Nicolas Cage ve Filmleri



1996 senesinde Leaving Las Vegas (1995) filmiyle 'en iyi erkek oyuncu' Oscar'ını kazanmıştı. Bu, 50 yaşındaki oyuncunun 60 küsür filmlik kariyerindeki tek Oscar'ı. Bir kez de Adaptation. (2002) ile aday olmuştu ama kazanamadı onu.

Gerçek adı Nicholas Kim Coppola, evet Francis Ford Coppola'nın yeğeni. Bir kaç başarısız film deneyiminden sonra amcasının Rumble Fish (1983) filminde rol alıyor ve güzel bir kariyerin başlangıcı oluyor bu. Coen biraderlerin Raising Arizona (1987)'sında da rol alarak iyice dikkatleri çekmeyi beceriyor. Hem yetenekli hem çok çalışkan olan Cage durdurulamıyor tabi. Bir ara bir şey oluyor ve aksiyon filmlerinin aranan yüzü oluyor. Dramda da gayet başarılı olmasına rağmen daha çok aksiyonseverlerin karşısına çıkıyor. Yalnız 'son zamanlarda parasızlıktan önüne ne gelse oynuyor, çok dandik filmleri var' falan gibi laflar duymaya başladık. Ben çok katılamıyorum buna, yaşı gereği tarzı değişmiş deseniz belki katılırım, tartışılabilir bu.


Biraz da magazin yapacak olursak, Lisa Maria Presley ve oyuncu Patricia Arquette ile sürmeyen evliliklerinin ardından 2004'te Alice Kim Cage ile evlendi ve bir çocukları var.


En sevdiğim filmi Lord of War (2005)


***

Nicolas Cage'in çoğu filmini izledim. İzledim izlemesine de bakalım aklımda ne kalmış:

Drive Angry (2011)… Milton.. Öbür taraftan gelen.. İntikam için gelen.. Fena değildi, sevdim bu filmi.. Hele zaten Amber Heard beni benden alan hatun, kimi kimden almaz ki, yuva yıkar..


Season of the Witch (2011)... Cadılar zamanı yani. Nicolas ve bi arkadaşı, zamanın cengaverlerinden haçlı savaşçıları... Bi de kız var cadı diyolla buna. Bu kızı emanet ediyolar bizim cengaverlere, bi yerden bi yere götürmeye. Meğer kız cadı değil, şeytan...

The Sorcerer's Apprentice (2010)... Sihirbazın çırağa seçilmiş çocuk var ufaktan.. Ben yaşlara gelince, sihirbaz Baltazar Blake (Nico) buna sihir neyin öğretiyo... Kötüleri yeniyo...

Kick-Ass (2010)... Süper kahraman olmak isteyen bi bebe var. Bu baya dayak yiyo bu yolda. Bizim Nico burda 'Big Daddy' kızıyla (Hit Girl) beraber bu çocuğun iyi niyetine kanaat edip, onu kolluyolar. Oğlanı sahici süper kahramana yakın yapıyolar...

The Bad Lieutenant: Port of Call - New Orleans (2009)... Aslında kötü film değildi. Kötü polisi oynuyo bizimkisi, baya kötü amma uyuşturucu neyin de kullanıyo bol bol... Sonunda iyi oluyo niyeyse... Meğer kötülüğü numaradanmış...


Knowing (2009)... Nicolas Cage burda prof olmuş.. Kehanet diyen bi kızcağız vardı yanlış hatırlamıyosam.. O diyo bu çözüyo falan.. Dünyayı kurtaran adam yani... Yok... Ya da.. Hatırlayamadım sonunu ya... Dünya kurtuluyomuydu ya...

Bangkok Dangerous (2008)... En güzel filmlerinden bence... Aksiyonu bol gerilimi tadında.. Anlatmam bunu izleyin...

National Treasure: Book of Secrets (2007)... Modern Indiana Jones...

