Jupiter Ascending (2015)


"Teknik olarak uzaylı sayılırım.." diyen Mila Kunis'in özlediğim sesiyle başlayan film, hafif bi dandiklik hissi yayıyor, sebebini bilemedim, daha başta.

Hayatından nefret eden raşın-amerikın ailenin tatlı kızı/yeğeni/kuzeni. Bok gibi bi hayatı var hakkaten, tuvalet temizliyor falan. Daha annesi hamileyken öldürülen babası uzay bilimci olduğu için adı ordan yadigar, Jupiter.


Öte yanda, kainatın bi taraflarında, üst düzey bilgi ve teknolojiye sahip yaşamlar ve kraliyet savaşları sürüyor. Kardeş kavgası evrensel bir şey tabii ki. Kötü kardeş daha uzun yaşam için çeşitli insan ömürlerine ihtiyaç duyan bir projenin başında, sesi kısık Eddie Redmayne oynuyor bu kötü kardeşi.

Redmayne en son Oscar'ı aldı The Theory of Everything (2014) ile.. Dünya'nın sahibi bu kardeş, en son bi yüz insan öldürmüş projesi için. Dünya da annesi ölünce kalmış buna.


Bu kardeşlerin ölen annesinin ruhu Dünya'daki bu tatlı kızda vücut bulmuş, haberi yok tabii, reenkarnasyon olayları. Kardeşlerden biri bu eski 'yor haynıs'ı tekrar aileye katıp, evlenip, gücü eline geçirmeye çalışır, kötü kardeş ise direk kızın öldürülmesini ister. Neden çünkü, Dünya'nın sahibi olmayı herkes ister, nedense. Böylece Jupiter'imiz Mila Kunis kendini uzaylı aksiyonu içinde bulur. Bir de koruyucusu vardır, ona aşık olur falan. Gerçi kim olsa aşık olur ona ama, Jupiter biraz abazadır bu aralar.. Üstelik Channing Tatum koruyucu.


Romantik komedi gibi baya ve fantastik film. Hiç Wachowski işi demezsin ama Wachowski işi. Kardeşler sanattan yılmış anlaşılan, romantik komedi seyircisini de çekmeyi hedeflemişler. Matrix'tir Cloud Atlas (2012)'tır bi yere kadar.. Darlanmışlar derin düşünmekten, seyirciyi yormaktan yorulmuşlar.. Yine felsefesi olsun ama aslen aşk olsun, sonlara doğru küçük bi öpüşme olsun falan...


Wachowski filmi diye izleyecekseniz aman deyim izlemeyin, Mila Kunis için izleyin Mr. Spack model Channing Tatum için izleyin..
Redmayne için de izlemeyin, ne o öyle arada bağırarak falan.. Kadrodaki diğer isimler şu şekil: Sean Bean, Douglas Booth, Doona Bae, Tuppence Middleton, Christina Cole...


23 Nisan 2015, kutlu olsun çocuklar..
Oku..

The Imitation Game (2014)


Enigma nedir biliyor musunuz? Kelime anlamı gizem, şifre falan demek; Enigma Makinesi de 2. Dünya Savaşı sırasında Almanya'nın kullandığı meşhur şifreleme aleti. Dönemin teknolojileri içinde en üst seviye bu, her ordu radyo dalgalarıyla, yazılı talimatlarla haberleşirken, Naziler bi makine yapmış -telgraf sistem- ve şifreli. Neden şifre, bir mağlubiyet halinde bu makineyi düşmana kaptırırsak anlamasınlar diye.. Haberleşmemize maydanoz olmasınlar diye..

Nitekim kaptırmışlar, İngilizlere.. Ve bu makinenin sırrını çözmek için kurulan gizli ekip, beyin takımı.. Ekibin başında bulmacacı Alan Turing var, bir matemetikçi ve zor oyunları seviyor.



