Special Correspondents (2016)


'Correspondent' ne lan, ilk defa duydum, 'Muhabir' demekmiş, çok heybetli duruyor ama basitmiş, 'Müsteşar' falan çıksaydı bari, böyle ü'lü, ş'li... Gerçi o da aksi gibi, 'Secretary'...

Ricky Gervais'in yazıp yönettiği birkaç film var, onların da yarısını birisiyle beraber yapmış zaten. Çok beğendiğim The Invention of Lying (2009)'i, bu filmle ilk yönetmenliğini yapacak olan Matthew Robinson'la beraber yazıp-yönetmişti; Sonra da Cemetery Junction (2010)'ı oyuncu arkadaşı ve yine ilk kez sinema filmi yönetmenliği yapacak olan Stephen Merchant'la beraber yapmış. Çömezleri toplamış hep. Netflix'le anlaştıktan sonra da zaten kendi işlerini tek başına yazıp-yönetmeye başladı. Ama o daha çok dizileriyle bilinen, dizileri çok izlenen bir komedyen. Kendi yazmadığı çok işte de oynuyor bu arada. Neyse, filmografisine sonra geliriz, şimdi geçen gün Netflix'te izlediğim, yazıp-yönetip-oynadığı bu 'Özel Muhabirler' filmine bakalım.


Tatlı film valla, Ricky Gervais, Eric Bana ile baş rol paylaşıyor; biri tipsiz ve standart zekalı, diğeri yakışıklı, yetenekli ve havalı.. Vera Farmiga pisliğin tekini, Kelly Macdonald ise karşılıksız sevgiyi oynuyor. New York'ta görece küçük bir radyonun kalıbına sığmayan maceracı muhabiriyle, tek macerası telefonundaki oyunları olan ses teknisyeni, Ekvador'da çıkan iç savaşı haber yapmak üzere sınır aşacaklardır. Fakat standart zekalı ses teknisyeni terk edildiği karısına yazdığı mektubun zarfıyla, pasaportların falan olduğu zarfı karıştırıp, çöp arabasına... O kadar belliydiki bu salaklığı yapacağı...

Gidemedikleri Ekvador'dan, Acun'un muhabirlik zamanlarını aratmayacak hikayelerle haber aktarıyorlar. Yok burası şöyle kan gölü yok burası böyle perişan... Hem de radyo binasının hemen karşısında, hep kahve içmeye gittikleri kafenin üst katında. Sonra bunlar bir yalan söylüyo ki ortalık karışıyor, elçilik koruma falan ayarlamaya kalkınca bunlar diyor ki, kaçırıldık anasını satayım, bırakın bizi, uğraşmayın. Olur mu, asıl o zaman uğraşılır!.. Yalanlarının içinden çıkamıyorlar, güzel oluyor.

Eğlenceli film, çok iyi bir tarafı yok ama komik işte. Gervaislendiniz.

13 Mayıs 2020
Oku..

After Life (2019- )


Hollywood'un aman bilmez laf sokucusu komedyen Ricky Gervais'ın, Netflix için yaptığı son işi After Life (2019- )'ın 6 bölümlük ilk sezonu geçen sene yayınlanmıştı, dünden itibaren de yine 6 bölüm süren ikinci sezon yayında!.. Yarımşar saatten bir lokmada izlenebilecek bir dizi. İzlerken peçetelerinizi yanınızda bulundurun çünkü durduk yerde ağlatabilecek bir hikaye!.. "Daha neler" demeyin, Ricky Gervais bu ne yapacağı belli olmaz. İngiltere'de küçük bir kasaba olan Tambury'de geçen hikaye, karamizah da değil doğrudan trajedi aslında, bazen komik durumlara sahne olan içten bir trajedi..


