Sıralı Tam Liste: Oscar 2016


Adaylar açıklanınca, "Aman da hiç siyahi aday yok, akademi ırkçılık yapıyor" diyen işgüzarlar oldu. Hatta işi ileri götürüp sunuculuk yapacak siyahi Chris Rock'a da protesto amaçlı sunuculuktan çekilmesi falan tavsiye edildi.. Öyle boş adamlar da değil ha, önemli isimlerdi bu saçmalığı yapanlar.. Allah'tan çok ciddiye alınmadı da rezillik çıkmadı ekstradan.. Derken, tören boyunca, ergen gibi, laf sokarak falan takılan tipler gördük; Chris başı çekti.. İşin ilginç tarafı, sanki Akademi kendi istiyordu siyah-beyaz tartışması çıkmasını ve şovlara bile gömmüştü ırk esprilerini.. Neyse oyuna gelmeden; sözkonusu beyaz adayları bilmeyenler için 4. Geleneksel: Oscar Adayları ve Kehanetlerim'i yazmıştım, bakılabilir..

88. Oscar'lar dağıtılmış oldu geceleyin.. Son dört senedir adı Dolby Theatre olan Tarihi Kodak Düğün Salonu'nda düzenlendi gece, klasikleştiği üzere.. Kazanan tipler şöyle oldu.. (Yanında tik olanlar benim tahmin edebildiklerim..) Önce sürprizlerle dolu 'Big Five':

En İyi Film: Spotlight (2015)

En İyi Yönetmen: Alejandro Inarritu, The Revenant (2015) ✔

En İyi Özgün Senaryo: Josh Singer & Tom McCarthy, Spotlight (2015)

En İyi Kadın Oyuncu: Brie Larson, Room (2015) ✔

En İyi Erkek Oyuncu: Leonardo DiCaprio, The Revenant (2015)


En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Alicia Vikander, The Danish Girl (2015) ✔

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Mark Rylance, Bridge of Spies (2015)

En İyi Uyarlama Senaryo: Charles Randolph & Adam McKay, The Big Short (2015) ✔

En İyi Görüntü: Emmanuel Lubezki, The Revenant (2015) ✔

En İyi Görsel Efekt: Ex Machina (2015)

Tahminlerim gayet iyi geçmiş gibi di mi.. Yok, asıl burayı görün.. Benim hiç ciddiye alamadığım Mad Max: Fury Road (2015), nedense aşırı büyütülerek bir sürü dalda aday gösterilmişti, ve iyice abartılarak çoğu adaylığından ödül kazandı.. Bu bi tek bana sürpriz olmadı herhalde.. Ayrıca teknik ekip ödül almaya sahneye çıktıkça, gayet yaşlı tipler olduklarını gördük.. Böylesi bir fantastik kurgu filmin yapımında daha genç kadro olacağını tahmin ederdim, belki de etmezdim. Hiç üstüne düşünülecek şey değil gibi..

En İyi Kurgu: Mad Max: Fury Road (2015)

En İyi Prodüksiyon Tasarımı: Mad Max: Fury Road (2015)

En İyi Kostüm Tasarımı: Mad Max: Fury Road (2015)

En İyi Saç & Makyaj: Mad Max: Fury Road (2015)

En İyi Ses Kurgusu: Mad Max: Fury Road (2015)

En İyi Ses Miksajı: Mad Max: Fury Road (2015)


En İyi Şarkı: Spectre (2015)

En İyi Film Müzikleri: The Hateful Eight (2015) ✔

En İyi Yabancı Dilde Film: Saul Fia (2015) ✔

En Kısa Film: Stutterer [2015]

En İyi Animasyon Film: Inside Out (2015) ✔

En İyi Kısa Animasyon Film: Historia de un Oso [2014]

En İyi Belgesel Film: Amy (2015)

En İyi Kısa Belgesel Film: A Girl in the River: The Price of Forgiveness [2015]


Liste uzasın da uzasın, vur davullara..

Gecenin En Tatlışı: Room (2015)'un küçük kahramanı Jacob Tremblay, Darth Vader'lı çorabını göstermeye çalışmasıyla ve sahneye robotlar çıkınca heyecanlanmasıyla bu ödülü kazandı benden..

Gecenin En Karizmatiği: Ödül de kazanan İsveçli Alicia Vikander sarı elbisesiyle aşırı karizmatikti.. Ödül alacağını zaten bilircesine sahneye çıkarken düşmemeyi diledi kırmızı halı röportajında..

