missouri (2017) 🔴

En İyi Uyarlama Senaryo
James Ivory - Call Me by Your Name (2017) 🔴
Scott Frank, James Mangold, Michael Green - Logan (2017)
Aaron Sorkin - Molly's Game (2017)
Dee Rees, Virgil Williams - Mudbound (2017)
Scott Neustadter, Michael H. Weber - The Disaster Artist (2017)

En Başarılı Sinematografi
Roger Deakins - Blade Runner 2049 (2017)
Bruno Delbonnel - Darkest Hour (2017)
Hoyte Van Hoytema - Dunkirk (2017) 🔴
Rachel Morrison - Mudbound (2017)
Dan Laustsen - The Shape of Water (2017)

En Başarılı Görüntü Kurgusu
Paul Machliss, Jonathan Amos - Baby Driver (2017) 🔴
Lee Smith - Dunkirk (2017)
Tatiana S. Riegel - I, Tonya (2017)
Sidney Wolinsky - The Shape of Water (2017)
John Gregory - Three Billboards Outside Ebbing, Missouri (2017)

En Başarılı Görsel Efekt
Blade Runner 2049 (2017) 🔴
Guardians of the Galaxy Vol. 2 (2017)
Kong: Skull Island (2017)
Star Wars: Episode VIII The Last Jedi (2017)
War for the Planet of the Apes (2017)

En Başarılı Prodüksiyon Tasarımı
Beauty and the Beast (2017)
Blade Runner 2049 (2017)
Darkest Hour (2017) 🔴
Dunkirk (2017)
The Shape of Water (2017)

En Başarılı Kostüm Tasarımı
Jacqueline Durran - Beauty and the Beast (2017)
Jacqueline Durran - Darkest Hour (2017)
Mark Bridges - Phantom Thread (2017)
Luis Sequeira - The Shape of Water (2017)
Consolata Boyle - Victoria & Abdul (2017) 🔴

En Başarılı Saç-Makyaj
Kazuhiro Tsuji, David Malinowski, Lucy Sibbick - Darkest Hour (2017) 🔴
Daniel Phillips, Loulia Sheppard - Victoria & Abdul (2017)
Arjen Tuiten - Wonder (2017)

En Başarılı Ses Miksajı
Tim Cavagin, Mary H. Ellis - Baby Driver (2017)
Ron Bartlett, Doug Hemphill, Mac Ruth - Blade Runner 2049 (2017)
Gregg Landaker, Gary Rizzo, Mark Weingarten - Dunkirk (2017) 🔴
Michael Semanick, David Parker, Stuart Wilson - Star Wars: Episode VIII The Last Jedi (2017)
Christian T. Cooke, Glen Gauthier, Brad Zoern - The Shape of Water (2017)

En Başarılı Ses Kurgusu
Julian Slater - Baby Driver (2017)
Mark A. Mangini - Blade Runner 2049 (2017)
Richard King - Dunkirk (2017) 🔴
Matthew Wood - Star Wars: Episode VIII The Last Jedi (2017)
Nathan Robitaille - The Shape of Water (2017)

En Başarılı Müzik (Şarkı)
The Mystery of Love, Sufjan Stevens - Call Me by Your Name (2017)
Remember Me, Kristen Anderson-Lopez, Robert Lopez - Coco (2017)
Stand Up for Something, Andra Day, Common - Marshall (2017)
Mighty River, Raphael Saadiq, Mary J. Blige - Mudbound (2017)
This is Me, Benj Pasek, Justin Paul - The Greatest Showman (2017) 🔴

En Başarılı Müzik (Partisyon)
Hans Zimmer - Dunkirk (2017)
Jonny Greenwood - Phantom Thread (2017) 🔴
John Williams - Star Wars: Episode VIII The Last Jedi (2017)
Alexandre Desplat - The Shape of Water (2017)
Carter Burwell - Three Billboards Outside Ebbing, Missouri (2017)

Tabii bütün bu adaletli kehanetleri bi kenara bırakırlarsa, 13 dalda aday gösterdikleri  The Shape of Water (2017)'a 13 ödül de gidebilir, Akademi arada yapıyor böyle. Ama yok yok, o kadar yükseldim, Oscar'ın kaderini gördüm, kazananlar listesini ele geçirdim, bunlar yazıyordu. Bu sene hakkını hukukunu ve dahi hududunu gözeten bir Oscar olacak diye yemin billah içip mühürledikleri zarfları güneşe tutup baktım içine. Son anda bi çakallık yapıp, her zarf açılışında La La Land (2016) demezlerse gerçek kazananlar bunlar olacak.


Buraya kadar az çok izleyip fikir sahibi olduğum filmler hakkında kehanette bulundum ama bundan sonrası saf kehanet, zerre fikirsiz atıyorum şu an bakalım ne kadar tutacak..

