Blindspot (2015- )


Geçen hafta yazacaktım da zaman bulamadım, hatta bunu ilk çıktığı zaman da yazmak istemiştim yine araya bi şeyler karışmıştı, kısmet bugüneymiş. Geçen hafta gaza gelmemin sebebi, o bölüm macera gereği Türkiye'ye gelmiş olmalarıydı. Jane'in dövmelerinde bir koordinat bulmuşlar, o da Karadeniz'e denk düşmüştü. Uçak indiğinde, kenarda "Ankara - Türkiye" yazdı. Astım bayrağı hemen.. Yalnız ada deniz falan diyolardı ora için, Ankara lan..

Blindspot bir FBI dizisi, yaratıcısı Martin Gero. Vasat dizi, yalan yok. Jaimie'nin hatrına izliyom işte.. Dizi bu hafta 13. bölümü oynadı, ilk sezon 23 bölüm planlanmış, ikinci sezon kısmet..


İlk bölümde, bi çantanın içinden çıplak bi kız çıkar Times Meydanı'nda, her yerinde dövme vardır, uzaylı gibi bakınır etrafa, tabii olağanüstü durum, polis, itfaiye.. Ama hiçbiri bi işe yaramaz; kızın üstündeki dövmelerde, en görünür şekilde "Kurt Weller FBI" yazıyordur.. Kız bi şey hatırlamıyor tabii.. Vücudundaki bütün dövmeler analiz edilmek üzere kaydediliyor; başta suçlu gibi davranılan kızın bi suçu olmadığı belli olunca bari FBI ajanı yapalım diyorlar.. Sonra sonra araştırdıkça görülüyor ki, Jane önceden özel askermiş, n'olmuş da dövmeli seksi bi hatun olmuş onu araştırıyolar..


Jane'in milyon dövmesinden her biri bir vakaya deva olacak şekilde.. Kim yapıp yolladıysa bu dövmeleri FBI'a, aslında yardım etmeye çalışıyo gibi, her şeyi önceden bilen biri, olaylar kolay çözülsün diye ipucu yollamış yani.. Misal, zamanında öldü sanılan bi asker, meğer ölmemiş ve pis işlerde kullanılmak üzere ilaçlanmış diyelim.. Bu anlaşılınca bi bakılıyo, askerin sicil numarası var mesela Jane'in dövmelerinde; yanında da başka numaralar var, onlarda bu işi yapanların laboratuvarının koordinatlarıymış meğer.. Gibi..

Tabii, direkt Weller'a gönderilme sebebi de var, Jane'le Weller çocukluktan tanışıyormuş.. Diğer ajanların da kendi dertleri ve çevirdikleri işler var.. Böyle bi dizi işte.. Çok bi numarası yok, tek güzel numara Jane ve vuslata erecek dövme çeşitlemesi.. Olaylar da öyle çok kurgu harikasıdeğil, muhteşem diyaloglar falan yok.. Ya bi de galiba dövmelerde devamlılık tutturamıyolar, inceleyip hata bulup moralimi bozmak istemedim, ama incelemez halim bile sıçıyolar diyo..


Başroller Sullivan Stapleton, -300: Rise of an Empire (2014)'ın Themistokles'i- ve Thor serisinin Lady Sif'i olarak aşık olduğumuz Jaimie Alexander..
Ekipteki diğer isimler: Audrey Esparza, Ashley Johnson, Rob Brown ve yenilerde girip rolünü büyütecek olan güzellik Trieste Kelly Dunn (hemen üstümüzde).. Ha bi de patroniçe var, FBI Şube Müdürü Mayfair, Marianne Jean-Baptiste.. Bi bölümde de tatlı bi konuk oyuncumuz var, Sandrine Holt, takipçisiyim..

170316

2. sezon için kısmet demişim yukarıda, bu eki de 2. sezonun finali ardından yazıyorum. O kadar çok -bi kere başladık artık- diye izliyorum ki; bazen bölüm bitince sevmediğim bi dersin ödevini yapıp kurtulmuşum gibi hissediyorum. Yazıyı yazdığım günden sonra izlediğim bölümlerde o dövmelerin kim tarafından yapıldığı ortaya çıktı, Jane'in aslında kim olduğu öğrenildi, dövmeleri yapan grup terörist ilan edildi ve 2. sezon sonunda artık etkisiz hale getirildiler. Fakat son anda gördük ki henüz bitmemiş dövmelerin gizemi.. İzliycez artık 3. sezonu da n'apalım, başladık bi kere..

250517
Oku..

300: Rise of an Empire (2014)


İlk film olan 300 (2006)'le o kadar farklı ki.. Kalite baya düşmüş; ilkinin yönetmeni Zack Snyder'ın senaryo ve yapımcı kadrosunda olmasını şaşkınlıkla öğrenirken, yönetmeni Noam Murro'nun da daha önceki işi olarak sadece Smart People (2008)'ı görmem, başka da bi şey görmemem, "Nasıl olmuş da güzelim filmin devam hali böyle birine verilmiş" dememe sebep oluyor.


Frank Miller'ın, 'Xerxes' isimli çizgi romanının uyarlaması. Bu hikaye, 300 (2006)'ün devamı niteliğinde, evet, ama Spartalı yiğitleri değil, Atinalıları merkeze alıyor. Xerxes (Rodrigo Santoro), hatırlayacağınız üzere, Leonaides'ın (Gerard Butler) atarlandığı, Pers kralı.. Tanrı-kral.. Xerxes'i Xerxes yapan, Yunan asıllı Pers kumandan Artemisia (Eva Green) imiş. Artemisia, Atinalıların komutanı Themistocles'le (Sullivan Stapleton) kapışıyor. Yani ortada Spartalı yok, bi şey yok.. Yani bilmemkaç Atinalı.. Tabii sonda, Atinalılara yardıma gelen Kraliçe Gorgo (Lena Headey) idaresinde 300 bin Spartalı ile film bitiyor. Yani üçüncü film yakında deniyor..


Hikaye zayıf, diyaloglar leş.. Oyunculuklar kötü, kurgu çok tırt.. İlk filmdeki ustalık bu filmde yok; her anlamda.. Efektler falan da.. 3 boyut yapacaz diye gereksiz kan fışkırtmalar falan.. Resmen beğenmedim lan. Hayal kırıklığı.. Savaşın denizde geçmesi hikayeyi iyice sevimsiz yapıyor. 4 verdim 10 üzerinden.. İlki 8 idi..


DipNot: Eva Green bazen güzel bazen değil, ama hep sevişiyor.. Memelerinin gözükmediği filmine rastlamadım galiba..

02.04.14
Oku..