İngiliz matematikçi Andrew Hodges, İngiltere'ye savaş kazandıran, daha da önemlisi savaşı tahmini süresinden 2 sene erken bitirtip bir sürü hayat kurtaran ve yıllarca devlet sırrı olarak saklanan, meslektaşının bu hikayesini kitap yaptığında sene 83'müş.. Daha sonra düzeltilip/güzelleştirilip 92'de tekrar basılan kitap Breaking the Code (1996) ismiyle film yapılmış.

Ve günümüz, kendini tekrarlayan Hollywood'u, The Imitation Game (2014)'i sunar. Baya da güzel film yalnız, puanım 8.. İyi ki de tekrarlıyolar kendilerini çünkü ben hayatta arayıp bulup o eski filmi izlemezdim.


Norveçli yönetmen Morten Tyldum, Amerikalı yazar Graham Moore'nin senaryolaştırdığı hikayeyi filme alırken, başrolde Benedict Cumberbatch yer alıyor. Cumberbatch, yakın dönemde Sherlock dizisiyle tanınıyor.. İlk aklıma gelen filmleri de, August: Osage County (2013), geçen senenin en iyi film Oscar'ını alan 12 Years a Slave (2013), War Horse (2011), Atonement (2007)... Cumberbatch'e eşlik eden -aksanını sevdiğim- Keira Knightly; bunun ilk aklıma gelen filmleri ise Atonement (2007), Pirates of the Caribbean filmleri, Domino (2005), daha geçenlerde izlediğim Laggies (2014) ve Begin Again (2013)...


Kadrodaki diğer önemli isimler: Mark Strong [Kick-Ass (2010)], Matthew Goode [Match Point (2005)] ve Charles Dance [Game of Thrones].

Filmdeki ilginç olaylar: Bi kere en ilginci sıfır itici bir gey karakter var ortada, La vie d'Adele (2013)'den sonra lezbiyenlere saygı artmıştı, aynı şeyi geyler için de istemiştim, buyrun anlatın saygı duyalım demiştim, bu filmle de o biraz başarıldı bence... Bir diğer ilginç nokta, film boyunca Mark Strong'u Stanley Tucci diye izledim, nasıl karıştırdım hala aklım almıyor, hala filmdeki adamı Tucci'ymiş gibi hatırlıyorum ama biliyorum değil, ilginç olan bu..


Oscar adaylıkları: En İyi Film, En İyi Aktör (Cumberbatch), En İyi Yardımcı Aktris (Knightly), En İyi Yönetmen, En İyi Uyarlama Senaryo, En İyi Kurgu, Yapım ve Film Müzikleri olmak üzere 8 kategori... Daha bütün filmleri izlemedim ama oy hakkım olsa en iyi film seçilmesi için kullanırdım. 85'li efsane tatlış Keira daha önce de Pride & Prejudice (2005) ile En İyi Aktris Oscar'ını almaya çok yaklaşmış ama Walk the Line (2006)'la Reese Witherspoon'a kaptırmış.

Sıralı Tam Liste: Oscar 2015

09.02.15
Oku..

Black Mirror (2011- )


Çok övdüler dizi diye, ben de baya dizi izliycem sanıyorum.
Orta metraj bağımsız film gösterimleri..  Ortak nokta dersen, ileri teknoloji derim, o da çok net bir şekilde değil. Yani teknoloji direkt olarak değil dolaylı olarak kullanılıyor çoğunda. Daha doğrusu şöyle, teknoloji... -daha kaç kere kullanıcam bu kelimeyi bilmiyorum ama- teknolojinin geliştiği bir zeminde gerçekleşen olağan hikayeler dizisi, günümüz sorunlarını felsefesi kabul etmiş ve gelişmiş. Birbirinden bağımsız, her biri çok güzel film.

