Yönetmenler: Onur Ünlü..


Onur Ünlü, gerçek anlamda üretken bir adam. Konuştuğu gibi filmleri de bazen anlaşılmayabiliyor ama genel anlamda 'kafası' sevilen bir sinemacı. Aslında küçükken hikaye falan yazarak başlamış yanlış hatırlamıyorsam; bir röportajında falan mı denk geldim emin değilim ama kitap giren bir evde büyüdüğünden bahsederek, bunun mesleğine çok faydası olduğunu anlatıyordu. Sinemacılığının dışında sahip oldukları; bir şiir kitabı, bir roman, bir röportaj derlemesi şimdi bir de stand-up. Sloganı da: "Hayatta tek mantıklı şey stand-up yapmakmış gibi geliyor"


73 İzmit doğumlu Ünlü, bir süredir oyuncu Hazar Ergüçlü ile beraber. İkili evlilik dedikolnjvvnçö.. Şimdi Onur Ünlü'nün filmografisine bir göz atalım. 1999'da birkaç televizyon dizisine senaryo yazarak sektöre giren Ünlü, asıl çıkışını Deli Yürek (1998-2002) dizisindeki mafya rolüyle sağlamıştır. Şaka şaka tabii ki öyle meşhur olmadı, meşhur olduktan sonra öğrendik zaten orada oynadığını..

Sinemacılığa girişi Haluk Bilginer'li Polis (2007) filmiyle oldu. Silahiye ve hatta polisiye hikayelere merakı da ilk filminden görülmüş oldu.Çılgınlıklar peşinde koşacak bir sinemacı olacağının sinyallerini de veriyordu bu filmde. Sonra da Hayko Cepkin'li çocuk filmi Çocuk (2008), yine Haluk Bilginer ve Özgü Namal'la Güneşin Oğlu (2008) ve bol ödüllü Beş Şehir (2009)'le devam etti kariyerine.. Ve sonra belli bir kesimin tanıdığı sinemacılıktan tüm ülkenin tanıdığı ünlülüğe terfi etmek üzere Leyla ile Mecnun (2011-13)'a başlıyorlar. Dizi devam ederken arada iki sinema filmi çekiyorlar: Celal Tan ve Ailesinin Aşırı Acıklı Hikayesi (2011) ve Sen Aydınlatırsın Geceyi (2013).. Bir yandan da Şubat (2012-13) dizisi 32 bölümlük bir macera olarak tv tarihine geçiyor. Derken, Gezi Olayları oluyor ve TRT, muhtelif nedenlerle Leyla ile Mecnun (2011-13)'un yayın hayatına son veriyor.


Dizileriyle, filmleriyle enteresan bir kariyer noktasına ulaşan Onur Ünlü, TRT darbesinden sonra zor toparlar diyenlere inat o kadar istikrarlı ve üretken devam etti ki, hayranlıkla izledik. Önce Leyla ile Mecnun (2011-13)'un devamı niteliğinde yeni mini bir dizi yaptılar: Ben de Özledim (2013-14) ve hemen ardından bir sinema filmi daha İtirazım Var (2014), çok güzel filmdi. Sonra Galiba Star TV'yeydi galiba, 13 bölüm sürebilen bir mini dizi daha yaptılar, Beş Kardeş (2015). Bir yandan da Türkan Şoray'ın yönetmen koltuğunda oturduğu Uzaklarda Arama (2015)'nın senaryosunu yazdı.

Henüz ikisini izleyemediğim Kırık Kalpler Bankası (2017), mini internet dizisi Görünen Adam (2017), Aşkın Gören Gözlere İhtiyacı Yok (2017) ve Put Şeylere (2017) filmleri bereketli bir yıl geçirdiğini gösteriyor. Bu üretkenlik Yeşilçam'ı akıllara getiriyor. Hani üretimin arttığı kalitenin düştüğü dönemler. Eskiden, seyirci istiyor diye yapımcı bastırıyor, iki haftada bir film çıkıyordu. Tabii aceleyle sanat sepet dolmaz, dandik dandik işler çıktı aralarda. Ama Onur Ünlü hiç de öyle olmamış, sıkıştırmışa benzemiyor, gayet rahat rahat hepsine zaman ayırmış, güzel filmler yapmış. Hatta bir de Peyami Safa'nın romanından uyarlama Cingöz Recai: Bir Efsanenin Dönüşü (2017)'nü yönetiyor, güzel de gişe yapıyor ama tırt film oluyor. Aslında turt değil de Onur Ünlü filmi gibi durmuyor..


