The Short Films of David Lynch (2002)


Bu biraz egonun dibi olarak görülen ama bence çok mantıklı bir proje. David Lynch abimiz bildiğiniz üzere kafa silen, beyin avcıklatan, sonra da geçip karşınıza gülen bir adam. Aynı zamanda ressam ve mobilya tasarımcısı. Deneysel filmler yapan değişik bir kafası var.

"Sanatçının boku daha önce bulunmuş olmasaydı kesin Lynch bulurdu." / Ruhi Tecavüz

Kısa film ayı geçmeden araya sıkıştırmak istedim aslında bunu, çünkü kısa film sevenlerin kesin görmek isteyeceği işleri içeren bir proje. Sizde de oluyor mu o; yani ustanın çıraklık işlerini görme hevesi. Ben hep çok merak ederim öğrenciyken n'apıyordu bu beyinler acaba diye. Lynch'i çok sevdiğimden değil ama seveni çok adamın, haliyle onu da izleyip, saygı duyup sevmemek lazım.


Bu projesinde öğrencilik ve acemilik yıllarında yaptığı filmleri gösterirken bir yandan da nasıl yaptığını anlatıyor seyirciye, röportaj tadında.

Six Figures Getting Sick (1966)
The Alphabet (1968)
The Grandmother (1970)
The Amphute (1974)

Bu dört kısadan sonra yaptığı ilk uzun metrajı Eraserhead (1977) ile eleştirmenlerin yarısının saygısını yarısının nefretini kazanıyor. Tartışmalardan sonra film estetik açıdan önemli bir eser kabul edilip ABD Kongre Kütüphanesi'ne arşivleniyor. Artık ses getirmiş, tanınmış bir yönetmen oluyor ve sinemada izlemelik filmler yapmaya başlıyor kendi tarzında.


Neyse efendim konuyu dağıtmayalım, ara sıra yine kısa filmler de çekiyor bazı projelerle beraber yayınlanması için. 'Les Français Vus Par' isimli televizyon belgesel dizisi için The Cowboy and the Frenchman (1988)'ı ve Lumiere te Compagnie ile yayınlanan Premonition Following and Evel Deed (1995) kısalarını da gösteriyor bu projesinde.

Uzunlarından izlediğim Mulholland Dr. (2001)'ı da görün bi ara bence, fena değil..

26.07.2013
Oku..

Mulholland Dr. (2001)


Film daha ilk dakikalarda aksiyonunu, gerilimini patlatıyor; güzel bir film izleneceği sinyalleri veriyor. Öldürülmek üzere olan genç bir kadının da bulunduğu otomobile karşı şeritten gelen başka bir araba çarpıyor ve Mulholland Yolu'nda gerçekleşen bu kazada sadece bu öldürülmek istenen kadın (Laura Harring) kurtuluyor. Film yıldızı olmak için şehre gelen Betty'nin (Naomi Watts) tesadüfen karşısına çıkan bu kazazede hanım hafıza kaybı yaşadığı ve çantasındaki paranın nereden geldiğini bilmediği için; Betty kendisini gizemli bir olayın içinde buluyor.


Filmin yönetmeni ve aynı zamanda başarılı bir ressam olan David Lynch, yaptığı filmlerdeki karanlık, gizemli, bol imgelemli, yer yer metaforlu hatta bazen yaptığı şeye kendisinin bile anlam vermekte zorlandığını düşündüğüm sahneleriyle meşhur bir sinemacıdır. Bu filmi bir televizyon dizisi olarak düşünüp pilot bölümü çekmeye başlamış ancak yapımcıların TV için fazla karanlık olduğunu söyleyip projeyi iptal etmelerinin ardından sonu açık bu hikayeye bir son uydurup sinema filmi yapmış. Filmin sonu için de, 'seyircinin hayal gücüne bırakılmış bir son' demiş. Zaten genel olarak filmleri hakkında fazla konuşmayıp, yorumu seyircisine bırakan bir tarza sahip.

Açıkcası bu benim pek hoşuma giden bir tarz değil.. Sonu hariç güzel film olduğunu söyleyebilirim. Mesela girişteki kaza sahnesi, tiyatro sahnesi, Naomi Watts ve Harring'in lezbiyen ilişki sahnesi, yönetmenin deneme çekimi sahnesi ve Watts'ın oyunculuk gösterdiği sahneler için izlenmesi gereken bir filmdir.

13 Ağustos 2012

Oku..