Yaratıcısı ve yazarı İngiliz Charlie Brooker, yapımcısı Barney Reisz.. Her bölüm başka bir yönetmene emanet ediliyor. İlk sezon, yani ilk üç bölüm 2011 Aralık'ta; ikinci üç bölüm de 2013 Şubat'ta seyirciye sunuldu. Geçen hafta da Yılbaşı özel bölümü verdiler.. Sonraki sezonun ne zaman geleceği belirsizliğini koruyor.

Bu arada Black Mirror ismi ne alaka diye bir an düşündüm, baya monitör kastediliyor olabilir bence. Kapalıyken siyah bir aynaya dönüşüyorlar..


The National Anthem #1

İngiltere Başkanı bir gece uykusundan uyandırılır ve acil bir durum olduğu söylenir. Ülkenin sembolü prenses kaçırılmış ve bir video gönderilmiştir. Prensesi alıkoyan abimizin isteği basittir. Ya başkan televizyonda canlı yayında bir domuzu şe'yapar ya da prenses ölür. Sorgulanan şey, zaten bu kadar yozlaşmışken değer verdiğimiz şey ahlak mı, insan hayatı mı? Dikkat çekmek için de büyük oynanmış tabii. Sizce Başkan'ın kararı ne olur?

Yönetmen: Otto Bathurst..
Oyuncular: Rory Kinnear, Sophie Kennedy Clark..
imdb: 8,0           ben: 8


Fifteen Million Merits #2

Kölelik sistemi teknolojiyle devam ediyor. Enerji üretimi için bisiklete binme salonları kurulmuş ve esirler var. Bütün gün pedal çevirip enerji üretimini sağlarken, her pedal başı elektronik paralar kazanıyorlar. O paralarla günlük ihtiyaçlarını karşılıyorlar. Bir de yarışmalar oluyor bazen, 15 milyonu olan, bilet alıp o yarışmalara katılıp, şarkıcı, şovmen falan filan olup eğlence sektöründe kendine yol açıp kölelikte boyut değiştirebiliyorlar. Pedal kölelerinden Bing ve Abi vuruluyorlar birbirlerine. Bing, Abi'nin sesine güveniyor ve varını yoğunu ona harcıyor. Ve dram başlıyor..

Yönetmen: Euros Lyn..
Oyuncular: Daniel Kaluuya, Jessica Brown Findlay..
imdb: 8,3           ben: 8


The Entire Historie of You #3

İnsanlar gördükleri her şeyi kaydedip, tekrar tekrar izleyebiliyorlar. Kulak arkasına takılan bir çip gözünüzü ve beyninizi kontrol edebiliyor ve küçük bir kumandayla ileri-geri-tekrar-sil-hızlandır falan gibi her şeyi yapabiliyorlar. Tabii bu, ilişkileri zora sokuyor. Şimdiye kadar sadece kadınlarda olduğu düşünülen 'Ama sen bana şöyle demiştin' özelliği artık erkekte de var.. Ve bir adam karısının başka bir adamla ilişkisini didikleyip büyük bir drama sebep oluyor.

Yönetmen: Brian Welsh..
Oyuncular: Toby Kebbell, Jodie Whittaker..
imdb: 8,7           ben: 9


Be Right Back #4

Tatlı çiftimiz hayatlarına sakin sakin devam ederlerken, eleman trafik kazasında ölür, kız yanlız kalır. Kızın bir arkadaşı bu durumları kolay atlatmak için bir program olduğunu söyler. Kocanın maillerini, mesajlarını okuyor, sonra da sanki oymuş gibi yazışıyor seninle, aynı onun cümleleri, onun espri anlayışı.. Başta karşı çıksa da kocasını çok özleyen Martha, bir denemek istiyor. Biraz garip ama hoşuna da gidiyor. Duygulanıyor falan. Bu sırada güncelleme gelmiş programa, istersen konuşma kayıtları falan atıyorsun ve sesini de duyabiliyorsun elektronik ölü kocanın. Teknoloji durur mu?! Videolarınızı verin elinizde ne kadar görsel varsa verin özlediğiniz kişinin bir kopyasını yapmaya çalışalım. Birebir boyutlarda, aynı ten ve ses tonunda.. Ölüyü dirilten sistem burda, gel vatandaş!..