Gecenin En Olayı: Sağ olsun 'sempatik ırkçılık' yeterince olay yarattı bence ama bu ara Amerika'da iyice artan taciz/tecavüz vakalarına karşı yapılan küçük etkinlik, Lady Gaga performansı da çok 'olay'dı yani.. Üstüne bi de geylik muhabbeti döndü.. Sosyal sorumluluk gecesi oldu..


Gecenin Sürprizi: Ali G.. Buyakaşa.. Sacha Baron Cohen, Olivia Wilde'la sunuculuk dersi verdi zenci kardeşine.. Ali G. kendini siyah sanan bir zenci..

6 teknik ödülle Mad Max: Fury Road (2015) en çok ödül alan film oldu; takipçileri, 3 önemli ödülle The Revenant (2015) ve 2 en önemli ödülle Spotlight (2015).. Bu arada mahsus DiCaprio'yla ilgili bi şey yazmadım bak..

290215.. ulan.. 29 çekmek..
Oku..

73. Altın Küre Ödülleri


Bi tek ben mi çok ciddiye alamıyorum, yoksa kimse mi sallamıyo bu ödülleri bilmiyorum ama sinema dünyasının -çok para harcanma, olay yaratma bakımından- en prestijli ikinci ödül töreni Golden Globe'ta dün ödüller sahiplerine dağıtıldı.. O değil de Leonardo DiCaprio Oscar alamıyo bari bunu alsaydı, aldı mı? Aldı, aldı.. Üçüncü kez Golden Globe kazanmış oldu..

En İyi Film - Dram: The Revenant (2015)
En İyi Film - Dram Olmayan: The Martian (2015)

En İyi Yönetmen: Alejandro Inarritu, The Revenant (2015)
En İyi Senaryo: Aaron Sorkin, Steve Jobs (2015)

En İyi Aktör - Dram: Leonardo DiCaprio, The Revenant (2015)
En İyi Aktör - Dram Olmayan: Matt Damon, The Martian (2015)
En İyi Aktris - Dram: Brie Larson, Room (2015)
En İyi Aktris - Dram Olmayan: Jennifer Lawrence, Joy (2015)

En İyi Yardımcı Aktör: Sylvester Stallone, Creed (2015)
En İyi Yardımcı Aktris: Kate Winslet, Steve Jobs (2015)

En İyi Yabancı Dilde Film: Saul Fia (2015)
En İyi Animasyon Film: Inside Out (2015)


Bence benim bu töreni ciddiye alamayışımın sebebi Drama ve Musical or Comedy diye ikiye ayırdığı kategorileri.. Yukarıdakilerin haricinde bir de televizyon filmleri, diziler ve mini seriler için benzer kategorileri var, onları hiç yazmiyim şimdi, çoğu adını duymadığım şeyler zaten.. Siz de çok ilgilenmezsiniz diye tahmin ediyorum..

Golden Globe için "Oscar habercisi" derler, bu mantıkla The Revenant (2015) hakimiyetinde bir Oscar dönemi bizi bekliyor. Oscar adayları da üç gün sonra yine bu blogta 4. Geleneksel: Oscar Adayları ve Kehanetlerim başlığında olacak, hatta oldu!..

Bu arada, benim 2015'in En İyi Filmleri listemi görmüş müydünüz?

110116
Oku..

The Revenant (2015)


Geçen sene Birdman (2014)'le durduk yerde büyük olay yaratan (4 Oscar kazandı) Alejandro Inarritu'nun bu seneki filmi The Revenant (2015)'ta, bir intikam hikayesi anlatılıyor. Başrolde, bu yönetmenle ilk defa çalışan Oscar muzdaribi Leonardo DiCaprio (4 Oscar adaylığı) var. Filmi izlerken bir sahnede "Umarım onca başarılı performanstan sonra bu oyunuyla Oscar vermezler herife" dedim içimden..

