Knock Knock (2015)


Lorenza Izzo
Benle yaşıt, Şilili, Başak burcu esmer bir güzel oyuncu. En bilinen filmi The Green Inferno (2013)'dan sonra filmin yönetmeni Eli Roth'la evlenmişler. Sanırım bu aralar ayrılarmış, her an boşanabilirlermiş, bu durum Lorenzo'nun kariyerini nasıl şekillendirir bilemiyoruz tabii, hayırlısı olur inşallah canım ya.. Bu filmde Genesis rolüyle karşımıza çıkan Lorenzo, seksi şeylerin can sıkıcı hadiselere yol açabileceğinin yürüyen bir örneği olarak kamera karşısındaki iki çıtırdan biridir!..

Keanu Reeves
Nam-ı diğer Neo, ne zaman gelecek The Matrix 4 (2021), yeter yıldık beklemekten, John Wick diye bi tipe 3 sene 4 film çektiniz, bıkmadınız mı?! Gerçi metroda insanlara yer vererek, umulmadık patlamalar yapıp beklenmedik fahiş gelirler getiren projelerden set emekçilerine de pay ayırarak falan herkesin gönlüne taht kurmuş bir aktör. Onun yaşı benim yaşımın 2 katından 8 eksiktir. Bu filmdeki rolü de eski bir dj ve halen bir mimar olan aile babası Evan'dır. 'Acıma yetime, döner koyar götüne!' sözünün temsilcisidir. Bu karakterin tek kabahati bir pipiyle dünyaya gelmiş olmasıdır.


Knock Knock
İki genç ve psikopat kızın, -kendi değer yargıları çerçevesinde- eşlerini aldatan adamları cezalandırma ve dünyaya faydalı bir iş yapma çalışmalarını konu alıyor. Death Game (1977) filminin tekrar yapımı olan Knock Knock (2015), bir vesileyle ailesinden ayrı bir hafta sonu geçiren babaya musallat olarak, onu 'baştan çıkararak', sekse teşvik eden kızların, bir takım tehditlerle mağdur duruma düşen adamla maceralarını konu alan Eli Roth yönetimindeki filmdir. Gerilim dozu çok yüksektir, izlerken "Hay sikiyim yaa" dedirtebilir.. Tutunduğu konu itibariyle kendi segmentinde iyi bir yere oturmasına rağmen filme puanım 4/10'tür.


Ana de Armas
Geçtiğimiz günlerde Sergio (2020)'da, şimdi de bu filmde memelerini görme imkanı yakaladığım, benden bir yaş büyük Havanalı güzellik, kısmet olursa yakın zamanda Yeni Bond Kızı olarak anılacak. Bu sene sonunda vizyona girmesi planlanan son Bond filmi No Time to Die (2020)'ın tarihi muhtemelen değişecektir. Hatta acaba sinemalar bundan sonra nasıl olacaktır? Belki de doğrudan dijital bir kanala verilecek artık filmler.. Filmde Bell rolünü oynayan Armas, psikopat iki çıtırdan diğeridir. Baba Evan'ı cinsel açıdan zorlayan Bell, genelde planın uygulayıcısı rolündedir.

Eli Roth
Aslında biz onu daha çok popüler olduğu haliyle, yani Inglourious Basterds (2009)'taki Donny Donowitz rolüyle biliyoruz ama aslında korku sineması ağırlıklı çalışan bir yazar-yönetmen-yapımcı kendisi.. Hostel korku serisi ve boşanmak üzere olduğu eşiyle tanışma vesilesi The Green Inferno (2013) en bilinen işlerindendir. Keanu Reeves'den 8 yaş küçüktür. En son, tarzının çok dışına çıkarak, fantastik komedi The House with a Clock in Its Walls (2018) filminde yönetmenlik yapmıştır. Belki de artık komediden devam eder, belli mi olur?!..

20 Nisan 2020
Oku..

The Neon Demon (2016)


Şekilci yönetmen Nicolas Winding Refn'den şekilli bi film. Vimeo videosu gibi film. Hande Yener klibi gibi bi film. Böyle deyince de Hande Yener klipleri çok güzelmiş gibi oldu, hava olarak aynı diyeyim. Yani çok film gibi bi film değil. Benzer duyguya Gregor Jordan'ın The Informers (2008)'ında da kapılmıştım, kıyaslamak için söylemiyorum, bu tarza bi isim konsun hepimiz rahat edelim. NWR'ı herkes Drive (2011)'la bilmişti ama çok da bilmiş sayılmayız demek ki, bak sonra ne yaptı, bambaşka bir film. Kötü bir şey değil bu, aksine; sevdim hareketi. Fakat filme puanım 5'i geçemedi, elim gitmedi.