Geçen sene de bizim sarı bıyıkla Manyak (2018) diye bir film yapıyor; skeç gibi film - Cahit Kaşıkçılar'ın yazdığı filmde sadece yönetmenlik yapıyor Onur Ünlü. Sonra internet dizisi Dudullu Postası (2018), 13 bölüm de bunu çekiyorlar. Ve son olarak da bu hafta vizyona giren Topal Şükran'ın Maceraları (2019)'nı yazıp yönetiyor.

Üretken adam, demiştim.. Youtube kanalları Eflatun TV'ye de sürekli bir şeyler koyuyorlar. Takipte kalmak isteyebilirsiniz..

1.12.19
Oku..

Özgü Namal ve Filmleri


Çok tatlı hatun bu bir. İkincisi, yeteneğiyle piyasanın aranan bir isimlerinde. Ayrıca da konuşurken sesi kısılınca ağzını burnunu kemir..

78 Üsküdar doğumlu. -Oha demi? Kurtlar Vadisi'nde oynarken 25 falandı işte, normal. Öldürmeyen Allah öldürmüyor, yetmiyor güzelleştiriyor demek ki; ateistler?- Liseyi falan bitirdikten sonra oyuncu olmayı kafasına koyup, Kadıköy Halk Eğitim'de, sonra Müjdat Gezen'de oyunculuk eğitimi almış. Zaten Müjdat Gezen'de eğitim almayan oyuncuya ben oyuncu demem. :) Bu eğitimler yetmemiş "İlle okullu olcam" demiş ve İ.Ü. Konservatuar Tiyatro Bölümü'nü okuyup bitirmiş.

97'de profesyonel anlamda ilk oyunculuğuna çocuk tiyatrosuyla başlamış ve sonraki senelerde televizyona -ufak rollerde dizilere- girişmiş. Birkaç diziden sonra yükselmesi çok uzun sürmüyor tabii, 2001'de Yeditepe İstanbul dizisindeki güzel kadro içinde yer buluyor ve Duru rolüyle tanınmaya başlıyor baya.

2002'ye kadar dizilerde falan takılan güzel kızımız; Sır Çocukları (2002) filmiyle büyük beğeni toplayıp Sadri Alışık Ödülleri ve Ankara Uluslararası Film Festivali'nde 'Umut Veren Kadın Oyuncu' ödüllerini kazanıyor. Sonra bir efsane başlıyor.. Kurtlar Vadisi'nin avukat Elif Eylül'ü, Polat'ın sevdiceği rolüyle iki sezon boyunca bütün ülkenin yengesi oluyor. 2002'de ki ödülleri, 2003'te ki efsane rolü başka kapılar da açıyor. Sır Çocukları (2002)'yla başlayan sinema filmleri şu şekil devam ediyor..

Büyü (2004), televizyonda falan denk gelince değiştirdiğim bir korku filmi. Ben Türk korku filmlerinden tırsıyorum biraz onun için hiç izlemem. Ya da dur lan gaza geldim, bulup izliycem. Orhan Oğuz yönetimindeki filmin başrolünde İpek Tuzcuoğlu yer alıyor ve filmin galasında yangın çıkıyor. Ondan sonra erol niye korku filmi izlemiyo.


Anlat İstanbul (2004), çok yönetmenli bir filmdir. İstanbul'da masallar teması belirlenmiş ve farklı hikayeler farklı yönetmenlerin kamerasından izlenirken çok ayrı bir tat veriyor. Çocuk masalları, evrilip, günlük yaşamımızda karşımıza çıkan hikayelere dönüşüyor. Özgü Namal, Ümit Ünal yönetiminde 'Fareli Köyün Kavalcısı' bölümünde Altan Erkekli ve Mehmet Günsür ile beraber oynuyor.

Organize İşler (2005), bir Yılmaz Erdoğan işi olup, Türk sinemasının en başarılı güldürü filmlerindendir. Namal'ın performansı da görülmeye değerdir. 'değer'miş! Tabii ki değer..

