Deadpool 2 (2018)


En basitinden şunu söyleyebiliriz film için, keşke bir sürü devam filmi olsa... Basitliğinin farkında, sadece eğlendirmeyi amaçlayan bir film; iki filmler. Mesela, standart bir 'güzel film' seçelim, Inception (2010)... Film bittiğinde her dakikasına hayranlık duyuyorsun, efsane film falan diye düşünüyorsun ama benzeri bir hikaye daha izlemenize gerek yok, Inception 2 çekilse mesela, hani yapmazlar tabii de, ne gerek var dedirtir, anladın?.. Deadpool filmlerinin tarzı itibarıyla 10 film falan çekilmesi bizleri çok mutlu eder. Eskinin 8 filmlik Police Academy, 6 filmlik Hababam Sınıfı, 3 filmlik Iron Man'i gibi... Ah ah ne günlerdi...


İlk filmdeki senarist kadro Rhett Reese ve Paul Wernick ikilisine bu filmde başrolümüz Ryan Reynolds da dahil olmuş... İlk film Deadpool (2016)'un yönetmeni Tim Miller ise güzelim koltuğunu dublör kökenli David Leitch'e kaptırmış. bkz. Atomic Blonde (2017). Ama açıkçası ben yönetmen değişikliğini hiç sezmedim film boyunca, normalde hemen anlarım. Serinin iki filminin de bütçe gereği taze yönetmenlere emanet edilmiş olması yeni yetenekler keşfedilmesini sağladı, iki film de çok başarılı!..

Deadpool takma isimli Wade Wilson, ilk filmden bildiğimiz gibi X-Men ekibinin üyesi olmaya davet edilmişti ama yaramaz bir çocuk kafasına sahip olan çirkin kralımız bir kuruma bağlı olmak istemeyen, tıpkı Logan gibi bağımsız takılan süper kahramanlardan olmalıydı, neyi eksikti... Wade'in tek bağlılığı, henüz çok yakışıklı olduğu zamanlardan beri seviştikleri Vanessa'yaydı. Gelin görün ki bu filmin ilk dakikasında Vanessa kalleş bir maganda kurşununa hedef olur. Wade birkaç nanosaniyelik yas döneminin ardından magandanın peşinde düşer ama onu kovalarken başka bir kötü adam ortaya çıkar, sonra süper güçleri olan başka bir şişko çocuk okulu ayağa kaldırır falan... Bir takım olaylar gelişir ve Deadpool, kendi ekibini kurmaya karar verir, X-Force; fakat bunun için fazla şapşiktir!..


Ryan Reynolds'a büyük oranda Josh Brolin eşlik ederken; Eddie Marsan, Morena Baccarin, Zazie Beetz ve Brianna Hildebrand kadrodaki diğer tatlı isimler... Deadpool'un Josh Brolin'in oynadığı karakter Cable'a bir ara Thanos demesi hemen aklıma daha önceki bir tespitimi getirdi. Marvel Evreni denen bu çizgi dünyanın sinema uyarlamalarında aynı oyuncuya birden fazla karakter emanet edilmesi dikkatimi çekiyor. Mesela Chris Evans, önceden Fantastic Four'da Storm'du sonra Avengers'ta Capatain America da oldu; Ryan Reynolds, önceden Blade'te Hannibal King'ti sonra X-Men'de Deadpool oldu; şimdi de önceden Avengers'taki Thanos olan Josh Brolin'i X-Men'de Cable olarak izledik... Aynı evren içinde farklı gezegenler belki ama neden yani... Bu bir dipnottu!..


Benim seçtiğim bir film olmasına rağmen biz çok beğendik filmi, hatta Sevcan dedi ki "Bunun gibi izleyebileceğimizi başka ne filmler var?" Bu ne demek biliyor musunuz, hala ortak zevklerimiz var, hala beraber film izleyebiliyoruz... Yani memleket bu haldeyken bile demek istiyorum... Bu iyi bi şey!.. Ayrıca filmde iki saniye görünen görünmez adam rolüyle Brad Pitt'i de tespit eden yine genni, ne göz var maşallah.. Sevgiler...

23.09.18
Oku..

Atomic Blonde (2017)


Dublör David Leitch, meslektaşı Chad Stahelski ile yıllarca hayalini kurdukları film John Wick (2014)'i yaptıklarında aslında pek de beklemedikleri bir ilgiyle karşılaştılar. Chad yönetmen koltuğundaydı ve ufak tefek kamera arkası tecrübesi olan David de ona yardım ediyordu. Keanu Reeves'in başrolündeki filmin elle tutulur bir hikayesi yoktu, sırf aksiyondan oluşuyordu. Karşılaştıkları ilgiden sonra, dublörlükten, film yönetebilecekleri bir noktaya gelebildiklerini gördüler ve devam etmeye karar verdiler. Chad, John Wick: Chapter 2 (2017) için çalışmaya başladı; David'e de Deadpool 2 (2018)'yi emanet etmeyi düşündüler, öncesinde bir tanıtım filmi hazırlattılar, Daedpool: No Good Deed [2017].. Bu arada Atomic Blonde (2017) için yönetmen koltuğundaydı zaten David. Çok yetenekli bir sinemacı olduğu görülebiliyordu, Deadpool 2 (2018) için hazırlanmaya başlayabilirsin dediler. Başarı öyküsü resmen. Dublörlük yaparken bir yandan da reji olarak çalışmasının meyvelerini toplamaya başladı böylece. Artık o, yönetmen David Leitch!..

