Preacher (2016- )


Mayıs-Temmuz döneminde on bölümden oluşan diziyi beğenerek, severek takip ettim. Tarz olarak absürt cool diyebileceğim diziye imdb macera drama fantezi demiş, o da olur ama benimki daha yakın gibi...

Jesse Custer'a babasından bi kilise kalmış. "Bu böyle bi şey miymiş len?" demekten kaçamayarak, Jesse'nin -baba mesleği olarak- vaizlik yaptığını izledik. Yani istemese yapmak zorunda değil ama yaparsa da kimse bi şey demiyo durumu var galiba... Vaiz dediğin de Pazar Ayinlerinde İncil'den parçalar okuyup, insanlara doğru yolu işaret eden din adamı. Gayet sıradan bir kasaba ve sıradan kasabalılar. Karanlık taraf olarak, bir iş adamı var, bir de onun adamları işte. Yani görünürde bir tane kötü olmasına rağmen komple karanlık taraf hikayesi gibi. Bir tane düz iyi var galiba, kilise çalışanı Emily, çocuklarının anası, vaizin hastası; güzel kız baya. Jesse de eskiden baya kötüymüş, kız arkadaşı Tulip'le beraber. Tövbe edip öyle başlamış vaizliği.


Günlerden bir gün öte taraflarda serbest kalıp dünyamıza gelen 'bir güç' Jesse'ye yerleşiyor. Jesse'nin zamanla fark edeceği bu güç, konuştuğu kişiye söylediği her şeyi yaptırtma gücü. Misal, "Cehennemin dibine git!" dediği bi adam bi anda ortadan kayboluveriyor; bilin bakalım adam nerede? Bir vaiz için muhteşem bir özellik, di mi? "Hepiniz iyilik yapın!" de bi ayinde, ortama bak sonra... Ama bu gücü ait olduğu yere geri götürmeye gelen iki korumayı atlatmak lazım önce. Tulip, Jesse'yi eski intikamlara ikna etmeye çalışırken, kasabaya gelen gizli vampir Cassidy de vaizle kanki oluyor.


Marvel filmlerinin Howard Stark'ı Dominic Cooper başrolde. Kadrodaki isimlerin öne çıkanları: Agent of S.H.I.E.L.D. (2013- )'ın Reina'sı Ruth Negga, This is England (2006)'ın Woody'si Joseph Gilgun, True Blood (2008-14)'ın Nora'sı Lucy Griffiths ve daha geçen gün Sherlock (2010- )'un dokuzuncu bölümünde izleyip nereden tanıdığımı çıkaramadığım -meğer buradan tanıdığım- Tom Brooke.

Dizinin yaratıcı ekibi Seth Rogen ve Evan Goldberg, arada yönetiyorlar da. Evet o tayfa, hep cigaralı filmler yapan adamlar...
Geçen gün bunların Sausage Party (2016) diye bir animasyonunu izledim, marketteki ürünler toplanmış, bi dolabın arkasında cigara dönüyodu, yuh ya :)

Peki Preacher'ın bu kadar fantastik olması sizi de çizgi roman olması yönünde kıllandırmadı mı, imdb yazmamış ama google'a yazınca çıktı, hem de DC Comics işiymiş...
Yeni sezonu beklenir, güzel iş...

Saygılar...

27.11.16
Oku..

This Is England (2006)


Farklı film zevklerine sahip olduğumuz bir arkadaşla girdiğimiz takasta denk geldim This Is England (2006) filmine. Shane Meadows diye bir İngilizin filmi olduğunu ve kadronun da pek bi numarası olmadığını öğrendiğimde inceden bir soğudum ama yine de izleyeyim bakalım dedim.

Babasını 1982'deki Falkland Savaşı'nda kaybeden Shaun, küçük yaşında yaşadığı bu kayıpla yüzleşmeyi öğrenmek zorundadır. Falkland Savaşı, Arjantin'in, dibindeki ve İngilizlere ait Falkland Adası'nı işgal etmesiyle başlayan ve çekilmek durumunda kalmalarıyla sonuçlanan, Arjantin'den 649 İngiltere'den 258 kişinin ölmesine sebep olan boktur. Savaş nedir ama ya?! Hayır, İngiltere niye ordadır?!


Zor zamanlar geçiren Shaun, yaşıtlarıyla pek iyi anlaşamaz. Okulda hep kavga eder, asabi takılır, dışlanır. Kendinden büyük tiplerden oluşan bir çeteye dahil olur, ufak tefek yaramazlıklar yapıp, stres atan zararsız çocuklar. Çok komik tipler ama, tabii dönemin modası da işin içinde. Sonra çetenin eski üyelerinden Combo, başkasının suçunu üstlenerek girdiği hapisten çıkar ve kafasındaki deli sorularla çeteyi ikiye böler. Daha siyasi ve hırçın bir yapılanmayla -Shaun'u da safına alarak- belalara bulaşırlar.


Film bittiğinde "Baya iyi!.." diye bağırdım.. Kimse yoktu evde.. Hemen oyuncuların daha önce ne yaptığına falan bakarken bi de ne görsem?! Filmden 4 sene sonra This Is England '86 diye 4 bölümlük mini dizi yapmış. Ve filmden 4 sene sonrasını işliyor, Shaun büyümüş falan.. Bi iki sene sonra da This Is England '88 yapılmış 3 bölümlük. Bu dizilerde de yine ağır bir meseleye giriliyor, Lol vardı filmde onun babası çocuk tecavüzcüsü çıkıyo, Lol'un psikolojisi falan derken yine bir sürü olay oluyo.. Diziler de baya iyi. Hatta This Is England '90 da yakında gelecek galiba..

Kadroda ise öne çıkan isimler şöyle:
Thomas Turgoose (Shaun); Bu filmden sonra baya yardırmış, çirkin bir çocuk ama tam karakter yani..
Stephen Graham (Combo); Kadronun en popüler ismi kendisi, Snatch. (2000), Gangs of New York (2002), Inkheart (2008) gibi filmlerin başarılı isimlerinden.. Ayrıca Boardwalk Empire dizisinde de Al Capone'u oynuyomuş..
Vicky McClure (Lol); Çirkin ama karizmatik bir hatun, kadrodaki herkes gibi karaktere çok uygun.
Joseph Gilgun (Woody); Çok başarılı oyuncu lan, baya şapka çıkarılır yani..


Rosamund Hanson (Smell); Ben diziyi izlerken bir arkadaşım denk geldi, baktı bir süre ekrana, bu kız çıkınca hayvani güldü.. Çok komik yani aslında biraz korkunç..
Chanel Cresswell (Kelly); Dizinin tek güzeli, -hele 86'daki hali- pembe kafasını ısırasın gelir..

Bu arada, film ve dizi bölümleri boyunca muhtelif ingiliz aksanıyla karşı karşıyayız.. Fok, Mom, Ay Lof Yu.. Sık sık denk gelinecektir.. Bence dizileri de izleyin.. Filmi kesin izleyin..

07.02.14
Oku..