Desperado (1995)


El Mariachi (1992) ve Robert Rodriguez'in piyasaya giriş macerasını yazmıştım. Bu da, girdikten hemen sonra nasıl bu hale geldi, sonraki filmini nasıl yaptı yazısı..


İlk filmini tamamlayıp, bu filmden nasıl para kazanacağını tam kestirememişti Robert. Bi fragman yaptı filme, güzel sahneleri falan koydu, bi de filmin tamamı işte, bi de ödüllü kısa filmi.. Bu üç video ile yapımcı yapımcı dolaştı, tabii öyle hemen bütün kapılar açılmadı, izleyenler işleri beğense bile emin olamadılar, sonuçta büyük paralar bunlar.. Filmle ciddi anlamda ilgilenen ve Robert'ı kaçırmak istemeyen birkaç büyük firma girince ortama fiyat bu hale geldi.. Ne hale? İlk yazıdaki hale işte.. Ama sonuçta bu parayı veren adam da para kazanmak istiyor ya, hemen başka filmler de yaptırma derdinde..

Steve Buscemi, tanıştıkları festivalde,
"ilk çekeceğin filmde oynamak istiyorum"
demişti..

"Bize hemen, birkaç gün içinde bi şey yazabilir misin, hemen çekip gösterelim, işin çok görünsün" diye gazlıyolar, dandik bi film oluyo, oynatıyolar televizyonda falan ama kimsenin içine sinmiyo.. Sonra diyolar ki, Mariachi'yi yeniden çek, pahalı oyuncular falan olsun kadroda..

Sağdaki de ilk filmin Mariachi'si..

Robert diyo ki: "Yok aga, o kadar da düşmedik, ama isterseniz devamı gibi bi şey yazıp çekeyim, aynısını çekmem.." Okey geliyo yapımcıdan, bu arada ilk film de vizyon için hazırlanıyor ya, sonunu değiştiriyolar.. Yani El Mariachi (1992)'nin orijinal sonunda, kahramanımızın sevdiği kadınla beraber kendi de vuruluyomuş. Düzeltilmiş halinde elinden vuruluyo ve bir daha asla gitar çalamayacak falan deniyo.. Ve yeni filmin senaryosuna başlanıyo..


Desperado (1995).. Eskiden grubuyla beraber çok başarılı müzikler yapan kahramanımız, artık intikam ateşiyle kavrulmaktadır.. Sevdiği kadını öldüren uyuşturucu baronunu öldürse de yetmez, bütün kötü adamları öldürmek ister.. Bi şehre girer, önce bi arkadaşıyla etrafa korku salar, hikayeler anlattırır, sonra ortalık kan gölüne döner.. Yine aşık olur, yine mafya babasının gözü bu kadındadır.. Ve final sahnesinde, beraber müzik yaptıkları arkadaşlarını da yardıma çağırır ve üç gitar kutulu adam aleme korku salar..


Mariachi'yi bu sefer Antonio Banderas, esas kadın Carolina'yı ise formunun zirvesindeki Salma Hayek oynuyor.. Bu filmi izleyip de Hayek'ten etkilenmeyen var mıdır, varsa çok azdır.. Banderas, Rodriguez'i sırtlasın diye kadrodadır ama tersi de olmuştur, Banderas'ın popisi almış yürümüştür..


Mafya Bucho'yu, Joaquim de Almeida oynarken, Mariachi'nin öncü yancısı Buscemi'yi Steve Buscemi oynamaktadır.. Tarantino da misafir oyuncu olmuştur sete.. İlk filmin Mariachi'si Carlos Gallardo bu filmde Campa olmuştur.. Filmde tabii bir de yan rollerin adamı Danny Trejo var, olmazsa olmaz bundan sonra..


Tabii ki ilk film kadar orijinal değil hikaye.. Tamam teknik biraz daha kaliteli ama hikaye önemli be hacı.. Öyle bakınca ben ilk filmi daha çok seviyorum.. Ama bir de Salma Hayek'e bakıyorum, hemen sırıtıyorum.. Jenerikte akan isimler de bu sefer gerçekten olan kişiler..