Yönetmen: Owen Harris..
Oyuncular: Hayley Atwell, Domhnall Gleeson..
imdb: 8,2           ben: 8


White Bear #5

Böyle ceza görmediniz. Acımasız belki biraz ama madem idamın alternatifi ağır bir şey olacak bu olsun. Müebbet falan yalan.. Zamanında işlediği bir suçun cezasını ne olduğunu bile anlamadan, bir nevi işkenceye maruz kalarak çekmek. Ağır ceza ama.. Günümüz teknolojisine ve yaşam tarzına da fena giydirmeli..

Yönetmen: Carl Tibbets..
Oyuncular: Lenora Crichlow, Michael Smiley, Tuppence Middleton..
imdb: 8,2           ben: 8


The Waldo Moment #6

Bir televizyon şovu içinde yer alan ve gelen ünlü konuklarla geyik yapan mavi bir ayı simülasyonu, Waldo. Tabii bir oynatıcısı var arkasında, Jamie. Bir programda yaklaşan yerel seçimlerin favori adayı bir politikacı konuk oluyor Waldo'ya, Liam Monroe. Hakaret falan ediyor diye adam mavi ayıya dava açıyor. Bu kadar tepki görmek hoşuna gidiyor yapımcıların ve Waldo'yu siyasete sokmaya karar veriyorlar. Jamie karşı çıkıyor, ben siyasetçi değilim, Waldo'yu buna alet etmeyelim diyor. Ama sen yapmazsan başkası yapacak..

Yönetmen: Bryn Higgins..
Oyuncular: Daniel Rigby, Chloe Pirrie, Christina Chong..
imdb: 6,9           ben: 8


White Christmas #7

Karısının hamileliğini gizlemesi ve hiçbir şey demeden ondan kurtulmak istemesi adamı baya kızdırır. Kavga ederler, kadın aşırı tepki verir ve kocasını engeller. Evet engeller. Teknoloji öyle çünkü, yapabiliyor. Ve devamında işlenen suçların ispatlanması gerekiyor.

Yönetmen: Carl Tibbets.. (Kartal Tibet iki oldu bu arada)
Oyuncular: Nicholas Agnew, Jon Hamm, Oona Chaplin (Chaplin'in torunu)..
imdb: 9,2           ben: 8

22.12.2014 güncellemeler..

Ve yıllar sonra yeni bir yapım şirketi Netflix'le tekrar Black Mirror üretimine başlayan Charlie Brooker'dan, yayınlanan altı bölümün ardından seneye gelmek üzere yeni sezon müjdesi de verildi..


Nosedive #8

Yeni derdimiz like'severliğimiz üzerine gidilen bu bölümde, kahramanımız Lacie'nin statü göstergesi olan sosyal ilişki puanı kasması anlatılıyor. Her karşılaşılan, iletişime geçilen tipe, aynı yemeksepeti'ndeki siparişe puan verme gibi, beş yıldız üzerinden puan verme değerlendirmesi var. Yani sosyal hayatınızda ne kadar yıldız toplarsanız, o kadar cool'sunuz demek oluyor.. Puanı yüksek olana, ev alırken indirim de yapılıyor, bi şey için sıra beklerken öncelik de tanınıyor. Bildiğin para oluyor bi noktada..

