Snow White and the Huntsman (2012)


Yazıya ilginç bir bilgiyle başlayalım: Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler, Rapunzel, Bremen Mızıkacıları, Kırmızı Başlıklı Kız ve daha nicesi bir masaldır efsane gibi anlatılan; Alman edebiyatında. Alman biraderler Jakob ve Wilhelm Grimm bütün kasabaları köyleri dolaşıp bu masalları dinliyorlar ve 1812'de çıkardıkları bir masal kitabında bunları topluyorlar. Yani listeye baktığımda aklım gitti çünkü bildiğim tüm masallar ve fazlası bu adamların yazıya döktüğü şeylermiş. Uyuyan Güzel, Hansel'le Gratel, Çizmeli Kedi.. Zaman içinde tabii hepsinin farklı uyarlamaları; romanları yazılan oldu; çizgi filmi yapılan oldu; filmi çekilen oldu.. Ama ilk Grimm'ler yazmış her şeyi..



Güzelliğiyle herkesi etkileyen Ravenna, kralların önce aklını alıp sonra krallığı ele geçirmeyi meslek edinmiş kendine. Sürekli genç ve güzel kalmasını sağlayan bir büyüsü var ve kendinden daha güzel olan herkesi öldürerek dünyada ki en güzel şey olarak kalabiliyor. Bizim Pamuk Prenses reşit olduğu gün artık, ayna ayna dayanamıyor, söylüyor. Sonra da başlıyor kovalamaca..



Bu dillere destan dünyanın en güzel insanı Ravenna'yı Charlize Theron; ondan daha güzel olan Pamuk Prenses'i de Kristen Stewart oynuyor. Yani bi güzeli daha yok anladın mı, en güzelleri bunlar zaten.. Ravenna Pamuk'u öldürmesi için bir avcı tutuyor.. Avcımız ise nam-ı diğer Thor, Chris Hemsworth..


Senaryoyu yazarken -tabii görselde daha etkileyici olabilmek adına- orijinal masaldan biraz farklılıklar yapılmış: mesela daha şiddet ağırlıklı kılıçlı baltalı dövüşmelerden oluşan sahneler var. Filmin yönetmeni Rupert Sanders piyasada yeni; henüz ilk yönetmenliği bu..

Film iki dalda Oscar adayı oldu ama kazanamadı.. Kazanan listesi burda:
Sıralı Tam Liste: Oscar 2013

19.09.12
Oku..

Mr. Nobody (2009)


Henüz 9 yaşındayken zor bir seçim yapmak zorunda bırakılan bir çocuğun kafasının içindeyiz. Gayet mükemmel bir olay örgüsü ile sunulan bambaşka hayatlarda bambaşka kafalar yaşayan Nemo'nun hikayeleri "N'oluyor lan!" dedirtiyor. Ölümlülük kavramının anlamını yitirmek üzere olduğu 2090'larda yaşayan tek ölümlü olan ihtiyar Nemo'dan öğreniyoruz tüm gerçekleri yada hiç gerçek olmamışları. Hiç kimse'nin hikayesini..


Oyuncu seçimleri, makyajları ve kurgusu ile de takdir kazanan filmin yazan ve yöneteni Belçikalı Jaco Van Dormael. Yetişkin Anna: Diane Kruger, genç Anna: Juno Temple tarafından canlandırılmış. Nemo'nun yetişkin ve yaşlı halini -mavi gözlü- Jared Leto oynuyor. Leto'nun mavi gözleri, Aronofsky'nin Requiem for a Dream (2000)'in afişinde olduğu gibi bu filmin afişinde de gözümüze sokuluyor. Ve ben küçüklükten beri mavi gözlerden tırsmışımdır..


Sonuç olarak benden 8/10 puan alan bu film, tavsiye isteyenleri yönlendirebileceğim bir... Overlokçu ayağımıza geldi, halıları indirmem lazım. Sonra şe'yaparız öbür filmlerde, hadi..

04.09.12
Oku..

All the Real Girls (2003)


Kasabadaki kızların çoğuyla yatmış olan Paul, arkadaşlarıyla gayet eğlenceli günler geçirmektedir. Bir gün kankası Tip'in kız kardeşi Noel'le tanışır ve birbirlerinden hoşlanırlar. Abi Tip, Paul gibi bir adamın kız kardeşiyle yakınlaşmasını istememektedir. Ancak gönül ferman dinlemez ve Noel, Paul'u kendine aşık eder. Burdan sonra işler biraz karışır; bakalım Tip bu ilişkiye izin verebilecek mi? Paul gerçekten uslandı mı? Peki kız tam ne ayak?


Ben filmi izlerken, özellikle sonlara doğru "Ya yapma işte şöyle" dedim bol bol; yani hikaye beni aldı içine, beğendim. Romantik-dram isteyenlere tavsiye ederim. Yönetmenliğini David Gordon Green yapıyor, hikayeyi de Paul karakterini canlandıran Paul Schneider ile birlikte yazmışlar. Noel'i de (500) Days of Summer (2009)'dan tanıyacağınız Zooey Deschanel oynuyor.