Next (2007)... Üç beş dakka ileriyi görebilen bi motorcunun maceraları... Motorcu muydu la... Sirk gibi bi şeyler vardı diye kalmış aklımda ama.. Motor falan... Uçan adam...

Ghost Rider (2007)... En tırt Marvel hikayesi... Doğru düzgüz konu yok.. Varsa da saçma... Motor süren, ateşli kurukafaya dönüşen bi adam... cağız... İsteyerek yapmıyodu la yazık... İsteyerek süper kahraman olan da çok az ha..


The Wicker Man (2006)... Bi polis idi burda... Adaya gidiyodu, hatta filmin Türkçe adı Lanetli Ada... Bir takım gerilim, falan kızı, eski karısı falan buna oyun ediyo. Psikopat karılarla kılıbık adamlarla dolu saçma bi adada yandı bitti kül oldu Nico...

World Trade Center (2006)... Dünya Ticaret Merkezi... Burda da polis idi... İkiz kulelere saldırı olayı anlatılıyodu.. Yani saldırı sonrası kurtarma çalışmaları.. Gerçek hikaye..


The Weather Man (2005)... Hava durumu sunucusunu oyniii... Kötü film.. Sıkıcı.. Ok-yay falan...

Lord of War (2005)... Ooooo... Çok güzel film... Savaş ticareti filmi... İzleyin...

National Treasure (2004)... Modern Indiana Jones'un ilk filmi...

Matchstick Men (2003)... Çok güzel kandırmaç filmi... Türkçesi Üç Kağıtçılar zati... Burda ki karakteri çok iyiydi bi kere... Sevdiğim filmlerinden...

Adaptation. (2002)... Senaristti bu filmde... Hatta ikizi vardı, ikisini de kendi oynuyo... "İki farklı kişiyi oynamak çok zordu" diyodu kamera arkasında değişik filmdi doğrusu...

Sonny (2002)... Yönetmenliğini yaptığı film. Mmm.. Jigoloyu anlatıyooo.. Kendi de acayip bi tiple gözüküyo filmde biraz.. Gaza gelen aktörün yönetmenliğe soyunma macerası işte, ikinci sınıf bi hareket..

Windtalkers (2002)... Savaş filmi... 1. Dünya Savaşı'ydı herhalde... Psikolojisi bozulan askerler...

Captain Corelli's Mandolin (2001)... Anam o Penelope Cruz nasıl çirkindi burda... Bi de mandolin neydi ya... Gitar falan çalaydın bari.. Koskoca kapitan...

The Family Man (2000)... Aile Babası... Zengin yatıp fakir ama gururlu kalkmak ne acayip bi şeydir ya. Ama çok güzel filmdi hacılar izlemeyenler izlesin... Sevdiğim bir diğer filmi...

Gone in Sixty Seconds (2000)... Araba kaçırma filmi, belli bi sürede belli bi miktar araba hırsızlığı.. Burda da o kalın dudaklı neydi o... Hah.. Angelina Jolie ile oyuyor. Benim de sinemada ilk izlediğim film olarak geçti kişisel tarihime...


Bringing Out the Dead (1999)... Yaşamın Kıyısında Türkçe versiyonu... Kötü, sıkıcı, boğuk bi film...

8 MM (1999)... Porno sektörü tüm çıplaklığıyla ortada... Hatta tüm iğrençliğiyle... 8 mm film, biliyosunuz, dandik filmlerde, ucuz yollu sinemanın kullandığı film tipidir. Porno sektörü de bu terimle anılır zaten... Ama eskidendi tabii, artık çok kaliteli pornolar...

Snake Eyes (1998)... İyi polis, kötü polis filmi... Kötü başlıyo iyi bitiriyo Nico...

City of Angels (1998)... Elini kesiyo kan yok, Seviyo, seviyo mu sevmiyo mu belli değil, lan n'olucak bunun sonu derken atla damdan, adam ol... Ama bu sefer de karı öl... Acıklı hikaye vesselam...