Beynelmilel (2006), dönem komedisi. Muharrem Gülmez ile 2011 seçimlerinde BDP'li milletvekili olan Sırrı Süreyya Önder'in beraber yönettiği filmdir. Hatta senaryo da Önder'e aittir. Filmin başrolünde Cezmi Baskın, Namal'ın oynadığı Gülendam'ın babasını oynamaktadır. 12 eylül 1980 sonrasında geçen, müzisyen takımının sıkıntıları trajikomik bir dille anlatılır. Bilemiyorum, film Sırrı Süreyya'dan ötürü de itici gelmiş olabilir ama beğenmedim yani. Ama bu film Özgü Namal'a, Uluslararası İstanbul Film Festivali'nde 'en iyi kadın oyuncu' ödülünü kazandırmış.


Mutluluk (2007), Zülfü Livaneli'nin romanından, Yine Sırrı Süreyya'nın da aralarında bulunduğu bir yazar ekibi tarafından uyarlanmıştır. Yönetmenliğini Abdullah Oğuz'un yaptığı film, Özgü Namal'a çeşitli festivallerde 3 tane 'en iyi kadın oyuncu' ödülü kazandırmıştır.

O... Çocukları (2008) ile bir Sırrı Süreyya senaryosunda daha yer alan Namal, bence bu filmde çok başarılı bir iş çıkaramamıştır. Ama bu sefer de güzelliğini kullanıp yine izletmiştir filmi. Film piyasaya ilk çıkacağı zaman internette direk Orospu Çocukları olarak dolanıyordu ancak televizyonda reklamı yapılırken, bırak reklamı magazinde galasında falan zorlanıldığını hatırlıyorum. Sonra vizyona üç noktalı haliyle girdi de herkes rahat rahat telafuz eder oldu. İtalyancı (Almancı oluyo ama bu kötü durdu) bir Türk kızını oynuyor, konuşması hafif kırık. Ama yeterince İtalyanca bilmediğinden kötü olmuş kanaatimce. Gerçi İtalyancası gayet iyi olan Mehmet Günsür'le dil dile deymişlikleri de var ya neyse. bkz. Anlat İstanbul (2004)

Polis (2007), Onur Ünlü'nün yazıp yönettiği, başrolde Haluk Bilginer'in yer aldığı film. Psikopat bir polisin belalı bir ailenin oğlunu öldürmesiyle başlıyor. Polis Musa Rami, tez araştırmasındaki bir öğrenci olan Funda'ya danışmanlık yapıyor, hem de seve seve. Çok güzel değil ama güzel film. Özgü Namal da Funda bu arada.


Güneşin Oğlu (2008), Onur Ünlü'nün hem yazıp hem yönettiği üçüncü işi ve Haluk Bilginer Özgü Namal çiftiyle çalıştığı ikinci filmi. Ama bu sefer başrol Köksal Engür. Onur Ünlü bu filminde güneş tutulması efsanesini ele alıyor. Güneş tutulması olduğu zaman dünyada farklı bir enerji dolaşıyr ve o sırada biri ölürse ruhu girmek için başka beden buluyor. Ve o dakikadan sonra da kim kimi öldürse ruh değişiyolar.. Özgü Namal yine çok tatlı. Ayrıca bu film, yeni dönem jönümüz Ahmet Kural'ın sinemayla imtihanı.. E, sınavı geçmiş gözüküyo..

İncir Çekirdeği (2009), bir çok projede sanat yönetmenliği yapmış Selda Çiçek tarafından yazılıp yönetilmiş bir film. Bu filmde Özgü Namal hem hamile hem doğu şiveli.. Sinemaya küsmesine şaşmamalı :) Bu filmden sonra sinemaya ara veriyor ve yeniden televizyona, dizilere dönüyor. Ara veriyor dediğim de yani Türkiye'de bir dizide başrol oynuyorsanız başka bi şey yapmaya zaman kalmıyor zaten.. Mecburi aradır bence o..


Bu sezona kadar Hanımın Çiftliği'nde yer alıyordu. Şu sıralar da Merhamet'te oynuyor.
Merhamet, çok güzel kadınların oynadığı, yapımcı ve yönetmeni kadın olan, hikayesi bir kadına ait olan ilginç bir dizi. Birkaç bölümüne denk geldim izledim. İlk bölümü fena yakalamıştı beni mesela, açılış sahnesinde güzel bir plansekans vardı; cimili mimili.