Model olmak isteyen 18'ine yeni girmiş bi kız Jesse. Amatör bir fotoğrafçıyla internette tanışmış ve oğlanın çektiği fotoğraflarla gerçek bir model olmak için ajansla görüşüyor. Çok saf, aşırı güzel bir kız olduğu için hemen sıyırılıveriyor diğerleri arasında. Peki bu hareket kaç düşman eder. Makyöz bebek Ruby de ilginç bi kişilik çıkmasın mı?! Kaldığı motelin işletmecisi Hank ne ayak peki?!

Bir yandan çok klas, bir yandan beşinci sınıf korku filmi, diğer yandan da festivallerin ödül avcısı. Etkileyici, hatta güzel de işlenmiş ama boş gibi duran bir hikaye. Yani var bi kolpalık ve baya hissedilir bi şekilde duruyo orda..


Kadro güzel kızlardan oluşuyo zaten: Elle Fanning, Bella Heathcote, Abbey Lee; çatlak makyöz rolünde aşkım-bebeğim-bitanem Jena Malone, karizmatik fotoğrafçı rolünde Desmond Harrington ve tekinsiz motelci rolünde Keanu Reeves..

Elle Fanning 98'li, ablası Dakota 94'lü.. Tonari no Totoro (1988)'nun İngilizce seslendirme kadrosunda beraber başlamışlar bu işlere, şu an Elle'nin ismi 51 projede geçerken ablası 58 işe adını yazdırmış durumda. Hangisi daha başarılı?! Nereden bileyim, izliyom ama, güzeller işte.. Ha mevzu hangisi daha güzele gelirse, küçük kardeşler hep önde o konuda..

3-10-2016
Oku..

The Day the Earth Stood Still (2008)


Babamın arşivinden, Türkçe dublaj filmlerden devam ediyorum.. Bugün Keanu Reeves'in başrolünü oynadığı, -bu yetersiz, bilim-kurgu olup olmadığını kendinin de anlamadığı bir film olan- Dünyanın Durduğu Gün'ü izledim.. Dünyanın durduğu falan yok, sadece uzaylı istilası vakası..


Klaatu, yetmiş küsur yıl önce dünyadan kaçırılan bir dağcı, işte filmin çekildiği günümüzde de bi görev için tekrar dünyaya gönderilmiş.. Genetiğiyle oynanıp beyni yıkanmış, görev bilinci aşılanmış.. İnsan görünümlü uzaylı yani.. Önce dünyaya bi cisim yaklaşıyo, Manhattan'a çarpacak diye sekiz çeşit kendi alanında uzman insanı toplamışlar, çare bulmaya çalışıyolar.. O sırada cisim dünyaya çarpmaktan vazgeçip, hafif iniş yapıyor, Central Park'a.. İçinden işte Klaatu çıkıyor, "Yöneticilerinizle görüşcem, söyleyeceklerim var" diye.. Tabii insanlar hatta Amerikan hükümeti uzaylı görünce konuşmaktan ziyade kesip incelemek istiyor.. Sonra olay çıkıyor..


Genetikçi Helen, Klaatu'ya yardım etmek istiyor, Klaatu da ona ısınıyor, kaçıp saklandıkları yerde derdini ona açıyor: "İnsanlar dünyayı yok ediyor, dünyayı kurtarmaya geldik.. Amma dünyayı insanlardan kurtarmaya.." Telaş yapan Helen, çok sevdiği üvey oğlunu da alıp kaçacak ama nereye kaçsın.. Klaatu, tanıyınca seviyor insanları, aslında bazılarının iyi niyetli olduklarını anlıyor ve taraf değiştiriyor. Bu sırada yok etme işlemi başlamış tabii..


Metrodaki kahraman Keanu Reeves'e, Requiem for a Dream (2000) Jennifer Connelly ve Will Smith'in oğlu Jaden Smith eşlik ediyor.. Küçük bir rolle kadroda yer alan Robert Knepper da adamım; pek çok filmde yan rol olarak izlenebilen bir oyuncu olan Knepper'ı siz en iyi Prison Break dizisinde T-Bag olarak hatırlarsınız.. Filmin yönetmeni Scott Derrickson.. Bir yeniden yapım olan filmin orijinali 1951'de gösterilmiş, Harry Bates'in öyküsünden uyarlanan filmi Robert Wise yönetmiş ve o dönemin büyük teknolojisi sayılabilecek uzaylı tiplemesi neden güncelde de aynı basitlikte tutulmuş aklım ermedi..


