The Best of Me (2014)


Neredeyse her romanı filme uyarlanan, kitapları da çok satan filmleri de çok izlenen aşk hikayelerinin yazarı Nicholas Sparks'ın en meşhur film olan hikayesi The Notebook (2004)'tur herhalde.. Bir sürü var böyle, hepsinde de popüler kızlar oğlanlar baş rol oynadığı için çok izleniyorlar. Netflix'te var hepsi, merak eden aratıp bulup izleyebilir.. Ben hepsini izlememişim baktım şimdi de, Safe Haven (2013) izlemişim mesela, romantik seviyorsanız buyrunuz yani..

Ama benim The Best of Me (2014) izleme sebebim, romantizm merakı değil tamamen Michelle Monaghan izleme isteğimdi, çok severim, Netflix'te denk gelince dayanamadım. Zaten Kiss Kiss Bang Bang (2005) izleyip de bu kadına aşık olmayan var mıdır acaba?!


Film normal, tam bir aşk hikayesi, kesinlikle "çok iyi kesin izleyin" diyemem ama kendi halinde tatlı bir film, zaman geçirmelik bakınılabilir. Liseli aşıklar Amanda ve Dawson, bütün Yeşilçam klişelerini hayatlarında deneyimliyorlar. Zengin kız fakir oğlan çiftimiz ilk darbeyi oğlanın kötü kalpli babasından yiyor, ikinci darbe kızın babasından geliyor "Kızımın peşini bırakman için $80.000 yeter mi, söyle, kaç para istiyorsun?", üçüncü darbe kaza kurşunuyla ölen kardeşten geliyor, mapus giriyor araya...

Kavuşamamaları için her şeyin gerçekleştiği yetmezmiş gibi bir de oğlan gurur yapıyor, "kaç benden, kaç kurtar kendini, yaşa güzel hayatını, görme bir daha beni.." Kız inatçı ama oğlan kaçarsa kız n'apsın daha.. Yıllar sonra bir araya geldiklerinde ise bütün bu kaybolan zamanı ve kimin kim için daha iyi olduğunu konuşuyorlar.. Ve inanır mısınız finalde bir Yeşilçam klişesi daha geliyor, yok yok kardeş çıkmıyolar, başka klişe..

Böyle anlattım ama aslında güzel izleniyor, sadece çok şaşırtıcı bir hikaye beklemeyin izlemeye niyetlenirseniz, onu söyleyebilirim. Yoksa ben Michelle'e yine bayılıyorum.. Partneri, James Marsden; ikisinin gençliğini ise Luke Bracey ve Liana Liberato oynuyor. Filmin yönetmeni Michael Hoffman..

19 Temmuz 2020
Oku..

Walk of Shame (2014)


Sunucu bi bebiş terfi almak üzere.. Ana haber sunacak, mesleki zirve yani.. Nası da efendi kız.. Ertesi gün haberleri sunacağı belli olunca arkadaşları "Kutlayalım" diyo.. Demeyin işte, yakmayın kızı.. Ortamcı hatun kıyafeti giyip akıyolar ortama.. Gecenin bi saati bi elemanın yatağında ayılıyo.. "Naptım ben?!" falan diyerek çıkıyo evden gece gece.. Bi bakıyo arabayı çekiyolar o sıra.. Yürüyo.. Ve başına gelmeyen kalmıyo..


Pek bi numarası yok, ama izlenir işte.. Movie 43 (2013)'nin 'iBabe' kısmını yöneten Steven Bill yazmış yönetmiş bu filmi.. Oyuncu aslında Bill, yönetmenlik heves belli ki..


Başrol Elizabeth Banks de Movie 43 (2013)'de rol almıştı, ama şu sıralar Hunger Games filmleriyle dikkat çekiyor. Ta en başında ben onu Zack and Miri Make a Porno (2008) ile tanıyıp sevdim. Filmde Banks'e, James Marsden, Gillian Jakobs ve Sarah Wright eşlik ediyor.

18-06-2014
Oku..

Bachelorette (2012)


Hazır düğün mevsimi de açılmışken tam denk geldi bu film. Liseden arkadaş bir grup -tabii hala muhabbeti kesmeyen bir kısmı- arkadaşlarından birinin düğününe davet ediliyor; hem de nedime olarak. Bizde de var mı nedime acaba, ben hiç denk gelmedim, filmlerdeki nedimelerin görevi gelinin gönlünü hoş tutmak. Ufak tefek ayak işlerini falan halletmek. Düğünden bir gece önce yapılan eğlence pek başarılı olamıyor. Striptizci çocuğu ayarlayan nedime hanımlar biraz orospu yapıda olduklarından şişko gelini üzecek bazı olaylara sebep oluyorlar. Onlar bunlar:


Moraller bozulup, millet odasına çekilince bizimkiler biraz keyiflenmek için bilimum zevk verici maddeye düşüyorlar. Yazık kızın gelinliğini falan giyip eğleniyorlar kendi aralarında, kız şişko olduğu için iki kişi birden girebiliyorlar gelinliğe. Fotoğraf falan çektirmeye kal.... Gelinlik sen yırtıl, ortadan ikiye.. "Aman Allahım! Sıçtık." Ne yapsak da halletsek diye başlıyor aksiyon.


Erkek tarafında da liseden arkadaşlıklar hatta eski sevgililikler falan var. Çocuklar striptiz kulübe gidiyorlar falan, kızlar da gelinliği halletme umuduyla her yolu deniyorlar. Arada tabii sarhoş oluyorlar, biri hariç; grubu toparlayacak sağlam biri lazım ama yok yapamayacaklar.

Kötü film aslında ama o aksiyonuna kapıldım, bir de kızlar tatlı yani. Kirsten Dunst, Isla Fisher ve Lizzy Caplan. Gerçi bunlar da yaşlanıyor hep ya. Mesela Kirsten'ı biz nerede tanıdık Spider-Man (2002)'de, yirmi yaşındaydı ama şimdi otuzunu geçti; Lizzy de geçti otuzunu, o da yirmisinde falan dizilerle çıkış yapan bir hatundu. Isla zaten, iki çocuk annesi kırkına yakın.


Demem o ki yaşlanıyoruz, herkes yaşlanıyor. Arkadaşlarımız falan düğünlerine çağırıyorlar, abartıp çocuk yapan var. Gerçi düşününce babam benim yaşımdayken iki çocuğu vardı yani. Eskiden daha da erkendi bu işler. Çocukken de sevmezdim düğünleri şimdi de, zorla oynatmaya çalışırlar. Bir noktadan sonra millet pes edip kalkar ben bütün inadımla masada otururdum tek başıma. Geçen yine gittik düğüne hala aynıyım. Sevmiyorum abi düğün falan. Oynama zorunluluğu olmasa güzel toplantılar gerçi. Tamam evlenen adam için önemli bir gün, herkes orada olsun istiyor. Gidelim oturalım, muhabbet edelim, yemekliyse yemek yeriz. Ha isteyen de çıkar oynar, bana ne.


Neyse toparlıyorum. Leslye Headland'in kendi yazdığı tiyatro oyununu perdeye uyarlayıp yönetmesi sonucu ortaya çıkmış bir filmdir. imdb.com puanı 5,2 olan filmde erkek karakterleri Adam Scott, James Marsden ve Kyle Bornheimer oynarken şişko gelini oynama işi ise Bridesmaids (2011) filminde nedime rolüyle ünlenen Rebel Wilson'a düşmüş.

4 Eylül 13
Oku..