Ve son olarak da tekrar sinemaya dönüş yaptığı Bu İşte Bir Yalnızlık Var (2013) filmi.. Film, Tuna Kiremitçi'nin aynı isimli romanından Burak Göral tarafından uyarlama, yönetmeni Ketche.. Çok iyi film değil ama tatlı tatlı, romantik sevenlere göre..

Evet, sinema ve dizi olayları böyle. Peki ya oyunculuğa ilk başladığı tiyatro konusunda neler yaptı, halen oynadığı bir tiyatro oyunu var mı? Yok. Şu an bir oyun yok ortada ama rol aldığı beş tane tiyatro oyunu yazıyor internette. O beş oyundan biri, 2001'de Tiyatro Fora bünyesinde oynadıkları Woody Allen'ın 'Tekrar Çal, Sam'i imiş. Keşke yetişebilseydim dediğim.


Bir de geçen sene Selen Uçer ile beraber hazırladıkları ve en son 19 nisan 2013''te oynadıkları 'Kuçu Kuçu' oyunu var. Oyunun şu an ki durumunu bilmiyorum, bir bilgi yok. Oynasa da izlesek..

Ha, aklıma gelmişken bir ara kendisi bir bankanın reklam serisinde yer almıştı hani. Hatırlıyor musunuz? Axess kızıydı evet, sarılı beyazlı giyinen, pizzacı kızken birden meşhur olup Axess kızı falan olmuştu. Baya hikayeli reklam serisiydi. Hatta figürasyon olduğum dönemlerden bir dönem kendisiyle bir araya gelmişliğimiz var. Kale arkasındaki foto muhabirdim ben, arkası dönük olan da o anda bana konsantre olmuş Özgü Namal. Hatıra olum bunlar hep :) Görüntü kötü biliyorum, o zamanlar HD yok..


Böyle işte, Özgü Namal işlerine dair bildiklerimi paylaştım. Özel hayatından çok işleriyle gündeme gelme klişesi galiba var bu kadında. Çünkü ben en son Oktay Kaynarca'da kalmışım mesela, ya ben magazin izlemiyorum ondan ya da hakikaten işleriyle gündemde. Bi de kıskanıyorum herhalde.

27.06.2013
Oku..

Polis (2007)



Zaten ne zamandır izlemek istediğim bir filmdi. Oyuncu kadrosu dehşetti: Haluk Bilginer'di, Özgü Namal'dı.. Ve filmin adı Polis'ti.. Yani, izlemeyip n'apacan?!

Bir cinayet masası polisi, yıllarını suçlu bir ailenin peşinden koşturarak, ipucu toplayarak, suçluluklarını ispatlamaya çalışarak geçirmiştir. Ailenin küçük oğlunu suçüstü yakalar, vurur. Aynı zamanda bizim polis, hukuk öğrencisi güzel bir kıza da tez danışmanlığı yapmaktadır ve ona aşıktır. Suçlu ailenin büyük oğlu da intikam için bizim polisin ailesini öldürür. Polis de o aileyi yok etmek için bombaları kuşanır, canlı bomba olur, ama ne hikmetse o halde iken kızla buluşmaya gider. Bu arada adam bir ara kıza açılmış, kız 'Saçmalama..' demiştir. Kıza der ki "Seni seviyorum de bana.." Kız korkudan der, adam "Yalan söylüyorsun" der, kız gider, film biter.

Genel olarak beğendiğimi söyleyebilirim ama bazı sahneler var ki kolpalıktan kırılıyo, insanı sinemadan soğutuyo, o kafaya kabzayla vuramamalar falan.. Ayrıca final, hiç yakışmadı.. Üşenmedim alternatif son düşündüm.. Biraz daha üşenmeyip komple yeni hikayeler düşünsem daha iyi de neyse..
Bak şimdi, polis, o aileyle başa çıkamayacağını anlar, kızı öldürmelerinden de korktuğu için, kızla buluştuğunda üstündeki bombayı patlatır. Nası fikir, çok sert di mi..

Yazan yöneten Onur Ünlü, yaptığı ve yapacağı işler takip edilesi bir adam olduğunu gösterdi bu filmiyle bana.. Bakılsın o zaman..

Şubat 2011
Oku..