Yönetmen: Joe Wright (efsane yönetmen, klasik edebiyat uyarlamacı esasen..)
Oyuncular: Bryce Dallas Howard, Alice Eve
imdb: 8,3           ben: 8


Playtest #9

Sanal gerçeklik oyunları tasarlayan büyük bir şirket, oyunları test edebileceği denekler aramaktadır. Cooper, babasının ölümünden sonra almış sırt çantasını gezmeye, annesinden uzaklaşmaya kalkışmıştır. İngiltere'de parası biten Cooper bu oyun şirketinin ilanını görür ve deneyi kabul eder. Deneyde oyuncuyu tasarlanmış bir eve kapatıp, korkularıyla yüzleştirirler. Enseden yerleştirilen bir çiple kişiye özel tasarlanan oyunların yan etkileri: baş dönmesi, kuru öksürük..

Yönetmen: Dan Trachtenberg
Oyuncular: Wyatt Russell, Hannah John-Kamen
imdb: 8,2           ben: 7


Shut Up and Dance #10

Muhtelif virüsler vasıtasıyla insanların özeline erişen, yazışmalarına, resimlerine hatta bilgisayar kameralarıyla videolarına sahip olan biri veya birileri, söz konusu kişileri tehdit altına alıp şunu yap bunu yap diye direktiflerle hayatlarını zindan ediyor. Tek suçu kapısını kilitlediği odasında bilgisayar başında otuz bir çekmek olan Kenny, baş kahramanımız. Kenny ile başlayan hikayenin çok kollu olduğu, daha pek çok kişinin aynı noktadan gelen direktiflerle hareket ettiği görülüyor. Her an iç içe olduğumuz teknolojinin ters bir durumda neler yapabileceği üzerine bir kara düzen..

Yönetmen: James Watkins
Oyuncular: Alex Lawther, Jerome Flynn
imdb: 8,5           ben: 7


San Junipero #11

Galiba izlediğimiz üç sezonun en sıkıcı işi bu, o kadar da güzel kız var ha. Çok da anlamadım aslında ama 80'lerde bi sahil kasabasında başlıyor hikaye. İşte dönemin dansları, müzikleri, diskotekleri. Bir tane çekinik bir tane de hiperaktif hanım kahramanımız var. Hiperaktif tatlı çekiniği bulmuşken kaçırmak istemiyor, sevişelim mi, diyor. Çekinik şok ama tam karşı koyamıyor da. Sonra öğreniyoruz ki bunlar hep rüyaymış..

Yönetmen: Owen Harris (ikinci kez gördüğümüz ikinci isim oluyor)
Oyuncular: Mackenzie Davis, Gugu Mbatha-Raw
imdb: 8,8           ben: 4


Men Againist Fire #12

San Junipero'dan sonra bu ilaç gibi geliyor, çok beğendim. İleri teknoloji silahlarla donatılmış askerler, ellerindeki, gözlerindeki hatta zihinlerindeki silahlarla 'böcek' avındalar. Maske diyorlar zihinlerindeki sisteme, onlara görmeleri gerekeni gösteriyor, hedeflerini daha kolay seçmelerini sağlıyor ve işleri bir hayli kolaylaşıyor askerlerin. Böcek dedikleri zombiye benzer yaratıklar. Bir gün Stripe'ın maskesi arızalanıyor ve gördüğü şeylere anlam vermekte zorlanıyor. (Aşağıdaki kadronun güzelliğine bakar mısınız?!)

Yönetmen: Jakob Verbruggen
Oyuncular: Malachi Kirby, Madeline Brewer, Sarah Snook, Michael Kelly, Ariane Labed..
imdb: 7,8           ben: 8


Hated in the Nation #13

Gazeteci bir kadın, köşesinde sivri dilli bir yazı yazmış ve biraz fazla tepki almış. Sosyal medyada duyuldukça büyümüş mevzu ama kadın alışık demek ki, çok serinkanlı cevaplar veriyor. Ve ertesi gün cinnet geçirip kendini öldürüyor kadın. Sonra bir repçi eleman, televizyonda şarkı söyleyen küçük bir çocuğa onur kırıcı laflar ediyor. Sosyal medya çalkalanıyor, #DeathTo etiketiyle adama nefretlerini tweet atıyor millet, aynı gazeteci kadına yaptıkları gibi. Repçi de akşamına çıldırıp ölüyor. Kafasından elektronik bir arı çıkıyor.