Face/Off (1997)... Bizim Ali/Polat dönüşümünün Amerikan versiyonu... Tam aynı olmasa da yüz değiştirme aynı... Ali/Polat dönüşümünü anlamayan olduysa buraya...

Con Air (1997)... Uzun saçlı asi Nico... Güzel de film.... İzlemeyen izlesin... Hapishane kaçışı..


Trapped in Paradise (1994)... Temiz komedi ağbi... Hiç kasmadan otur izle, gül...

It Could Happen to You (1994)... Nico bi polis rolüyle daha karşımızda... Gerçek hikayeymiş galiba.. Güzel hikaye...

Guarding Tess (1994)... Kötü film şimdi doğruya doğru... Eski başkanın karısını koruyan, zavallı işinin ehli koruma..

Red Rock West (1993)... İzledim ama inanet hatırlamadım ya.. Çok olmuş izleyeli...

Amos & Andrew (1993)... Çok güzel bi komedi gerilim...

The Boy in Blue (1986)... Genç bir kürekçinin hayat hikayesi... İyi de oynamış Nico can... Daha küçük burda... Küçük dediğim de benden büyük yine.


Nisan 2011
Oku..

Sıralı Tam Liste: Oscar 2011


83. kez sahiplerine ulaşan Oscar'ları, Los Angeles'taki törenle kazanan isimler..

En İyi Film: The King's Speech (2010)

En İyi Yönetmen: Tom Hooper, The King's Speech (2010)

En İyi Özgün Senaryo: David Seidler, The King's Speech (2010)

En İyi Kadın Oyuncu: Natalie Portman, Black Swan (2010)

En İyi Erkek Oyuncu: Colin Firth, The King's Speech (2010)


En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Melissa Leo, The Fighter (2010)

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Christian Bale, The Fighter (2010)

En İyi Uyarlama Senaryo: Aaron Sorkin, The Social Network (2010)

En İyi Görüntü: Wally Pfister, Inception (2010)

En İyi Kurgu: The Social Network (2010)

En İyi Sanat Yönetimi: Alice in Wonderland (2010)

En İyi Kostüm Tasarımı: Alice in Wonderland (2010)

En İyi Saç & Makyaj: The Wolfman (2010)

En İyi Ses Kurgusu: Inception (2010)

En İyi Ses Miksajı: Inception (2010)

En İyi Görsel Efekt: Inception (2010)

En İyi Şarkı: Toy Story 3 (2010)

En İyi Film Müzikleri: The Social Network (2010)


En İyi Yabancı Dilde Film: Haevnen (2010)

En İyi Animasyon Film: Toy Story 3 (2010)

En İyi Kısa Animasyon Film: The Lost Thing [2010]

En İyi Belgesel Film: Inside Job (2010)

En Kısa Film: God of Love [2010]

[Buraya gecenin kritiği gelecek] - Valla hiç hatırlamıyorum, bu yazıyı sırf o sene hangi kategoride kim ödülü kapmış onu hatırlamak için hazırladım.. Beş sene sonra yapılan iş yani, çok da şe'yapmamak lazım.. Ama BigFive'dan dört ödül koparan The King's Speech (2010) kral gibi duruyor.. Teknik alandan beş ödülle geceyi bitiren Inception (2010) ise gizli kahraman..

120716 ama Şubat 2011'e atanmıştır..
Oku..

Inkheart (2008)


Filmin olayı; okudukları kitaplardaki kişi ve kuruluşları, günümüz dünyasına getirebilme yeteneği olan süper kahramanların maceraları. Yani adam ‘Pamuk Prenses ve 7 Cüceleri’ okuyunca sağdan soldan yedi kendini bilmez cücenin (neden kendini bilmez çünkü, nerdeyiz lan biz oluyolar) veya kitaptaki herhangi bi karakterin dünyamıza intikali işten bile değil.