Görüntü yönetmeni Emmanuel Lubezki, son iki senedir Gravity (2013) ve Birdman (2014)'le kazandığı En İyi Görüntü Yönetimi Oscar'ı için bu sene sekizinci kez aday gösterilir diye tahmin ediyorum. Filmde DiCaprio'ya Tom Hardy ve Domhnall Gleeson eşlik ediyor.. Film, Michael Punke'nin 2002'de yayımlanan ilk romanının uyarlamasıdır, imdb.com "bir kısmından uyarlama" diye not düşmüş. (Türkçe çevirisi bulunmayan kitabın adı 'The Revenant: A Novel of Revenge')


Dönem, 1800'lerin sonları.. Yer, Amerika bozkırları.. Kızılderili-Beyazadam savaşı var.. Bir grup beyazadam, kürk şirketi için çalışıyor: ekip başı, ekip ve avcı.. Kızılderililerle karşılaşmamayı umarak hayvan avlayıp, kürk topluyorlar.. Avcı Glass, biraz yabani bir karakter, yarı Kızılderili melez oğlu da yanında.. Ekipten Fitzgerald, Glass'a duyulan saygıya anlam veremiyor; onu ve oğlunu aşağılıyor sürekli fakat Glass gayet bilge kişilik, sesini çıkarmıyor hiç.. Bir av sırasında Glass ters köşe oluyor, silahsız yakalanıyor ve dev bir ayıyla boğuşmaya başlıyor. Kapışma sonucunda ölen ayı Glass'ı da neredeyse ölü hale getiriyor. Sayısız kırık ve pençe yarasıyla öldü ölecek gözüyle bakılan Glass'ı daha fazla yanlarında taşıyamıyorlar. Son anına kadar yanında kalmak isteyen oğlu ve yanlarına koruma olarak verilen Fitzgerald'la ekibin büyük kısmı bu küçük kısmından ayrılıyor.. Nöbeti kısaltmak isteyen Fitzgerald, Glass'ı öldürmek isterken oğlu engel oluyor ve ölen o oluyor.. Ölüme terk edilen Glass'ın hayatta kalıp, oğlunun intikamını alma macerası böyle başlıyor..


Yaklaşık iki buçuk saatlik filmin hiç sıkmadığı bir gerçek.. Başarılı görüntü yönetimi dillere destan.. Oyuncular tabii ki çok iyi, ama DiCaprio için yukarıda sarf ettiğim cümlenin hizmet ettiği amaç şu: ödül alamadığı hatta bazen aday dahi gösterilmediği nice güzel performanstan sonra, ayağının sakatlandığı bir sahnenin devamında geniş planda iki üç kere sakat ayağının üstüne basarak yürüdüğü bir filmle oyunculuğunu takdir etmek -her ne kadar genelde iyi de olsa- ince bir dalga geçmek sayılabilir.. Bu arada DiCaprio'nun, karda, kanlı kapışma sahnelerini gördükçe aklım Django Unchained (2012)'e gitti. Yoğunluğundan dolayı başta rolü kabul etmeyen Tom Hardy'yi ise DiCaprio'nun ısrarları sete getirmiş.


Epey güzel film, çok etkileyici sahneler güzel görsellerle aktarılmış. Hele ayıyla kapışma sahnesi, Kızılderili yoldaşın yemeğini paylaştığı sahne, atla uçurumdan düşülen sahne ve akabinde ata girme sahnesi.. Ya şu ata girme sahnesini biraz anlatayım, kafama takıldı..

Ben Vedat Özdemiroğlu'ndan duymuştum, o da Erden Kıral'ın kitabında okumuş, o kitap da Tarık Akan'ın anı kitabını sanırım kaynak göstermiş: Yılmaz Güney pek çok etkileyici hikaye ve sahneyle kendi sinemasını yaratmış bir sanatçı -aynı zamanda kıronun teki ayrı mesele- çektiklerinin yanında çekmek istediği ama imkan bulamadığı sahneler dillerde dolanırmış. Bunlardan biri de, aynı filmdeki gibi, <soğukta, donda kalmış bir adam, ölen/öldürdüğü atının karnını yarıp, iç organlarını çıkarıp geniş kaburgalarının arasında oluşan sıcak boşluğa sığışır> şeklinde..

Yılmaz Güney dünya çapında bir sanatçı, eğer onun hikayesi ise, ortada böyle bir arak var; eğer bu durum atlı dönemlerde her zaman kullanışlı hareketse ve Yılmaz Güney de atalarından edindiyse bu sahneyi zaten durum yok; son eğer de, aynı sahne iki farklı hikayecinin kalemine tesadüf etmiş olabilir -imkansız değil-, bundan ne çıkar.. Durum böyleyken böyle.. En nihayetinde o haliyle efsaneydi, bu haliyle adamlar çekti film oldu, güzel oldu.. 8/10

Adaylar Açıklandı, 4. Geleneksel: Oscar Adayları ve Kehanetlerim yazıldı..

030116
Oku..