Yerel bir gazete olan Tambury Gazzette'de çalışan Tony habercidir; ekipte, fotoğrafçı, reklamcı, editör falan vardır; küçük ama samimi bir ekiptir ve hepsi salak salak tiplerdir. Tony'nin eşi yakın zaman önce kanser tedavisi görüyormuş, tutunamamış ölmüş kadın. O günden beri intihar etmeyi düşünen Tony bir şekilde beceremez, sonra vazgeçiyor gibi olur, kararsızdır, hep fikir değiştirir. Gıcık bir tiptir, -hep öyleymiş ama yeni bir şey değil- hayatın çok ilginç noktalarını çok ince sorgular, sonra gereksiz haberler yazdığı işine geri döner.

Karısıyla neredeyse her anının videosu vardır, sürekli o videoları izleyip dertlenir, kimle konuşsa karısını anlatır, "şöyle yapardık, bunu derdi, sakın şöyle düşünme derdi" falan diye kendini üzdüğü yetmezmiş gibi etrafındakilere de pompalar o hüznü, herkes gözler ıslak ıslak dolaşır. Yaşlı babası huzurevindedir, bakımıyla birilerinin ilgilenmesi gerektiği için yatırtmıştır, her gün de ziyarete gider. Babasına bakan hemşireyle flörtleşir ama tam beceremez, karısı aklından çıkmaz. Çok tatlı adamdır aslında ama esaslı gıcıktır.


Ricky Gervais'in yazıp yönetip oynadığı bu dünyalar tatlısı İngiliz aksanlı gözü yaşlı komedinin gayet mütevazı bir kadrosu var: Mandeep Dhillon, Diane Morgan, Kerry Godliman, Ashley Jensen, Laura Patch, Jo Hartley ve Harry Potter'ın hademe Filch'i David Bradley. Toplasan iki sezonu bir düzine bölüm ediyor, o kadar tatlı ki şuna da vakit ayıramayacaksak neye ayıralım bu günlerde, kesin izleyin!.. Keşke bitmese diyeceksiniz...

25 Nisan 2020
Oku..

77. Altın Küre Ödülleri


Dün gece gerçekleştirilen görkemli törenle birlikte Gervais, Golden Globe'ta 5. kez sunucu oldu. Şimdiye kadar ki her sunumunda ortalığı karıştıran, bir daha sundurmazlar dediğimiz adam, yine bombaladı geçti. "Çalıştığınız şirketler gerçekten inanılmaz: Apple, Amazon, Disney. Eğer IŞİD bir internet platformu oluştursa hemen menajerlerinizle irtibata geçerdiniz değil mi? Bu yüzden eğer bugün bir ödül kazanırsanız platformu siyasi konuşmalar yapmak için kullanmayın. İnsanlara herhangi bir şey hakkında ders verebilecek pozisyonda değilsiniz ve gerçek dünya hakkında hiçbir şey bilmiyorsunuz. Hatta birçoğunuz okulda, Greta Thunberg'den daha az vakit geçirmiştir. O yüzden buraya gelin, değersiz ödülünüzü kabul edin, çalıştığınız şirkete ve tanrıya olan şükürlerinizi sunun. Sonra da siktirip gidin" dedi. Millet de güldü. Ödül kazanıp sonra da siktirip gidenler şöyle:

En İyi Film - Drama: 1917 (2019)
En İyi Film - Komedi/Müzikal: Once Upon a Time... in Holywood (2019)

En İyi Yönetmen: Sam Mendes, 1917 (2019)
En İyi Senarist: Quentin Tarantino, Once Upon a Time... in Holywood (2019)

En İyi Aktör - Drama: Joaquin Phoenix, Joker (2019)
En İyi Aktör - Komedi/Müzikal: Taron Egerton, Rocketman (2019)

En İyi Aktris - Drama: Renee Zellweger, Judy (2019)
En İyi Aktris - Komedi/Müzikal: Awkwafina, The Farewell (2019)

En İyi Yardımcı Aktör: Brad Pitt, Once Upon a Time... in Holywood (2019)
En İyi Yardımcı Aktris: Laura Dern, Marriage Story (2019)

En İyi Yabancı Dilde Film: Gisaengchung (2019)
En İyi Animasyon Film: Missing Link (2019)