Yabancı Dilde En İyi Film
L'insulte (2017)
Nelyubov (2017)
Teströl es Lelekröl (2017)
The Square (2017)
Una Mujer Fantastica (2017) 🔴

En İyi Animasyon Film
Coco (2017) 🔴
Ferdinand (2017)
Loving Vincent (2017)
The Boss Baby (2017)
The Breadwinner (2017)

En İyi Belgesel Film
Abacus: Small Enough to Jail (2016) 🔴
De sidste mænd i Aleppo (2017)
Icarus (2017)
Strong Island (2017)
Visages Villages (2017)

En İyi Kısa Film
DeKalb Elementary [2017]
My Nephew Emmett [2017]
The Eleven O'Clock [2016]
The Silent Child [2017] 🔴
Watu Wote: All of Us [2017]

En İyi Animasyon Kısa Film
Dear Basketball [2017]
Garden Party [2017]
LOU [2017]
Negative Space [2017] 🔴
Revolting Rhymes Part One [2016]

En İyi Belgesel Kısa Film
Edith+Eddie [2017] 🔴
Heaven is A Traffic Jam on the 405 [2016]
Heroin(e) [2017]
Knife Skills [2017]
Traffic Stop [2017]

Özel Başarı Ödülü Alacak Kişi
Alejandro G. Iñárritu - Carne y Arena [2017]

Yaşlı Oldukları İçin Onur Ödülü Alacak Sinemacı Kişiler
Agnès Varda
Charles Burnett
Donald Sutherland
Owen Roizman

Ödül töreni 4 Mart Pazar gecesi gerçekleşecek. O zamana kadar eksik filmleri de izleyip eğlencenin doruklarında bir zaman geçirmek niyetindeyiz. Siz de aday filmleri izleyin, kendi favorilerinizi belirleyin, bakalım tahmin isabeti konusunda beni geçebilecek misiniz..

31 ocak 2018
Oku..

The Shape of Water (2017)


13 Dalda Oscar Adayı oldu bu film. Hepsine tek tek bakalım. Ama önce şunu hatırlayalım, 7 dalda aday olduğu Golden Globe'ta En İyi Müzik ve En İyi Yönetmen ödüllerini kazanmıştı. Oscar'a dönelim..

Prodüksiyon Tasarımı: prodüksiyon nedir bir kere, çoğu zaman filmin bütçesiyle doğrudan ilişkili olan, hikaye ekseninde, izleyiciyi dünyasına sokabilmek için, o proje için tasarlanıp kullanılan malzemelerdir. İşte ne var bu filmde, Amerika'nın gizli projeleri için hazırlanmış, anormal bir canlı formunun incelendiği laboratuvar, o anormal canlının kendisi; işte 60'larda geçiyor hikaye, sokak, sokakta görünen her şey, evler, arabalar.. Evet gayet güzeldi, izlerken sahte gelen, göze batan hiçbir şey yoktu. Ve bu alanda senenin en iyilerinden olduğunu düşündü Akademi. Teşekkür ediyoruz.


Görüntü yönetimi ve görüntü kurgusu adaylıkları var. Açıkçası çok da öyle pırıl pırıl bir ekranda izlemedik filmi, internetten, bulabildiğimiz en iyi haliyle işte izleyiverdik. Truffaut diyor ki, "Bir film hakkında eleştiri yazabilmek için en az on kere falan izlemek gerek filmi. Bir insan manyak mı ki birden fazla izlesin?" diye de ekliyor sonra. İlk birden fazla izlediği filmi şöyle anlatıyor: "Kasabaya gelir gelmez izlemeye gittiğim bir filmdi, okuldan kaçıp, ilk gününde ilk seansta izlemiştim. İki gün sonra halam filme gitmeyi önerdi. İzlediğimi söyleyemedim ve böylece filmi ikinci kez izledim." Ve o zaman anlamış filmi tekrar tekrar izlediğinde ne kadar farklı hissettirdiğini. Ama benim konumla ilgisiz bu, ben eleştiri metni yazmıyorum :)

En iyi kostüm tasarımı, prodüksiyondan aldığı tam notu pekiştiriyor. Film müziği, ses kurgusu ve miksajı da başarılı görüldüğü diğer teknik konular.
En iyi yönetmen, en iyi senaryo ve en iyi film kategorilerindeki adaylığı ise tamamen siyaset olarak yorumlayabilirim. Yazan ve yöneten Guillermo del Toro.. Başarılı bir senaryo diyebiliriz belki ama en iyi olacağına inanmak mümkün değil. Yahu, bir numarası olmayan, gayet düz bir aşk hikayesi yazılmış. Tamam belki aşıklardan biri için amfibiyen diyoruz ama mantık düz, aşk hikayesi, imkansız aşk. Diğer kategorilere geçersek, e, tabii başarılı bir yönetim, oturmuş bir karakter var ortada. Ama senenin en iyi filmlerinden biri olarak bunu göstermeleri, henüz izlemediğim üç aday filmden de ümidimi kesmeme sebep oluyor. Bu sene çok da güzel filmler yapamamış dünya demek ki... Ne dersiniz?!