Filmin en sevdiğim sahnesi de söz konusu kitabın yazarıyla tanıştıkları ve yazarın, yazdığı karakterleriyle tanıştığı sahne.
Filmi izlerken kitap uyarlaması olduğunu da biliyordum ve iyi ki filmini de yapmışlar dedim. Hatta bir kitap serisi olduğu için diğer filmler de gelebilir.
Yani okuduğum kitaptaki karakterin ‘hop’ yanıma gelmesi de her zaman isteyeceğim bi şey değil tabii. Yeri geliyo neler okuyoruz...


Buna benzer bir hikayeye Woody Allen’ın ‘Muzır Etkiler’ kitabında da rastlamıştım. ‘Kugelmass Olayı’ başlığı altında bir yazıydı. Hikaye tam olarak böyle değil ama mesela:
"Hangi roman karakteri şu an yanında olsun isterdin." diyo. Öbür adam geyiğine, "Madam Bovary hiç fena olmaz aslında hehe." falan diyo, ‘çat’ Madam Bovary'nin odasındasın.
Tabii Woody Allen’ın işi geyik, karı-kız, ama filmde; fantastik canavarlar, kötü adamlar, çil çil altınlar var.


Brendan Fraser'in başrolünde olduğu filmin yönetmeni Iain Softley. Alman yazar Cornelia Funke'nin aynı adlı romanından uyarlanmış. Filmde, benim her zaman ilginç şekilde başarılı bulduğum İngiliz Paul Bettany; Gollum rolüyle kimsenin tanımadığı ama aslında tanınan Andy Serkis; Eliza Bennett ve Sienna Guillory gibi isimler var.

Şubat 2012
Oku..

Polis (2007)



Zaten ne zamandır izlemek istediğim bir filmdi. Oyuncu kadrosu dehşetti: Haluk Bilginer'di, Özgü Namal'dı.. Ve filmin adı Polis'ti.. Yani, izlemeyip n'apacan?!

Bir cinayet masası polisi, yıllarını suçlu bir ailenin peşinden koşturarak, ipucu toplayarak, suçluluklarını ispatlamaya çalışarak geçirmiştir. Ailenin küçük oğlunu suçüstü yakalar, vurur. Aynı zamanda bizim polis, hukuk öğrencisi güzel bir kıza da tez danışmanlığı yapmaktadır ve ona aşıktır. Suçlu ailenin büyük oğlu da intikam için bizim polisin ailesini öldürür. Polis de o aileyi yok etmek için bombaları kuşanır, canlı bomba olur, ama ne hikmetse o halde iken kızla buluşmaya gider. Bu arada adam bir ara kıza açılmış, kız 'Saçmalama..' demiştir. Kıza der ki "Seni seviyorum de bana.." Kız korkudan der, adam "Yalan söylüyorsun" der, kız gider, film biter.

Genel olarak beğendiğimi söyleyebilirim ama bazı sahneler var ki kolpalıktan kırılıyo, insanı sinemadan soğutuyo, o kafaya kabzayla vuramamalar falan.. Ayrıca final, hiç yakışmadı.. Üşenmedim alternatif son düşündüm.. Biraz daha üşenmeyip komple yeni hikayeler düşünsem daha iyi de neyse..
Bak şimdi, polis, o aileyle başa çıkamayacağını anlar, kızı öldürmelerinden de korktuğu için, kızla buluştuğunda üstündeki bombayı patlatır. Nası fikir, çok sert di mi..

Yazan yöneten Onur Ünlü, yaptığı ve yapacağı işler takip edilesi bir adam olduğunu gösterdi bu filmiyle bana.. Bakılsın o zaman..

Şubat 2011
Oku..

