Imagine Me & You (2005)


Eğer Game of Thrones (2011- ) ve 300 (2006) filmlerinden tanıyıp bildiğiniz Lena Headey, hastası olduğunuz bir oyuncuysa bu filmi kesin izleyin.. Lena hayranlarındansanız efsane bir film izleyeceksiniz ama bu konuda düzseniz normal bir film izlemeye hazır olun. Normal derken, bildiğin normal, şaşırtmayan, heyecanlandırmayan, germeyen..

Rachel ve Heck gayet birbirlerini seven bir çift olarak dünya evine girerler. Düğünde çiçek düzenlemesini yapan çiçekçi kız Luce, seramoni sırasında bir saniye Rachel'la göz göze gelir. Düğünün devam eden dakikalarında çiçekçi kız Luce niyeyse herkesle tanışır ve davetliler kadar içinde olur aktivitenin. Sonrasında da Rachel'la arkadaşlıkları devam eder. Bu arkadaşlık aslında ilk bakışta başlayan aşkın olgunlaşma sürecidir. Heck eşine bağlı bir adamdır ve eşinin başka birine ilgisi -bu bir kadın bile olsa- onu çok üzer, ayrılma noktasına gelirler.


Gerçek mutlu son nedir? Rachel'ın Luce'la birlikte olması mı? Yoksa Rachel'ın Luce'u unutup Heck'le devam etmesi mi? Yoksa üçlü mutluluk mümkün mü? Yok yok bu sonuncusunu ben kattım, filmde hiç öyle bakılmıyor mevzuya..

Ol Parker'ın yazıp yönettiği filme puanım 4/10.. Piper Perabo, Lena Headey ve Matthew Goode başı çeken isimler.. Matthew Goode'yi en çok, Woody Allen'ın Match Point (2005)'indeki tenis dersi alan zengin çocuğu rolüyle tanıyorum.

121116
Oku..

Now is Good (2012)


Sabah sabah böyle filtreli dertlere gark ettim kendimi, eski oyuncu yeni romancı Jenny Downham'ın 'Before I Die' isimli kitabının sinema uyarlaması bu filmin senaristi ve yönetmeni Ol Parker diye bi eleman. İngiliz filmi. Birçok İngiliz Hollywood'ta film çektiğinden, hangi film nerenin belli olmuyor bazen. Yani ben ayıramıyorum en azından.


Lösemi olan genç bir kız, Tessa, kemoterapi istemiyor, zaten ölücem niye bu çaba diyerekten. Anne baba ayrı, babayla kalıyor. İlgili baba, annesi yapısı gereği ilgisiz kalmış. Bir arkadaşı var, Zoey. Tessa, ölmeden önce yapmak istediklerinin bir listesini yapmış. İşte sex, uyuşturucu falan.. Gencecik kız daha, merak ediyor.

Bi çocukla tanışıyor, aşık oluyorlar. Zor tabii, son zamanlarında seni böyle seveni bulunca ayrılmak da istemiyorsun. Baba bunu biliyor, istemiyor önce falan.. Abi çok dram ya.. Ağladım yeminle, ne yalan söyliyim.


Peki bu filmi nerden buldum? Game of Thrones'taki PKK'lı Ygritte'i oynayan Rose Leslie'nin oynadığı filmlere bakmıştım bi ara, o ara eklemişim işte izleneceklere. O da, azıcık oynuyormuş, bir sahnede. Ama üzülmedim, kadro hala sevimliydi: Tessa'yı, daha 20'sine gelmeden filmografisine 50 film yazdırmış Dakota Fanning oynuyor; Zoey'yi, Kaya Scodelario; Tessa'nın annesini, Postman (1997) filmiyle ergenliğimi bir süre meşgul eden Olivia Williams... Bu kadını ne zaman görsem içim bir tuhaf oluyor. Çok bahsetmek istemiyorum ama Tessa'nın aşık olduğu çocuk da yakışıklı, babası da yakışıklı. Bunları tanımıyorum, ilgi alanı meselesi..


İzlerseniz ağlarsınız, ağlamak isterseniz izleyiniz, ben söylemiş olayım da..

23.11.13
Oku..