Ve son olarak da kadrodan, Sally Hawkins, Richard Jenkins ve Octavia Spencer filmin performans kategorisinde Oscar adayları.. Octavia Spencer ne yaa.. Yani bence bu film 13 dalda aday olmayı hak etmiyor, dediğim gibi durumun böyle olması izlemediğim diğer 2017 yapımı filmler leş gibi herhalde diye düşündürtüyor. Benim filme genel puanım 6/10 oldu, imdb ortalaması ise 7,9... Kadroda olup da bi şeye aday gösterilmediği için adını söylemeyi unuttuğum kimse var mı diye bakıyorum: Michael Shannon.. En iyi de o ha ekipte, te allam..

25 ocak 2018
Oku..

Three Billboards Outside Ebbing, Missouri (2017)


Vee muhtemelen senenin en iyi filmi bu, yani daha izlemediğimiz onlarca film var tabii ama şimdilik böyle. Tam da "Bu seneki filmler ne kadar da tırt pff" diyorken karşımıza bu çıkıyor, sevindiriyor. Hikayesi, oyuncu performansları ve kaliteli sinematografisiyle göz dolduruyor film. Sadece adı biraz şey..
İtalyan sinemacı Truffaut'nun yıllar önce yazdığı sinema eleştiri yazılarını topladığı kitabını okuyorum bu ara, iyi filmin iki şartından bahsediyor, "Bir kere sinema için güzel bir hareket olmalı içinde, bir de toplum için güzel bir hareket olmalı" diyor. Cümle böyle değildi tabii de, gibi işte, bu film öyle, onu diyecem..

Haberlerde, gazetelerde görürüz ara sıra, yıllarca süren, çözülemeyen olaylar, halkın içinde elini kolunu sallayarak dolaşan katiller.. Bilmezsin o katil, o hırsız kim. Sadece ortada çözülemeyen bir dava vardır, yıllar olmuştur. Biri vurup kaçmıştır mesela. Ölenler, ağlayanlar vardır da ortada suçlanacak kimse yoktur. Bulunamaz yıllarca. Yetkililer/Devlet/Polis bazen beceremez, bulamaz suçluyu; bazen zaten becerebileceği bi şey değildir, hiç ipucu yoktur mesela; bazen de -en korkuncu- becermek istemez, uğraşmaz.


Ebbing Polisi Dixon'ı görseniz dersiniz zaten, bunlar yüzünden dünya bu halde diye. Türkiye'de çok sık denk gelinen tiplerden, azıcık yetkisi olunca insanlıktan çıkanlardan. Anladınız siz nasıl bi tip olduğunu. Bir kadının aylar önce kızı öldürülmüş. Ve hala daha suçlu yok ortada. Anne yılmış. Bir gün, Ebbing Çıkışındaki, Üç Reklam Panosu dikkatini çekiyor. Panonun sahibi reklam şirketini buluyor ve oraya reklam verdiriyor. Kızının akıbetiyle ilgili şunları soruyor: "Ölürken Tecavüze Uğradı", "Hala Kimse Tutuklanmadı Mı?" ve “Bu Nasıl Olur Şef Willoughby?”

Aslında Willoughby iyi bir adam, hatta gidiyor anlatıyor da Mildred'a durumu, "Yok diyor, ipucu yok, çözemiyoruz!" Mildred inatçı fakat, "Bana ne? Senin işin bu, kızımın katilini bulmalısın!" diyor. Biraz aksi bir kadın kabul etmek gerekirse. Üstelik Dixon da leş gibi bir polis. Ve daha bir sürü şey.. Peki iyi polis Willoughby neden Dixon'ı hala polislikte tutuyor?! Ya Ebbing ahalisi, bu iyi polisi kötüleyen reklam panolarına ne tepki gösteriyor?! Mildred başına gelecekleri göze almış bir kadın! Yürü be kadın!..


Çok iyi oynuyorlar ayrıca. Frances McDormand, Sam Rockwell ve Woody Harrelson. Hepsi de müthişler. Yazan yöneten Martin McDonagh'ın, bir önceki vasat filmi Seven Psychopaths (2012)'tan sonra ilaç gibi geliyor. Hep böyle devam.
Film, En İyi Film - Drama, En İyi Senaryo ve En İyi Oyuncu Performanslarıyla 4 dalda altın kürecik kazandı. Oscar'da da bekliyorum benzer başarıları. Bu arada Oscar adayları yarın açıklanıyor!

Bi de size ilginç bir bilgi buldum bak: Missouri Eyaleti'nin St. Claire şehrinde terk edilmiş bir kasaba olarak geçiyor Ebb, ghost town diyor. Herhalde kimse dava açmasın diye hayal ürünü bir yer olsun istemiş yazar ama biraz da gerçek gibi olsun diye böyle bir yerde geçirmiş hikayeyi. Cool bence..

22 ocak 2018
Oku..