Osmanlı Cumhuriyeti (2008)


Atatürk memleketi kurtarmasaydının filmi; Türkiye Cumhuriyeti kurulmayıp Osmanlı devam etseydi tam n'olurdu?! Yazan yöneten Gani Müjde, oynayan Ata Demirer. Haliyle beklentim çok düşüktü. Konu çok ilginç, yanlış anlaşılmasın. Gani Müjde'nin de filmleri kötü değil, Kahpe Bizans (2000), Arabesk (1988) falan gayet sevdiğim absürt filmler. E, Ata Demirer de gayet komik zaten. Ama işte içime sinmeyen bu işin komedi yapılıyo olmasıydı; her zaman biraz merak etmekle beraber hiç izlemek istemedim. Çünkü bildiğin trajik konu ya.. İzledim tabii sonunda, dokuz sene olmuş bak. Ama gel gör ki film komedi süsü verilmiş ağır dram olmuş zaten, bildiğin beğendim filmi. Ya da beklentim çok düşük diye aşırı tatmin oldum. Emin değilim.

Sene 2008 olduğunda yedi asırı devirmiş bir hükümdarlığın tahtında VII. Osman (Ata Demirer) oturmaktadır. Fakat elde kalan on beş vilayeti de Amerika başta olmak üzere pek çok gafil devlet kontrol etmektedir. Osman Bey tahttadır ama gayet sembolik oturmaktadır. Halk bile enseye şaplak cıvıklığındadır koca padişahla. Halk içinde asi gruplar zaman zaman direnişe kalkışsa da hemen bastırılmaktadır coniler tarafından.

Ve bir gün torununun cincırına binmeye heves eden Osman Bey, saray bahçesinde restore için çalışan gruptaki öğrencilerden Asude'ye (Vildan Atasever) çarpar. Osman'la Asude aşkı alev alır, halk dedikoduya başlar. Haremle maremle işi olmayan Osman'a bir kuma çok görülür. Fakat yasak aşkın foyası bir süre sonra ortaya çıkar, Asude direnişçidir ve Osman'a yakınlaşması planlı bir harekettir. Yatağa girer girmez kendini direniş içinde bulan Osman, devletin bekası için sessiz kalmaya devam mı edecektir yoksa gururlu bir ölümü mü tercih edecektir.

Bildiğin dram abi bu, komik tarafı olmaz mı, o da var ama bildiğin dram; Antep St. Germain.. Prodüksiyonda masraflardan kaçılmadığı çok belli, sanıyorum bazı sahneler direkt sarayda çekilmiş zaten.


Vildan Atasever'in güzelliğini de şuraya bir not edelim. Ben kitapçıda çalışırken gelmişti, o dönem bir oyun için Kürtçe öğrenmesi gerekiyormuş, sözlük falan almıştı. Beni de esmer görüp, -bi de biraz muhabbet etmek istediyse demek ki- Kürtçe bilip bilmediğimi sormuştu. Bilmiyorum dedikçe bi lafı uzatmalar, yok efendim konuşurken bi eli kolu rahat durmamalar.. Şaka şaka.. Baya güzel kadın yalnız, gerçek..

Filme puanım 5/10. Bi arkadaşım zamanında, "Ulan filmi övüyon övüyon sonra bi bakıyom çük gibi puan vermişsin" demişti. Açıklamam basit: Puan için çok kriter var, şimdi burada teknik eleştiri yapıp okuyanı boğmak istemem. Bu. Burada genelde hikayeyi yazmaya çalışıyorum, bi bu kadar da yerin altında var yani..

080117
Oku..

Niyazi Gül Dörtnala (2015)


Çok iyi film değil, hatta senaryosunu okuduğum için, kötü yönetilmiş diyebileceğim bi film. Yönetmen Hakan Algül, kapağı bi atmış BKM'ye, Eyvah Eyvah üçlemesi, Berlin Kaplanı (2012), falan derken, hem Ata Demirer'i yakıp yandırmakta, hem kendini bitirmektedir. Oysa televizyona Avrupa Yakası'nı çekmiş bi adamdır. Hayır, böyle adamlara neden müdahale edilmez onu da anlamam. BKM ki nerdeyse piyasayı tekeline almak üzere olan şirket..

Senaryo ise, Vedat Özdemiroğlu kaptanlığında toplanan Öğünç Ersöz ve Cihan Ceylan'dan oluşan mizahçı kadro tarafından yazıldı. Ayrıca Vedat Abi'nin de dün babası vefat etti, taziyeleri, duaları buradan da sunalım. Allah rahmet eylesin Ruhi Amca'ya.

Niyazi Gül karakteri Korsan TV zamanlarında zaten Vedat Abi tarafından yazılmış bi tipleme. Hatırlarsanız, böyle tipten tipe giriyordu Ata Demirer, taklitler falan yapıyordu. Hayvan tedavilerinde, saçma hastalıklara saçma çözümler öneren bi tipti Veteriner Hekim Niyazi Gül.
Yıllar sonra da bu tipi film yapma fikri gelmiş Ata Demirer'e. Kim yazar diye çok düşünülmemiş. Böylece gelişmiş olaylar.


Niyazi Gül, bir üniversite profesörüdür. Dede mesleği olan baytarlığı yapıp, dedesinin her derde deva dediği bitkisel ilacı yapmaya çalışmasıyla geçer yılları. Bütün formül tamamdır, son bi bitki eksiktir. Ev işlerine yardımcı olan Hediye, profesöre, bilimsel çalışmalarında da yardım eder. Öte yanda, kötüler kendi içinde verdikleri güç savaşında, atlarını yarıştıracakları koşu için "Senin atın kazanırsa bütün malım mülküm senindir, benim atım kazanırsa evlenirsin benimle" gibi iddialara girerler. E, tabii bu iddianın ucu Niyazi Bey'e ve henüz denenme aşamasında olan ilacına dokunur.

Kadroda, Ata Demirer, Demet Akbağ, Levent Ülgen ve Şebnem Bozoklu yer alıyor. Oyuncu yönetiminin zayıf olduğunu belirtmekte fayda var, üstelik görüntü yönetimi de acemiliklerle dolu.. Ki görüntü yönetmeni Gökhan Atılmış; filmografisine Ara (2008), Gölgesizler (2009) ve Yaşamın Kıyısında (2007) gibi işleri de yazmış bir adam.. Nasıl oluyor anlamıyorum, parayı mı beğenmiyolar artık.. Komedi film diye ciddiye mi almıyolar..


Filmin bütçesini öğrenemedim ama hasılat 10 milyon tl civarında. İyi bir rakam değil, planlanandan düşük, Berlin Kaplanı (2012) misal, 18 milyon kazanmış bi film.. Ama zaten efektlerde falan da çok ucuza kaçılmış, dandik olmuş biraz. Filme puanım 4/10..

180216
Oku..