31.07.2014
Oku..

El Mariachi (1992)


Bi Mariachi gelir şehre, iş arar, iyi gitaristtir.. Dener bir iki mekan, muvaffak olamazlar.. O sıralar, silahını bir gitar çantasında taşıyan belalı bir adam, Azul, ağır abilerden biriyle takışır.. Alacak verecek meselesi.. Eski mevzu.. Baba, adamlarına Azul'u öldürme görevi verir, "Hep siyah giyinir, elinde de bi gitar çantası varmış, silah var içinde, böyle tanıyacaksınız, bulduğunuz yerde indirin" der.

Film ya, bizim Mariachi ile bu herifi karıştırır bu adamlar, yanlış adamı kovalar dururlar, bizim müzisyen de bildiğin adam öldürmeye başlar bu hengamede, durduk yerde.. Bu arada Mariachi, babanın yazdığı kıza vurulur.. Sonra kızı vururlar, bizim Mariachi de babadan intikam almak ister.. Hikaye bu..


"İşte aksiyon olsun, eğlenceli, kanlı-manlı ölmeli sahneler olsun, ben öyle şeyler izlemeyi severim, onun için böyle bi şey yaptım" diyo Rodriguez..

Kardeşlerini falan çekerek kısa filmler yapıyo Robert, babasının video kamerasıyla.. Yokluktan kendi kurgu tekniklerini geliştirmiş ve çoğu sinemacı gibi "İmkanlarım çoğaldıkça yaratıcılığım azalıyo" diyo.. Kısa filmlerinden biri festivallerde biraz ilgi görünce aynı mantıkla uzun metraj film de yapabileceğini düşünüyor..


"İşte festivalden biraz para geliyor, biraz şurada var.. Bi de.. İlaç şirketleri bazen denek arıyor, güzel para veriyolar aslında.. Bir ay falan dişimi sıkarım n'olcak, hem o arada senaryoyu da yazmış olurum.. Senaryo tamam, oynayacak birkaç hevesli arkadaşım da var, ne kadar para var, 7.000 dolar.. Yeter ya.."

Yetiyor da, adam bu parayla, bu şartlarda filmi tamamlıyor.. Bi kamera, birkaç makara film, birkaç oyuncu ile film halloluyor.. Diyor ki bu filme harcadığımız parayı çıkaralım en azından, satalım DVD piyasasına.. Ama dur, amatör gözükmeyelim.. 20.000'e çektik diyelim, bi de jeneriğe uydurma isimler yazıp kadroyu kalabalık gösterelim.. AGA!.. Olaya bak şimdi; bırak 20.000'i, tam hatırlamıyorum ama 200.000 gibi falan bi para verip, devam filmi için anlaşıp üstüne bi de bu filme ayar çekip vizyona sokma teklifi geliyor en son..

Bi festivalde, -tabii olay yarattığı festivaller bunlar- Tarantino'yla falan tanışıyo, kanki oluyo.. Robert Rodriguez böyle oluyo yani.. Film yapımı aşamasında tuttuğu günlük kitap oluyo, bu hikaye pek çok tv programında anlatılıyo, başarı öyküsü nihayetinde, aşırı gaz veriyo..
Kitabı okudum ben, sonra filmi izledim.. Hayal ettim, setini, nasıl çektiklerini.. Helal lan dedim..


Filmde, El Mariachi'yi Carlos Gallardo, belalı benzeri Azul'u Reinol Martinez falan gibi pek bilinmeyen isimler oynuyor hep.. Bi tek Carlos Gallardo bu filmden sonra yürüdü..

Devam filmi Desperado (1995)'da ise Campa'yı oynuyor Gallardo, El Mariachi'nin iki kankisinden birini.. Neden, çünkü başrolde daha ünlü bi tip olması lazım ya..


29.07.2014
Oku..