İtirazım Var (2014)


Bir Selman Bulut polisiyesi. Selman Bulut, imam.

Direk söyleyeyim abi, Onur Ünlü'nün en iyi filmi.. Yazdığını yönettiği yedinci uzun metraj filmi, sadece yazdığı bi iki filmi de var. Yani içlerinde en iyisi işte.. İlk polisiyesi değil ama en harbi polisiye hikayesi..

Yalnız polisiye tek başına olmuyo, tek başına yeterli bir tarz değil gibi; ya komedi polisiye ya kara polisiye denilen gerilimli olanlar ya bilim kurgulu polisiye.. Bi şeyli olur ya hani, en güzeli de mizahı güzel kullanan polisiye oluyor. Edebiyatta da öyle, Fransız San Antonio serisi var mesela, ne bileyim bizde Alper Canıgüz'ün Alper Kamu'su var... Polisiyede mizah önemli yani.


İtirazım Var, eski boksör bi imamın, cemaate önderlik edip öğlen namazını eda ettikleri sırada camide işlenen bi cinayetin peşine düşmesini anlatıyor. Bir boktan anlamayan veya anlamak istemeyen polisler, öldürülen tefecinin ganimetini paylaşma peşindeki köpek balıkları ve o tefeciyi öldürme ihtimali çok yüksek bir sürü zanlı.


Bi kere karakter çok tarz. Hikaye eğlenceli. Katil uşak.

Bu arada filmin yapımcısı Eflatun Film değil, kapandı mı acaba bunların şirket?! Son dizileri Beş Kardeş de Ay Yapım'dan çıkıyor. Araştırıp bi ara bilgilendiririm..

İmam'ı Serkan Keskin, imamın kızını Hazal Kaya, imamın kızının erkek arkadaşını Öner Erkan, komiseri Osman Sonant canlandırırken diğer rollerde Umut Kurt, Büşra Pekin ve Sırrı Süreyya Önder gibi isimler yer alıyor. Güzel kadro, tatlı hikaye ve ortaya çıkan güzel iş.

Klasik Onur Ünlü absürt dünyası yok pek. Daha genele hitabeden bir film.
imdb.com puanı da 8,2 zaten. Daha ne olsun?!


19 Mayıs Kutlu Olsun! 2015
Oku..

Pazarları Hiç Sevmem (2012)


Muhteşem değil belki ama son zamanlarda izlediğim en eğlenceli Türk filmlerinden, vallaha da girdi arşivime...

Ölüm döşeğinde bir baba, iki oğlu var.. Çocuklarını çekmiş kenara zamanında, demiş ki, "Öldüğüm zaman beni arabamla götürün memlekete, giyinik şöyle, süslü püslü.. Mersedesimi de yanıma gömün.." Ya baba dur, ağzından yel alsınlar falan dendikten sonra konu değiştirilmiş hep.. Adam ölmek üzere, hastanenin önüne, camın karşısına çekiyolar arabasını görsün diye...


Büyük oğlan, Oğuz, sevdiği kız başkasıyla evleniyo.. Bu arabayı diyo, gelin arabası yapalım diyo, başka da araba olmaz diyo.. Babaları biliyo bunların durumu, kızı da seviyo, kırmıyo.. Baba öldüğü gece Mersedes de gelin arabası vazifesi görüyo şansa..

Deniz var, Oğuz onun çocukluk aşkı.. Bir takım ortak arkadaş vesilesiyle Deniz de o gece Ayşe'nin düğününde.. Deniz biliyor ki, Oğuz zamanla Ayşe'yi unutacak onu sevecek!.. İçine doğuyor kızın.. Düğün akabinde hastanede cenaze telaşı olunca meşhur arabayı hastaneye Deniz getiriyor. Ertesi gün de "Arabada küpemi düşürdüm galiba, çok önemliydi" bahanesiyle Oğuz'u darlayıp cenazeye katılıyor.


Babalarının tuhaf son arzusu ve Deniz'in Oğuz tutkusu olayları geliştirir. Bir de Harry Potter efektli Mersedes... Araba bi ara kendi kendine gidiyo..

Bayadır bu kadar eğlenceli film izlememiştim. Karakterler çok tatlı zaten, oyuncular sanki başta biraz itici gelmişti ama hikayenin içine girince çok iyiler... Sadece başta Deniz'in mevzusunu anlamak biraz zorluyor... Küçücük rolle devleşen bir karakter de var ki, Reyhan diye..


Edhem Dirvana ve Umut Kurt kardeşler.. Deniz'i Melisa Sözen, Ayşe'yi Ezgi Mola oynuyor. Hasibe Eren, Reyhan karakteriyle beni benden alırken Ayşen Gruda da çok güzel baharat olmuş kadroya. Yazan ve yöneten Rezzan Tanyeli, esasen reklam yönetmeni olup, diğer reklamcılardan daha astronomik ücretlerle çalışmasıyla ve set disipliniyle ün yapmış bir abla.

Yani tabii reklam piyasası öyle, sinema söz konusu olunca ne kadar büyük para yatırmıştır bilemiyoruz. Ama ne kazandığı biliniyor: 129.467,00 tl hasılat, 13 hafta gösteriminden. Bu paranın dörtte biri ilk üç gün kazanılmış, öyle bakmak lazım. Çok para değil aslında, Melisa Sözen'in bundan sonra oynadığı film Kış Uykusu (2013) ilk üç gününde 500 bin, hele Ezgi Mola'nın bundan sonra oynadığı film Celal ile Ceren (2013) ilk üç gününde 6 milyon 200 bin falan kazanmış. Bunlar çok para mesela...



Film için Nil Karaibrahimgil bir şarkı bestelemiş, internet sitelerinde çok belirtmişler bunu.. Sonra, 49. Altın Portakal'da en iyi görüntü yönetimi ödülü aldı film, Florent Herry... Herry daha önce de aynı ödülü Kosmos (2010)'la almıştı. Reha Erdem bütün filmlerinde bu abiyle çalışmış, ama bu abi neden Pazarları Hiç Sevmem (2012) hariç Reha Erdem'in sözünden çıkmamıştır. Adeta kölesi olmuştur. İlginç bir konudur, daha sonra irdelenir.


Film böyledir. Ben izledim, çok sevdim. Buyrunuz siz de izleyiniz, arkadaş buluşmalarınızda sağa sola tavsiye ediniz.

Az önce okudum, Vedat Özdemiroğlu yazmış. Melisa Sözen'i tarif ederken "Akşam liseli gibi kız.." demiş.. Hakkaten de öyle, çok katıldım okuduğumda gülmekten.. Bu da dipnot oldu, meraklısına...

18.03.2015
Oku..