Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü? (2006)


Modern Türk Sineması'nın, -yani şu, senede 600 film yazan senaristlerin döneminin bitip daha kaliteli işler yapılmaya başlandığı zamanların- en iyi filmlerinden biri. Geçen gün, filmin yönetmeni, muhteşem yetenek Ezel Akay'la tokalaşınca aklıma geldi, koydum bi daha izledim, izleyince yine çok beğendim. Levent Kazak'la beraber yazdıkları senaryo, efsane komedyenler Hacivat ve Karagöz'ü anlatıyor. Neden öldürüldüklerini anlatıyor. Zamanında Ezop'un anlattığı, bu iki adamın konuşmaları gerek kulaktan kulağa, gerek kitaptan manaya, gerek ise de Ramazan'larda gölgeden gönüle dolaşan sohbetlerdir. Herkes bilir tipleri. Ama herkesin bilmediği bu filmdeki hikayedir.


Yörük Karagöz ile Elçi Hacivat'ın yolları Bursa'da kesişir; sene 1330'dur. Kaderlerinin bir olduğu şaman cinlerince müjdelenir önce. Bunlar kendi aralarında atışır; halk, oyun sanar. Yönetime laf sokarak da dikkatleri üstlerine çekerler. Bi iki sene öncesinde Vedat Özdemiroğlu'nun yazdığı şu cümle ne güzeldir:

"<Orhan Bey, Hacivat-Karagöz zamanı yaşadı> dedi biri geçen masada. Otoriteyi gölgesine alan mizahçılarla kıvanç duydum."


Haluk Bilginer ve Beyazıt Öztürk'ün başrolleri paylaştığı filmin kadrosunu saymaya kalksam.. hadi kalkayım: Şebnem Dönmez, Güven Kıraç, Levent Kazak, Ayşe Tolga, Ayşen Gruda, Tansu Biçer, Mete Horozoğlu, Ragıp Savaş, Ezel Akay.. Ayrıca bu filmde figüran görünüp, sonrasında oyunculukta yol alan Selen Seyven de var. Haluk Bilginer zaten efsane de, Beyaz'dan Hacivat çıkarmak gerçekten yetenek işi, yetenek de Ezel Akay işi. Ya da şöyle, Beyaz'ın oyunculuğu malum, oynayabileceği tek bi karakter varmış, o da Hacivat'mış resmen. Bilmiyorum bi büyü var orada..

Film, sanat yönetimi, müzik kullanımı, oyuncuları, kurgusu, hikayesi falan derken her şeyiyle çok iyi oluveriyor. Filmin vikipedia'ki başlığına göre, Ezel Akay'ın Anadolu Ortaçağ Üçlemesi projesi kapsamında değerlendirilebilecek ilk filmi imiş. İkincisi de Yedi Kocalı Hürmüz (2009) oluyorsa demek ki. Üçüncüyü bekleriz. Efsaneyle nerede denk gelip tokalaştığımı da anlatırım elbet bi ara, güzel hikayedir.. Güven Kıraç'la da toklaşmıştım onu da anlatırım ama bu başkaydı be abi..

24.03.14
Oku..

Kurtuluş Son Durak (2012)


Hikaye, İrfan Tözüm'ün Mum Kokulu Kadınlar (1996)'ından araklanmış, modern bir final uydurulmuş. Ya çok mu zor, "Şu filmden esinlendik", "Bize ilham verdi" falan demek. Arak olunca zerre kadar değeri yok şu an gözümde.


Dertli kadınlar var. Biri kocasından dayak yiyor, birini sevgilisi terk etmiş sonra en yakın arkadaşıyla aldattığını öğreniyor falan.. Bir apartman dolusu kadın böyle. Sonra bir anda Cohen filmine dönüyor, cinayetler sonraları falan.. Atıyolar kuyuya öldürdüklerini, çaktırmıyolar hiç.. Sonra patlak veriyor, durduk yerde büyük kadın direnişine dönüyor durum. Sosyal medyanın katkılarıyla..


Yönetmen, Yusuf Pirhasan; Senarist, Barış Pirhasan. Biri ne kadar senaristse öbürü de o kadar yönetmen işte..
Direnen kadınlar: Belçim Bilgin Erdoğan, Demet Akbağ, Asuman Dabak, Nihal Yalçın, Ayten Soykök, Damla Sönmez. Mete Horozoğlu ve Ahmet Mümtaz Taylan da hanımlara eşlik ediyolar.
Ne ara oyuncu oldu, neden izlemek zorundayız anlamadığım Yavuz Bingöl var bir de.. Yavuz Bingöl eskiden türkü söylerdi artık bıraktı herhalde onu da sadece oyunculuk yapıyo.. Yavuz Bingöl haricinde kadro çok başarılı, Belçim Bilgin'in oyunculuğunu seviyorum ben, Damla Sönmez zaten tatlılıktan ölecek.


Ha bir de, filmin ismi o kadar itici ki uzun süre oturup izlemek istemedim, denk gelmesini bekledim, baktım kardeşim izliyo, dedim denk geldi tamam, oturduk izledik. O beğendi baya, çalıntı olduğunu bilmediği için, ben de beğendim gerçi ama işte..

26.10.13
Oku..