29.08.2012
Oku..

American Pie BoxSet


Zamanında gençlik filmi kavramına yeni bir boyut kazandıran American Pie (1999) dörder filmlik iki seriye sahiptir. Jim Levenstein ve arkadaşlarının lise maceralarını konu edinen ve Jim ile Michelle'in üçüncü filmde evlenmelerinin ardından sonlanan hikaye; sadece Jim'in babası Noah Levenstein'i sabit tutarak dört ara film ile pastanın kaymağını yiyor. Ve American Reunion (2012) ile seriye lise arkadaşlarının buluşmasıyla devam ediliyor. Seride Jim'i Jason Biggs, Michelle'i Alyson Hannigan oynuyor ve Vicky karakteriyle de Tara Reid'i izliyoruz. Diğer seride ise Dwight Stifler'ı Steve Talley canlandırıyor.

American Pie (1999)
American Pie 2 (2001)
American Wedding (2003)
American Pie Presents Band Camp (2005)
American Pie Presents Naked Mile (2006)
American Pie Presents Beta House (2007)
American Pie Presents The Book of Love (2009)
American Reunion (2012)



'Gençlerin sevişmesi' temalı bu filmlerde bol miktarda güzel kız görebiliyoruz; tabii ki memeleriyle beraber. Erkek karakterlerin yakışıklı olmaları şartı olmasa da eğlenceli tipler olmalarına dikkat edilmiş. Bu filmleri izlerken havuzlu, dubleks evlerde düzenlenen partilerde kimin kiminle sevişeceği oluyor tek derdiniz; bu bakımdan sinemanın olmazsa olmazlarından. Yalnız özellikle liseli kardeşlerime sesleniyorum: bunun bir film olduğunu unutmadan (bizde böyle üniversite ortamı yok) ve sesi de fazla açmadan seyredelim. Tabii hala izlemeyen kaldıysa..

29.08.2012
Oku..

Hollywood Ending (2002)


Woody Allen'ın yazıp yönetip başrolünü de Tea Leoni ile paylaştığı filmde çaptan düşen bir yönetmenin akıl almaz hikayesi anlatılıyor.

Önceleri yaptığı filmleri çok beğenilen meşhur bir yönetmen olan Val, karısı tarafından terk edildiğinde kariyeri de düşüşe geçmiş, para kazanmak için de saçma sapan işler yapmaya başlamıştır. Öte yandan onu terk eden eski karısı Ellie de zengin bir yapımcıyla evlenip yapım şirketinde çalışmaya başlamıştır. Ellie, Val'ın zor durumda olduğunu görüp ona yardım etmek isterken tam ona göre bir senaryo geçer eline. Ve işi Val'a vermek için şirketi ikna etmeye çalışır ve başarır da. Val eski karısınden gelen bu teklifi önce kabul etmek istemez ama paraya ihtiyacı olduğundan kabul eder.


Film için anlaşma sağlanır çekimler başlar. Daha ilk günden Val psikolojiye bağlı körlük geçirir, yönetmen kör olmuştur ve şov devam etmelidir. Eğlenceli bir film arayanlara tavsiye edilecek cinsten bir filmdir, not alınız.

Woody Allen'ın bir dönem Amerika'da ciddi bir seyirci kaybına uğradığı dönem var ve o sırada da Avrupa çok ilgileniyor filmleriyle.. Bu ilginç olayı da filmine taşıyan Allen, Val'ın körü körüne çektiği filmi bir tek Fransa'da beğeniliyor ve filmin sonunda Val, kıymeti bilinen topraklarda yaşamaya karar veriyor.. 'Val' da bildiğin Woody'nin v'si Allen'ın al'ı ha.. :)

27.08.2012
Oku..

Midnight in Paris (2011)


En iyi senaryo Oscar'ı sahibi Midnight in Paris (2011), Woody Allen'ın en beğendiğim filmleri listesinde, üstelik bu listenin de üst sırasında yer alıyor. Allen, Londra ve Barselona'nın ardından Avrupa filmleri serisine Paris'le devam ediyor. Paris gecelerinin sihirli bir yanı olduğunu anlattığı filminin başrolünde Gil Pender karakteriyle Owen Wilson'ı izliyoruz, Gil'in nişanlısı Inez'i ise güzeller güzeli (sıfır abartı) Rachel McAdams oynuyor.


Düğün öncesi nişanlısı ve nişanlısının anne babasıyla Paris'e gelen Gil, aynı zamanda yeni romanı üstüne çalışmakta olan ve bir zamanlar çoğu dehanın olduğu gibi Paris aşığı bir yazardır. Hatta evlendikten sonra bu şehirde yaşamak için nişanlısını da ikna etmeye çalışmaktadır ama Inez'in Paris'e bayıldığı söylenemez. Gil, Paris'te denk geldikleri arkadaşlarıyla daha eğlenceli geziler planlayan Inez'i eğlencenin kucağına (yani Paul'un kucağına) bırakıp Paris sokaklarında kaybolduğu sırada, hayranı olduğu adamlarla dolu, hayranı olduğu bir dünyanın içinde bulur kendini.