Ne John Wick (2012) iyi bir filmdi ne Atomic Blonde (2017) efsane; ama bunlar gösteriyor ki Deadpool 2 (2018) başarılı olacak. Atomic Blonde (2017) bir çizgi roman uyarlaması. Ve kadrosu çok yetenekli isimlerle dolu: Charlize Theron, James McAvoy, John Goodman, Eddie Marsan ve efsane Skarsgard Ailesinin üyelerinden Bill Skarsgard.


1989 Berlin. Duvar yıkılmak üzere. Siyasetçiler ve onların saha uzantısı ajanları tedirgin. Çünkü Duvar'la beraber pek çok kural yıkılacak, pek çok şey açığa çıkacak. Tam da böyle bir ortamda İngiliz İstihbaratı MI6'in -gizli bilgiler içeren bir listeye sahip- ajanı öldürülmüş, liste kayıp. Lorraine bu işi çözmek için gönderiliyor Berlin'e. "Orada sana David yardımcı olacak, kendisi bölge ajanımız, herkesi tanır, her deliği bilir!" Ama Lorraine daha uçaktan inmeden, düşmanın haberi olmuştur geldiğinden. Vee Ekşın!

Uzun bir aradan sonra Charlize Theron izlemek büyük keyif, çok güzel kadın. Film de fena değil aslında ama ufak bir çiğlik hissediliyor. Sanki filmin çekimleri tamamlandıktan sonra türünü değiştirmeye karar vermişler de kurguyla, müzikle başka bir film yapmaya çalışmışlar gibi. Bilmiyorum, belki de biraz fazla ağır bir eleştiri bu ama öyle hissettim. Ve buna rağmen keyifli film yani, puanım 6. Birebir dövüş sahneleri yine normalden fazla ama John Wick (2012) kadar abartılı değil, kararı, ayarı budur, teşekkürler.

6 mart 2018
Oku..

Filth (2013)


Skotlınd'ın büyük şehirlerinden birinin polis departmanındayız. Adamımız Bruce. Bize, burada işlerin nasıl gittiğini anlatıyor, biraz sert bir tarza sahip. Yakın zamanda bir üst pozisyona yükselme ihtimali var. Onlar dedektif, müfettiş falan deyip, kavram kargaşası yaratıyorlar ama sanırım bizdeki komiserlikten başkomiserliğe geçiş gibi bir yükselme.. Tabii bu ihtimal sadece kendisi için değil.. Adaylıklar olunca, oyun iyice sertleşmiş. Herkes bu kadar sert oynamıyor tabii, Bruce ayrı bir bilenmiş mevzuya. Seks ve keyif verici maddenin etkisi yoğun bir şekilde hissediliyor. Aslında arkadaşları ama terfi durumlarında rakip olan diğer adaylara kurduğu türlü tuzaklar gösteriliyor. En sağlam aday zaten kendisi ama işi şansa bırakamaz.


Trainspotting (1996)'i izlediniz mi? Irvine Welsh, bir çok romanı filme çekilen bir İskoç yazar. Trainspotting onun, bu da onun.. Filth (2013)'in yönetmenliğini İskoç Jon S. Baird yapmış. Welsh, hep böyle uyuşturucu kafaların hikayelerini yazan bir adam olarak biliniyor, tarz edinmiş herif.. Son olarak da Porno isimli romanı film projesi halini almış, önümüzdeki senelerde izleriz artık.. Bu filmi de Trainspotting (1996)'in yönetmeni İngiliz Danny Boyle yönetecekmiş. Welsh'ten nasiplenmeyi kafasına koyan bu iki yönetmen en son Babylon (2014) filminde beraber oturmuşlar yönetmen sandalyesine..


Filmde, Bruce'u James McAvoy oynuyor. McAvoy, Marvel'in X-Men serisinde X-Men'i yani Charles'ı oynuyor; tabii gençliğini, yani son iki filmde oynadı, üçüncüde de oynuyor şu sıralar, yeni filmin setindeler.. Nerden biliyorum, boyuna çekin yapıyor Marvel Studio'da falan diye.. (yok öyle bi şey) Ve bu filmdeki performansına da bayıldım.
Jamie Bell var, Jumper (2008) filmi ile tanıdığım; Eddie Marsan; Shirley Henderson; Joanne Froggatt.. Kadınları sırf kadın ismi yazmak için yazdım.. Filmde öyle çok etkin bi kadın rolü yok, belki biraz Shirley'ninki..


Aslında filmi izleyeli oluyo baya, yazcam yazcam hep erteliyodum ama baktım bizde yeni vizyona giriyo, "Belki film hakkında bi şeyler okumak isteyenler olabilir, milleti fikirsiz bırakmayalım, izlediysek yazalım.." dedim.. Çok öyle büyük bi film değil ama güzel, 7..

28.06.2014
Oku..