Grave (2016)


Tıpkı Sean Ellis'in Cashback (2006)'i, Damien Chazelle'in Whiplash (2014)'i gibi önceden kısa film olup festivallerde ilgi gördükten sonra büyütülme kararı alınmış bir film; yönetmeni Fransız Julia Ducournau, bu kendisinin ilk uzun metrajı oluyor. Verdiğim örneklerde kısa halleriyle uzun hallerinin isimleri aynıyken, Raw (2016)'ın atası Junior [2011] imiş.


Bu girizgahtan sonra film hakkında söylenebilecek ilk şey, mide bulandırıcı olduğu. Ama muhteşem bir hava yakalanmış, deneysel sinemanın en modern örneklerinden. Böyle bir işin de Fransız topraklarından çıkmış olması hiç şaşırtıcı değil tabii ki. Mevzu da çok basit; bir adet ergenlik çağında genç bir kız, baskıcı bir aile ve ailenin büyük sırrı. Etkileyici bir sona sahip olduğunu düşündüğüm için sürpriz bozmaktan kaçınıyorum.

Justine, tıpkı halen eğitimi süren ablası gibi veteriner olmak için yoldadır. Anne babası ve köpekleriyle beraber gittikleri yolda, yemek için durdukları bir restoranda ailecek vejetaryen olduklarını öğreniriz. Bu hayvansever aile iki kızını da veteriner yetiştirmek ister işte. Sonra okula gelirler, sorumsuz ablasıyla aynı okula kayıt yaptıran Justine, okulda çömezlik gereği pek çok geleneksel zorlukla karşı karşıya kalır. Ablası biraz ilgilenir kardeşiyle, ama biraz yani. Zorla çiğ tavşan böbreği falan yedirilen bu zorlayıcı gelenekler Justine gibi narin bir kızı biraz etkiler. Ama bir süre sonra ortama alışıp ablası Alexia'yla yurt partilerinin tadını çıkaran Justine alkolle falan tanışır. Hatta vejetaryen bünyesini zorlayıp et met yemek ister. Pişmiş et yeyince kustuğu için çiğ et dener. İlginç bir deneyimdir.


Bir gün beraberlerken yanlışlıkla ablasının parmağı kesilir, Alexia bayılır, Justine ambulansı çağırır bekler. Bir yandan da ablasının kesik parmağını elinde tutmaktadır. Kan bulaşan elini yanlışlıkla ağzına götürür ve kanın tadını alır. Dikkat! Sonra kesik parmaktaki kanı emer biraz. Sonra küçük bir ısırık alır. Bak bu kız etin tadını bilmezdi, vejetaryen büyümüştü, aile baskısından kurtulunca etin tadına bakmış ve şimdi de insan etini tadıyor. İnanılmaz tepkileri var. Ablası ayıldığında ortada parmaktan çok bi şey kalmadığını görüyor, tekrar bayılıyor.

Ve işler gittikçe büyüyor ama kolpa korku filmi saçmalıkları yok yani, inanılmaz bir psikoloji incelemesi var önümüzde. 19 yaşındaki Garance Marillier'in muhteşem performansını ağzım açık izledim, ablası rolünde Ella Rumpf da çok başarılı. Film Avrupa'da katıldığı pek çok festivalde ödüllendirilmiş. İzlemek isterseniz İngilizce ismi Grave olarak arasanız daha kolay bulursunuz. Puanım 8/10.

14.06.2017
Oku..

2016'nın En Beğendiğim Filmleri


Öncelikle belirtmek isterim ki bu atanmış bir yazıdır. Başlıklar sıralamasında 2017 senesinin hemen başında yer alıyor fakat bilmenizi isterim ki Ocak 2020'de oluşturuldu. Bu, 2016 menşeili filmler arasından en beğendiklerimi bir araya getirmek için yaptığım bir çalışmadır. Bunu blogun 10 yıllık geçmişiyle ilişkilendirerek bir standart yakalamk istediğim için yapıyorum.

imdb.com üzerinden oyladığım filmlerden yola çıkarak hazırlanan bu listenin genel beğenimi yansıtacağını düşünmekle beraber, küçük bir ihtimal de olsa izleyip oy vermeyi atladığım ve şimdi düşününce de aklıma gelmeyen güzel filmler varsa nazarlık olsun diyelim. Ayrıca bu gibi bir çalışmayı o senenin sonunda yapmak çok efektif bir sonuç doğurmayacağını izlediğim filmlerin sayısı da gösteriyor. Bu senenin filmlerini gayet 3-5 yıl sonra da izlemiş olma ve bu listeye dahil etme imkanı sağlandı böylece.

Filmi izledikten sonra, o ruh haliyle 10 üzerinden verilen puanların en yüksekleri yani 8 ve üzeri olanlarla oluşturuldu bu liste. Geriye dönüp baktığımda 7 puan verdiğim ama gerçekten aklımdan çıkmayan filmler de olmuş ama o anki ruh halime güvenerek plana sadık kalıyor ve yüksek puan alanlardan da biraz eleme yaparak elit bir ilk 10 çıkarmaya çalışıyorum.

Saygılar.


3. Forushande (2016)
4. Captain Fantastic (2016)
Oku..