The Life and Death of Peter Sellers (2004)


Daha çok televizyoncu olan Stephen Hopkins, İngiliz komedyen Peter Sellers (1925-80)'ın Roger Lewis tarafından yazılan hayat hikayesini sinema filmi yapan adam. Peter Sellers'ı oynayan adam ise daha bir adam, Geoffrey Rush.
Çok başarılı ama şimdi boş verin onu. Peter Sellers ne manyak adammış, hiç öyle bilmemiştim kendisini. Kim bu Sellers derseniz; Kubrick'in Dr. Strangelove (1964) filmindeki herhangi bir karaktere bakabilirsiniz. Ya da Blake Edwards'ın Pembe Panter serisindeki dedektif Clouseau.


Peter Sellers, bildiğin karaktersizmiş canım. Karakter yaratımındaki başarısını da buna borçluymuş. Evde, karısına ve çocuklarına karşı tutumu, çocukça davranışları falan hep annesinin yetiştirme tarzındanmış..
Hakkında çok fazla yazıp çizmeyip, Sellers'ın bir dönemki sevgilisi Britt Ekland'ı Charlize Theron oynuyor diyeyim de iyice izlemek isteyin.
Karısını Emily Watson, Edwards'ı John Lithgow, Sophia Loren'i Sonia Aquino ve Stanley Kubrick'i Stanley Tucci oynuyor.


Biyografik filmlere sardım bu ara iyice. Ünlü birine başka bir ünlünün hayat hikayesinde denk gelince çok tatlı oluyor yahu. Ünlülerin de ünlü tanıdığı oluyor haliyle. Yani mesela Sellers'ı izlerken normalde bir anda Kubrick'i de görüyorsun ya.. Çok severim biyografiyi bu yüzden. Her zaman güzel olmuyor tabii ama bu güzel. İzlensinov..

12.12.13
Oku..

Predator BoxSet


Predatör, kelime anlamı 'avcı' olan; sinemada izlediğimiz karakterin ilk halini Aliens (1986)'ın yönetmeni James Cameron tasarlamış ve Stan Winston tarafından geliştirilip hikayesi oluşturulmuştur.
İlk filmi Predator (1987), Jim ve John Thomas kardeşlerin senaryosunu hazırladığı, John McTiernan tarafından yönetilip başrolünü de avcıyla birlikte Arnold Schwarzenegger'in paylaştığı aksiyon/bilim-kurgu türü bir filmdir. Filmde özel bir askeri tim, ışığı yansıtarak görünmezlik özelliği kazanabilen bir zırha ve gelişmiş bir takım özelliklere sahip, amacı avlanmak olan bir yaratık türüne karşı savaşmaktadır. Filmin en çok akılda kalan sahnesi; insanları vücut ısıları sayesinde görebilen yaratığın görüşünü engellemek için Dutch'ın (Schwarzenegger) kendini çamura bulayarak çatıştığı sahne..


İlk filmde ormanda askeri tim tarafından gerçekleştirilen operasyon, devam filmi Predator 2 (1990)'de şehre taşınıyor ve polisle federaller hem kendi aralarında hem avcıyla çatışıyorlar. Bu filmin senaristliğini yine Thomas kardeşler üstlenirken yönetmenliğini Stephen Hopkins yapmış.

Bir yandan da tabi Alien salgını vardı. 79 ve 86'da çekilen iki filmi olan Alien, Predatörlere rağmen hala popülerdi. 92 ve 97'de iki Alien filmi daha çekildi.
Sonra 'Dünya dışı bu iki tür birbirine girse n'olur?' sorunun cevabını aradılar AVP: Alien vs. Predator (2004) ve AVPR: Aliens vs. Predator - Requiem (2007) filmleriyle. İlkinde, dünyaya saldıran Alien'la savaşan Predatörler (bizi koruyorlar yani); ikincisinde de kendi aralarındaki savaş 'Alien ve Predatör Savaşı' yaşanıyor. İkisinde de olan insancıklara oluyor.


Zorlama senaryolarla artık boka saran avcı hikayesini Predators (2010) başlığı altında toparlayan isim L.A.'li yönetmen Nimrod Antal. Predatörlerin gezegenine gönderilen seçilmiş elemanların mücadelesi konu edilmiş bu filme. Bir şekilde avcıların artık avlanması gerektiği düşünülüp, en iyiler seçilip -özgür iradeleri dışında- savaşa gönderiliyor. Aksiyonu sağlam kadrosu daha sağlam: Adrien Brody, Topher Grace, Alice Braga, Danny Trejo ve Laurence Fishburne. Hatta çok şık bir açılış sahnesiyle başlayan bu son filmi tavsiye bile edebilirim.


Filmler arasında bir konu bütünlüğü yok, illa sırasıyla veya son film için diğer hepsini izlemeniz gerekmiyor. Ben yaptım ama Prometheus (2012) izleyebilmek için bütün yaratık filmlerini hatta ortak filmleri olduğu için bütün avcı filmlerini oturdum izledim. Muhtemelen gerek yoktu ama artık Alien ve Predator eksperiyim. Sor bak? Ne yerler, nasıl dövüşürler bilirim.. Şimdi karşıma bi Alien çıksa.. sıçtım..

fifth of november 2012 remember..
Oku..