Yönetmen: James Hawes
Oyuncular: Kelly Macdonald, Faye Marsay, Benedict Wong
imdb: 8,7           ben: 7

20.11.16 güncellemeler..

Tekrar merhaba, az önce yazıyı tam tamamlamak üzereydim ki teknolojinin azizliğine uğradım ve yanlışlıkla sayfayı kapadım. Sayfa kapanınca bir saate yakındır uğraştığım, çok da güzel olduğunu düşündüğüm onca cümle yok oldu. Şimdi hepsini baştan yazmam lazım ve kesinlikle aynı cümleleri kuramam. Bakın kendimi nasıl teselli ediyorum: Çok şanslıyım çünkü o yazdıklarımı bir tek ben okuyabildim.

Evet, birbirinden efsane 13 bölümden sonra 6 yeni bölüm daha. Çok büyük bir heyecanla beklenen işler bunlar. Çok azı az beğenilen, bir çoğu arkadaş sohbetlerine konu olan, birbirinden ilginç teknoloji hikayeleri anlatılan orta metraj klasmanındaki Black Mirror'lara eklenen 6 yeni bölüm için kemerlerinizi bağlayın. (Siz bir de ilk yazdığımı görecektiniz..)


USS Callister #14

Bilgisayar oyunu üreten bir firmanın kurucu iki patronundan biri olan Robert, henüz deneme aşamasında olan yeni tasarladığı bir oyunu oynamaktadır evinde gizlice. Şirket içinde ikinci adam olarak görülen, hatta ne ikincisi komple yok sayılacak bir kişiliğe sahip olan Robert, yeni oyununda tam tersi bir dünya kurmuş. Kendi uzay gemisinin komutanı olmuş ve ofiste yüzüne bakmayan tiplerin yüzüne tükürecek kötülükte bir karaktere bürünmüş. Buraya kadar her şey çok normal, olay şu, oyuna yeni eklenen bir karakterin gazıyla diğer oyuncular artık Robert'in komutasındaki bir uzay gemisinde yaşamak istemiyorlar; düpedüz isyan!..

Yönetmen: Toby Haynes..
Oyuncular: Jesse Plemons, Cristin Milioti, Jimmi Simpson..
imdb: 8,4           ben: 7


Arkangel #15

Çocuğunu kaybeden ebeveynlere sorun, iki saniye kafanızı çevirdiğinizde o minik sıçanların nerelere kadar ışınlanabildiklerini. Hangi anne baba istemez çocuğunun yerini bilmeyi. Teknoloji gelişmiş ve henüz deneme aşamasında olan bir çip çocuğunuzun kafasına monte edilerek ne zaman nerede olduğunu bilmenize yardım ediyor. Basit bir GPS numarası bu. Ama isterseniz çocuğunuzun beynine gelen sinyaller sizin de elinizdeki tablete yansıtılarak neler gördüğünü görmenize olanak sağlıyor. Bu biraz karmaşık bi numara. Ama tamamen opsiyonel, istemezseniz çocuğunuzu rahat bırakabilir, yaşadığı tehlikelerden haberdar olmak istemeyebilirsiniz. Ama isteyeceksiniz!.. Peki bu çocuk nasıl büyür?!

