G.O.R.A. (2004)


TDK'nın dediğine göre kelime gruplarının kısaltmalarında araya nokta koyulmaz; mesela TBMM derken, TDK derken falan.. Yalnız özel isimlerde yani başlık, manşet gibi özel durumlarda -sadece bu da değil- hiçbir kural aranmaz. Yani G-O'R/A yazsa dahi bu yanlıştır diyemezsin. April'in bi kitabı vardı geçen senelerde çıkan, adı kapağa "BURADA / AYRIL / IYORUZ" şeklinde yazılmıştı alt alta, bu bir yanlış değil tasarlanmış bir grafik tercihtir. G.O.R.A. da öyle işte.. Girizgahıma kurban..

G.O.R.A. (2004), Cem Yılmaz'ın Her Şey Çok Güzel Olacak (1998)'tan sonra gaza gelip her şeyini tek başına hazırladığı (senaryoda abi desteği var) bilim-kurgu türünde bir kahkaha tufanı. Saniye başına iki üç espri düşen filmin temposu inanılmaz. Alın şunla kıyaslayın, sitkomlarda dakikada en az üç espri ortalanıyor. Yani şöyle, gösterildiği tarihten beri en az yirmi kez izlemişimdir baştan sona (televizyonda orda burda denk gelmeleri sayma), her seferinde farklı teknik hataları tespit etmekle beraber, yine çok gülüyorum yine çok gülüyorum. Devam filmi A.R.O.G. (2008) bu tempoda olamadı mesela, teknik olarak daha iyi olmasına rağmen.


Arif Işık, -her türlü halı, kilim, travel- işinde olan çakal bir kardeşimiz. Bir gün başına Amerikan Başkanı dahil herkese haber verilmesi gereken bir olay gelir; uzaylılar tarafından kaçırılmıştır, evet tarafından. Artık o dakkadan sonra G.O.R.A. gezegeninin malıdır. Gezegenin başında Amir Tocha vardır, askerlerin başı ise Komutan Logar'dır. Logar'ın geçmişinde Dünyalılardan tiskinmesini gerektiren bir anısı vardır. Kötü adamımız Logar, G.O.R.A.'ya hükmetmek için Tocha'nın kızı Ceku'ya yanlar. Ceku'nun ve halkın gözüne girmek için gezegenine bir alev topu yollar ve onu yok edip kahraman olmayı planlar ama beceremez. Kahraman olacak biri varsa o da Arif'tir. Zaten Ceku da Arif'e aşık olacaktır. Film boyunca esaretten kurtulup Dünya'ya dönme planları yapar Arif ve arkadaşları.


Çok da güzel kadrosu vardır Ömer Faruk Sorak yönetimindeki filmin. İyi ve kötü adamı Cem Yılmaz kendi oynar, diğer isimler: Özkan Uğur, 216 Ozan Güven, yeni kavuklu Rasim Öztekin, Özge Özberk; İdil Fırat, n'olmuş Erdal Tosun, tırrik Şafak Sezer, Cezmi Baskın, feyk ulan Engin Günaydın ve Cenk-Erdem Beyler.. Gerek yıldızlar geçidi kadrosuyla, gerek yenilikçi konusuyla, gerek de espri temposuyla bir şaheserdir. Yeni Türk Sineması'nın 'ilk on'una girer. Puanım 8.

270616
Oku..

G.D.O. Karakedi (2013)


Adı kötü. Şafak Sezer filmlerini zaten sevmem. Sinemada çalıştığım dönemde Durul Bazan'ın sahnelerindeki dubstep izlettirdi bana filmi. İyi film değil ama kötü de değildi aslında. Şafak Sezer yazmış Murat Aslan yönetmiş. Murat Aslan dediğim adam, Maskeli Beşler serisinin yönetmeni. Erdem Akakçe ve Durul Bazan'ın konuk oyuncu olduğu film hakkında konuşurken denk gelmiştim bir programda Şafak Sezer'e, ''Bu filmdeki arkadaşlar oyuncu değil, eşimizi dostumuzu çağırdık, beraber oynadık..'' falan diyordu. Ayıp değil mi ya? Ben mi gereksiz takıyorum bu adamın her dediğine acaba? O filmde oynadılarsa oyunculardır artık yani, sonuçta o işten para kazanan adam -iyi ya da kötü- oyuncudur. O misyonu yüklemişsindir artık, ona bir vizyon olmuştur o. Cümleye gel.


Gürkan, Duran ve Orhan isimli üç kardeş. GDO'yu yakaladınız.
Biri taksici, biri pilavcı diğeri kız kaçıran.
İşte pilavcıya durduk yere bir sürü elmas gelir başları belaya girer..
Kız kaçıranın derdi zaten belli; abiler..
Taksici de cesetler cesetler..
Başları dertten kurtulmaz yani. Bir de karakedi mevzusu var, amaçsız bir şekilde kediye takılmış, bütün uğursuzluk ona yüklenmeye çalışılmış, yazık kediye.

G.D.O. Karakedi (2013), Ocak ayının son haftasında vizyona girdi ve vizyonda iken ne durumdaydı merak edenler için ilk üç haftası şöyle..

13.06.13
Oku..