Film, bizi bu dakikalardan sonra muhteşem bir kültür-sanat turuna çıkarıyor. Ne olduğunu anlamadan Zelda-Scott Fitzgerald çiftiyle, Ernest Hemingway'le, Cole Porter'la ve Pablo Picasso'yla tanışıyoruz. Yetmiyor, hepsinin akıl hocası Gertrude Stein'a kitabını okutup tavsiyeler alıyor Gil; Picasso'ya çılgın tablolar yaptırtan, Hemingway'i Kilimanjaro'ya tırmandırtan Adriana'yla, aşk meşk olaylarına giriyor. Ama bunlar sadece geceleri oluyor ve Inez, Gil'in bu ne olduğunu anlamadığı gece gezmelerinden sıkılmaya başlıyorlar.


Film, açılışından kapanışına, renklerinden karakterlerin güzelliğine kadar her şeyiyle muhteşem.. Eğlenceli bir film izlemek isteyenlere ve muhteşem Paris manzaralarına, muhteşem müziklerin eşlik ettiği bu filmi şiddetle tavsiye ederim.


Oyuncular .... Karakterler
Gerçekte Olanlar
Owen Wilson .... Gil Pender
Rachel McAdams .... Inez
Kurt Fuller .... John, Inez'in babası
Mimi Kennedy .... Helen, Inez'in annesi
Michael Sheen .... Paul Bates
Nina Arianda .... Carol Bates
Carla Bruni .... Müze Rehberi
Serge Bagdassarian .... Dedektif Duluc
Gad Elmaleh .... Dedektif Tisserant
Lea Seydoux .... Gabrielle
Sihirle Gelenler
Yves Heck .... Cole Porter
Alison Pill .... Zelda Fitzgerald
Tom Hiddleston .... F. Scott Fitzgerald
Corey Stoll .... Ernest Hemingway
Sonia Rolland .... Josephine Baker
Daniel Lundh .... Juan Belmonte
Kathy Bates .... Gertrude Stein
Marcial Di Fonzo Bo .... Pablo Picasso
Marion Cotillard .... Adriana
Emmanuelle Uzan .... Djuna Barnes
Adrien Brody .... Salvador Dalí
Tom Cordier .... Man Ray
Adrien de Van .... Luis Bunuel
David Lowe .... T. S. Eliot
Yves-Antoine Spoto .... Henri Matisse
Laurent Claret .... Leo Stein
Vincent Menjou Cortes .... Henri de Toulouse-Lautrec
Olivier Rabourdin .... Paul Gauguin
François Rostain .... Edgar Degas


Yalnız bu şehrin olayı herkesin kendine göre sihirlenmesi. Mesela Gil'in altın çağ dediği Jazz Age, Adriana'nın altın çağ diyeceği Belle Epoque'la aynı değil tabii ki.. Gil'le Adriana'yı Maxime'e götüren çiftte, Pan Am'in başarılı oyuncularından Fransız Karine Vanasse var, çok beğenirim kendisi ve bu filmde ufak da olsa rolü olmasına çok sevinmiştim..

Marion Cotillard'ın arkasındaki güzel hanımefendiye bakınız, Karine..
Kadroya bakınca benim başım dönüyo resmen, böyle bir film yapılabileceği bile kolay hayal edebileceğim bi şey değil.. Biraz abartıyorum galiba ama bu filmi her izlediğimde yüzümün halini görseniz anlarsınız beni.. Çok çok üst düzey bir film.. Woody Allen'a saygılar, sevgiler..

27.08.2012
Oku..

The Lucky Ones (2008)


The Illusionist (2006) filmiyle dikkatleri üstüne çeken yazar-yönetir Neil Burger, The Lucky Ones (2008)'ta Irak'taki vatani görevlerini tamamlamış üç Amerikan askerinin memleketlerine dönmeleri macerasını anlatıyor.


Evlerine gitmek için iç hatlarda bekleyen yolculara kötü haber meteorolojiden geliyor, iptal edilen uçak seferleri acelesi olanları kiralık arabaya yönlendiriyor. Arabanın kirasını bölüşüp yola koyulan Cheaver (Tim Robbins), TK (Michael Pena) ve Colee (Rachel McAdams)'nin yol macerasını keyifle izliyoruz. Tabii her birinin ayrı hikayeleri var. Yol filmi sevenlere önerilir; yada yolculuk filmi işte neyse..


Filmde Rachel'ın güzelliği dışında dikkatleri çekebilecek ne olabilir diye düşünüyorum, öyle pek bir olay yok; kendi halinde bir film resmen. Sadece benim dikkatimi çeken, paylaşmak istediğim şey: Vegas'ta taksiler Chrysler 300c olabiliyormuş. Daha neler..
Ben de bakıyorum da geçen sene buldum ucuza ikinci el, ucuzu yine elli küsur bin de, o bütçeye ulaşırsam alacağım araç budur..


17 Ağustos 2012

Oku..