Film gayet vasat bir baba filmi, efektler çok iyi değil, hikaye desen zaten..imdb puanı 5,5 yazılısinema puanı 4,0.. Keanu Reeves'in hatrı var işte..

28.10.15
Oku..

Matrix BoxSet


Wachowskilerin yazıp yönettiği, döneminde aday olduğu 4 teknik Oscar'ı da kazanan, oyuncularının kariyerlerindeki en taşaklı filmi olan, bilim-kurgu denince ilk akla gelenlerden efsanevi The Matrix (1999)'i herkes biliyordur.

İlkini değil ama ya ikinciyi ya üçüncüyü sinemada izlediğimi hatırlıyorum. Hastaneye gitmiştik, babam dönüşte bana mı kendine mi -şu an düşündüm- bilemediğim bir güzellik yapmış ve sinemaya gitmiştik. Bu arada ilginçtir -yine şu an düşündüm- ben babamla bir kere sinemaya gittim. Hiç gitmeyenler de vardır mutlaka ama biz baba oğul deli film izleriz, onun için acayip. Evde çok DVD seyretmişliğimiz var ama sinema tekmiş bak. Neyse işte o zaman sevdim mi sevmedim mi hatırlamıyorum tabii, 15-16 yaşında falanım. Ama şimdi üçünü bir izleyince yapabileceğim yorum: 2 ile 3'ün üçlemeye dahil edilemeyeceği. O zaman üçleme diye bir şey yok. Zaten kaşık da yok; buna inan. Yani ortada iki ayrı film var.. 1 ve 2-3..


The Matrix (1999), şu an yaşadığımız dünyanın aslında bir hayal gücü olduğunu, şu an matrix isimli bir teknolojinin içinde uyuyor olduğumuzu falan anlatıyor. Bir şekilde birileri uyanıp gerçeği görmüş ve Matrix dışında bir yerlerin olduğunun farkına varılmış. Bizim de içinde bulunduğumuz bu dünyada  yazılımcı bir çocuk var; Mr. Anderson. Bu dünyanın çarkları Ajan Smith gibilerinin kontrolünde ve bütün sistemi ele geçirmeye çalışıyor. Öte yandan Matrix dışındakiler bu duruma müdahale etmek istiyorlar (Çünkü kahin öyle istedi). Mr. Anderson, seçilmiş kişi olarak müjdeleniyor, yani internet nickiyle Neo olarak. Paylaşılamayan adam oluyor sonra. O kadar yeteneği bana da yüklesen ben de dünyayı kurtarırım diyor filmi her izleyen.

Belki çok güzel bir şey gibi anlatamadım ama bütün dünya bir anda Matrix Matrix diye çalkalanıyor. Tabi ki ticari kaygılar falan, bu efsaneye devam filmi çekiliyor. Matrix'ten çok Terminator izliyor gibi olduğumuz özellikle üçüncü filmde makinelerle savaşılıyor. Makineler aynı zamanda Matrix'in de düşmanı.


The Matrix Reloaded (2003) ve The Matrix Revolutions (2003) yapım seneleri aynı olduğu için hangisi 2 hangisi 3 bilemedim izleyeceğim zaman. Keşke part1 part2 yazsalarmış çünkü reloaded bitiyor devam edecek yazıyor savaşın ortasında, revolutions da kaldığı yerden devam ediyor. Evet işte zamanın da izlemişim ama baya unutmuşum yani.

Oyuncular: Keanu Reeves - Neo, Laurence Fishburne - Morpheus, Carrie-Anne Moss - Trinity, Hugo Weaving - Ajan Smith. Yönetmenler ise Polonya asıllı Andy & Lana Wachowski (Son olarak Lola Rennt (1998)'in yönetmeni Tom Tykwer ile birlikte Cloud Atlas (2012)'ı yönettiler.)

notundibi: eskiden wachowski biraderler denirmiş bunlara; lana henüz larry iken. şimdi wachowskiler. ama çükü hala duruyor herhalde, internette çok fazla geyik var ancak ciddi kaynaklar tesisat değişikliği hakkında yazmıyor.


19.04.2013
Oku..