En İyi TV Dizisi - Drama: Succession (2018- )
En İyi TV Dizisi - Komedi/Müzikal: Fleabag (2016- )
En İyi TV Mini Dizisi: Chernobyl (2019)


"Bu ödülleri son kez sunduğumu duyunca sevineceksiniz. Yani artık önemsemiyorum. Şaka yapıyorum, hiçbir zaman önemsemiyordum. En iyi oyuncular Netflix ve HBO'ya geçti ve Hollywood filmleri yapan oyuncular şimdilerde fantastik macera saçmalığını yapıyorlar. Maske, pelerin ve dar kostümler giyiyorlar. İşleri artık oyunculuk yapmak değil. İşleri günde iki kez spor salonuna gitmek ve steroid almak. 'En İyi Bağımlı' ödülümüz yok mu?"

7 Ocak 2020
Oku..

The Invention of Lying (2009)


"Of çok güldüm, aah hah hahaah" dedirten bir film, henüz izlemediyseniz hemen izleyiniz. Koşun koşun hadi!.. Tamam izlemeyenler izlesin diye biraz abarttım ama güzel film işte. İlk izlediğim zamanı hatırlıyorum da.. Ne günlerdi?! Sonrasında pek çok kez izledim ben bu filmi televizyonda falan da denk geldim ama Türkçe dublaj hali o kadar keyif vermemişti mesela, mümkünse orijinal diliyle izleyin, hatta yapabiliyorsanız altyazısız izleyin, ben öyle yapıyorum.


Dilin kemiği yok tabii, at anasını satayım. İyi de ne zamandan beri yok, hiç mi yoktu bu kemik. İşte onu anlatıyor başrol Ricky Gervais; Matthew Robinson'la beraber yazıp yönettiği filmde. Diyor ki: "Çok kötü bir zamandan geçiyordum. Kiramı ödeyebileceğimi sanmıyordum, bankada az bir param vardı. Yine de hepsini çekmek için gittim. Tam o sırada sistem dondu. Gişedeki kız, 'hesabınızı göremiyorum, siz söyleyin ne kadar varsa hesabınızda çıkarıp vereyim' dedi. İşte o an olmayan bi şey söyledim, ne olduğunu bilmiyorum. Hesabımda olmayan bir miktarı söyledim. Bunu nasıl yapabildim bilmiyorum. Bankadan tam da kiram kadar olan parayla çıktığımda fark ettim. Olmayan bi şeyi söylemeyi icat etmiştim."

"Yazık lan!" diyorsunuz izlerken, 'yalan' diyemiyor salakçık. Ve böyle başlamış yalanlar. Ondan önce herkes birbirine "Günaydın, bu sabah çok bitkin görünüyorsun, hemen yanından uzaklaşmak istiyorum!" ya da "Bu akşam seninle yemeğe çıktım ama sadece daha iyi bir planım olmadığı için, seninle yatmayı düşünmüyorum, yemeği de sana ısmarlatıcam!" gibi dobracılık oynuyorlarmış.


Bir film şirketinde işe yaramaz senaryolar üzerine çalışan kahramanımızın da çok ilginç bir hikayesi var. Bence kaçırmayın, çok eğlenceli.. Ricky Gervais'i ben nedense Jimmy Kimmel gibi talk-show'cu falan sanıyordum, değilmiş galiba. Hafiften bir şişman sempatikliğine sahip ama kesinlikle samimiyetsiz bir yüz ifadesi var. Bir tek bu filminde sevdim onu, hatta şu sakallı haliyle. Onun haricinde kadro şu şekil: Jennifer Garner, Jonah Hill, Louis C.K., Tina Fey, Rob Lowe ve Stephanie March. Peki neden bu filmi şimdi yazmak geldi aklıma, çünkü birazdan Hz. Musa temalı bir film izliycem, Musa deyince bu film geliyor aklıma da ondan, öyle yazayım dedim sonra da. Burada da bir The Man from Earth (2007) vakası var! Bence etkilenmiş..

13 mart 2018
Oku..