2010'un En Beğendiğim Filmleri


Öncelikle belirtmek isterim ki bu atanmış bir yazıdır. Başlıklar sıralamasında 2011 senesinin hemen başında yer alıyor fakat bilmenizi isterim ki Ocak 2020'de oluşturuldu. Bu, 2010 menşeili filmler arasından en beğendiklerimi bir araya getirmek için yaptığım bir çalışmadır. Bunu blogun 10 yıllık geçmişiyle ilişkilendirerek bir standart yakalamk istediğim için yapıyorum.

imdb.com üzerinden oyladığım filmlerden yola çıkarak hazırlanan bu listenin genel beğenimi yansıtacağını düşünmekle beraber, küçük bir ihtimal de olsa izleyip oy vermeyi atladığım ve şimdi düşününce de aklıma gelmeyen güzel filmler varsa nazarlık olsun diyelim. Ayrıca bu gibi bir çalışmayı o senenin sonunda yapmak çok efektif bir sonuç doğurmayacağını izlediğim filmlerin sayısı da gösteriyor. Bu senenin filmlerini gayet 3-5 yıl sonra da izlemiş olma ve bu listeye dahil etme imkanı sağlandı böylece.

Filmi izledikten sonra, o ruh haliyle 10 üzerinden verilen puanların en yüksekleri yani 8 ve üzeri olanlarla oluşturuldu bu liste. Geriye dönüp baktığımda 7 puan verdiğim ama gerçekten aklımdan çıkmayan filmler de olmuş ama o anki ruh halime güvenerek plana sadık kalıyor ve yüksek puan alanlardan da biraz eleme yaparak elit bir ilk 10 çıkarmaya çalışıyorum.

Saygılar.


6. Blue Valentine (2010)
7. The Fighter (2010)
9. Somewhere (2010)


Oku..

The Hunchback (1997)


Bugün bitirme şerefine eriştiğim kitabımdan bahsedeyim. Notre Dame'ın Kamburu.. NTV Yayınları'ndan çıkmaya başlayan çizgi roman dünya klasikleri serisiyle beraber kendimi şimdiye kadar okumadığım klasik edebiyat eserlerini karıştırıp, açığı kapatmaya çalışırken buldum. Bir de bu açığı hızla kapatmak isteyenler için Acelesi Olanlar İçin 90 Klasik Kitap var. 
Çok uzun zaman önce başladım aslında bu kitaba, bir ayı geçti herhalde ama İstanbul'dayken sadece toplu taşıma araçlarında, tatilde, evdeyken de sadece tuvalete girince okuduğum için anca bitti.


Kitap, Esmeralda adında güzel çingene kızın olayını anlatıyor. İsimlere takılmadan bahsedecek olursam: kambur, rahip, asker ve yazar var. Rahip kıza hasta; askerin sevgilisi var ama o da kıza hasta; bazı olaylar sonucu farklı zamanlarda kız, kambur ve yazarın hayatını kurtarıyor. Yazar kızı çok sallamıyo ama kambur abayı yakıyor. Kambur çok çirkin olduğu için kızın ona bakmayacağını biliyor zaten. Kız askere hasta bu arada sadece, rahibe yüz vermeyince; rahip de kıza iftira atıyo, astırmaya kadar gidiyo iş. Kambur rahibi öldürüyo sonra kendi de ölüyor (Bir nevi intihar oluyor aslında). Asker ve yazar kendi işlerine bakıyolar. Olay bu.


Şimdi bu kitabın bir filmini izledim -klasik bi hikaye olduğu için tabii ki pek çok sinema, tv veya sahne uyarlaması var, bu Salma Hayek'li olan- The Hunchback (1997); kitaptan biraz farklı, ama çok az. Bir de müzikalini izledim müthiş... Tavsiye edilir 'Notre-Dame de Paris (1999)'.. Var internette..


The Hunchback (1997), Macar yönetmen Peter Medak tarafından çekilmiş. Kadroda ise esmer güzeli Salma Hayek'e, Mandy Patinkin ve Richard Harris eşlik ediyor. TV için çekilen filmin imdb.com puanı 6.1, benim filme puanım 7.0, Salma Hayek'e de 10.0.

Ağustos 2010
Oku..