Yönetmen: Jodie Foster..
Oyuncular: Rosemarie DeWitt, Brenna Harding..
imdb: 7,4           ben: 8


Crocodile #16

Bu aslında basit bir seri cinayet hikayesi. Önce yanlışlıkla bir cinayet işleniyor, sonra bi şey oluyo durduk yere onu da öldürmek gerekiyor. Daha sonra biri görüyor onu da derken arka arkaya cinayetler filan. Black Mirror kısmı yani hikayenin teknolojiye teması şöyle oluyor. Bir sigorta şirketi basit bir kazanın araştırmasını yaparken, birileriyle görüşüyor ve "Hatırlayamıyorum", "Emin değilim ama.." gibi davalara faydası olmayan ifadelerin önüne geçmek için hatırlatıcı diye bir cihaz kullanıyor. Yani mesela yolda yürürken bakıyoruz ama görmüyoruz ya çoğu şeyi. O cihaz o bilmeden hafızaya attığımız görüntülere ulaşıyor. Ve bilin bakalım durduk yere başka neler ortaya çıkıyor.. Ama yine de filmin adı neden timsah, kimse bilemiyor..

Yönetmen: John Hillcoat..
Oyuncular: Andrea Riseborough, Kiran Sonia Sawar..
imdb: 7,4           ben: 7


Hang to DJ #17

En eğlenceli bölüm bu olabilir, yani çoğu teknolojik felaketler işlediği için hep bi umutsuzluk ve mutsuzluk hakim ama burada mutlu son var. Bir flört ya da direkt olarak eşleşme programı işleniyor ama çok kapsamlı bir şey. Sizin için en doğru eşi bulmak için neler neler yapıyor. Sonundaki numarayı bozmadan kısaca şunu diyebilirim. Biriyle süreli bir ilişki yaşıyor olmak nasıl bir duygudur? Mesela bir hafta birliktesiniz sadece, program belli, daha erken de bitiremezsiniz, beğendiniz diye uzatamazsınız da.. Ve bunun gibi sürüyle eşleşme.. Program sizin için her şeyi ayarlıyor, siz sadece belirlenen sürenin tadını çıkarın!..

Yönetmen: Timothy van Patten..
Oyuncular: Georgina Campbell, Joe Cole..
imdb: 9,0           ben: 8


Metalhead #18

Ölmek üzere olan bir çocuğun o hep istediği şeyi gidip almak için, üstelik alması çok zor olabilecekken durumlar söz konusuyken, yani çok büyük tehlikelere girmek, robot köpek, hallam ateş edebiliyor üstelik.. Ne amaçla yapıldıkları çok belli köpek formunda robotlar, koşabiliyor, ateş edebiliyor ve birçok farklı yöntem kullanarak takip edebiliyor. Amansız bir mücadele.. Tam bir kovalamaç.. Uykunuz varken izlerseniz sıkıcı olabiliyor..

Yönetmen: David Slade..
Oyuncular: Maxine Peake, Clint Dyer, Jake Davies..
imdb: 6,8           ben: 6


Black Museum #19

Şimdiye kadarki bütün Black Mirror'lar içinde mantığı en çok boş veren hikaye buydu. Eskiden, bir hastanede Nöroteknoloji ile ilgili çeşitli AR-GE çalışmaları yürüten bir birimin halkla ilişkiler ayağı olan Rolo Haynes kovulduktan sonra hatıralarını değerlendirebileceği bir müze kurmuş. Çeşitli alet edevat ve onların ilginç hikayeleri.. Sonu sürprizli güya.. Ulan madem kız planlı geliyor nasıl oluyor da arabasının şarjı gerçekten orada bitiveriyor. Gibi böyle birkaç tane kendi içindeki mantığa uymayan şeyler gördüm. Onun için, içindeki hikayelerin güzelliğine rağmen çok sevemedim. Adı da fiyasko zaten müzenin; müzenin de filmin de..

Yönetmen: Colm McCarthy..
Oyuncular: Douglas Hodge, Letitia Wrigth, Alexandra Roach..
imdb: 8,8           ben: 5

Yeni bölümlerle ilgili herhangi bilgi girişi bulunmuyor sanal alemde. Ama devam etmemesi için hiçbir sebep göremiyorum. Sonsuz tane yapabilirler. Bekliyor olacağız..

12 ocak 2018
Oku..